Küçük Kara Balık, İranlı öğretmenin en bilindik ve birçok dile çevrilmiş olan kitabı. Konfor alanımızdan çıkmadığımız sürece başka sularda yüzemez ve hayatın sadece yaşadıklarımızdan ibaret olduğunu düşünürüz. Oysa başka bir hayat mümkün Gerekli olan ise kalıpların dışına çıkmak için atacağımız cesur adımlar. Hepimiz çoğu kişiden duymuşuzdur ‘ben o yollardan geçtim’ cümlesini. Ama bilmedikleri bir şey var; biz de geçeceğiz, biz de deneyimleyeceğiz ve sonunda da belki bambaşka çıkarımlar yapacağız. Bir başkasının tecrübesi, diğerinin hayat tarzı veya amacı olamaz. Küçücük kara balık kimseleri dinlemiyor ve içindeki bitmek bilmez öğrenme isteğine boyun eğiyor ve atıyor kendini bilinmez sulara.
Küçük kara balığımız Türkiye’de bir dönem yasaklı kitaplar listesindeydi, İran’da ise bugün hâlâ yasaklı.
Nasyonal Sosyalizm’in kara listesinde olan Yahudi bir yazar Zweig. Nazilerin, kendi ideolojileriyle bağdaşmayan her türlü kaynağı meydanlarda yaktıkları törenlerde Zweig’in kitapları da vardır, bir tanesi de Der Zwang’dır.
Nazi baskısı nedeniyle ülkesini terketmek zorunda kalmıştır Zweig. Artık düşlediği dünyanın bir daha varolmayacağına inandığı için , ülkesinden binlerce kilometre uzakta, eşiyle birlikte yaşamına son verir. Geride bıraktığı mektubuna şunları karalar: "Artık güneşin doğmasını bekleyecek gücüm kalmadı ama siz yeni doğacak güneşi mutlaka bekleyiniz."
‘Mecburiyet’i okuduğunuzda, Zweig’ın kendi yaşamına atıfta bulunur nitelikte olduğunu fark ediyosunuz. Birinci Dünya Savaşı’nın hüküm sürdüğü tarihlerde kaleme alınmıştır bu öykü. Kendini firari hisseden birisi gerçekten özgür müdür? Cepheye gitmek zorunda kalan bir asker önüne başka seçenekler sunulsa nasıl bir karar verir? Vatana hizmet, insan hayatından daha mı değerlidir? Yukarıdan gelen bir emirle hiç tanımadığın birine ateş etmek erdemli bir insanın davranışı olabilir mi?
İşte tüm bu soruların arasında sıkışmış kalan bir kaçağın cepheye çağırılma ve karar aşamasını okuyoruz bu kitapta.
‘Uçurtmayla balık tutulur mu hiç?’ dediğinizi duyar gibiyim. Hem de öyle bir tutulur ki
Gezgin olma hayaliyle büyümüş, çok gezmiş ve çok okumuş bir yazarın gençler için yazdığı bir kitap . Neler yok ki içinde… En basitinden(!) hayat var. Yaşamaya dair çoğu şey..
Okurken içinde kelebekler uçuşuyor ,sevince boğuluyorsun, sonra bir de bakmışsın ki gözlerin nemlenivermiş. Sürekli karşılaştığımız ama anlamlarını sorgulamadığımız şeyler hakkında dişe dokunur bilgiler de veriyor.
Noel Baba karakterine ilham kaynağı olan kişinin Aziz Nikolas olduğunu, bu kişinin Antalya Demre’li yani hemşerimiz olduğunu, 1860’da Thomas Nast adlı karikatüristin bu karakteri çizerek bildiğimiz haline getirdiğini ve kıyafetinin renginin daha sonra Coca Cola reklamı için kırmızıya döndürüldüğünü biliyor muydunuz?
Sadece bilgi veren bir kaynak olarak düşünmeyin, şiir ve hayal gücünüzü besleyecek öyküler de barındırıyor.
Benim soluk gece nöbetime renk verdi, beğeneceğinizi umuyorum
İyi akşamlar..