Kadın içinden kopan bir heyecanla Staretzin(papaz)'in önünde dua eder gibi ellerini birleştirdi.
-Neyiniz var?
+İnançsızlık acısı çekiyorum.
-Tanrıya mı inanmıyorsunuz?
+Hayır, hayır, bunu aklımdan geçirmeye bile cesaret edemem. Fakat öbür dünya bana anlaşılmaz görünüyor. Ölüm ötesindeki hayat bana bana korku , dehşet veriyor. Bazen gözlerimi kapayıp düşünüyorum, herkes inanıyor ama bu inanç nasıl doğdu. Ben ancak çocukken bir şey düşünmeden körükörüne inanırdım. Şimdi nasıl, neyle bir kanıt bulabilirim? Ayaklarınıza kapanarak yalvarmak için size geldim. Bir kanıt, inandırıcı bir kanıt arıyorum. Ne kadar mutsuz olduğumu anlatamam. Bakıyorum, kimsenin umurunda değil, hemen hemen kimsenin tasalandığı yok. Yalnız ben dayanamıyorum. Büyük bir acı bu.
İnsan bastığı toprağı hor görmemeli:
Kim bilir hangi güzeldir, hangi sevgili.
Duvara koyduğun kerpiç yok mu, kerpiç?
Ya bir şah kafasıdır ya da vezir eli!