Uluslararası ilişkiler literatüründe bir hegemonyayı ayakta tutan şey sadece nükleer füzeler veya GSYİH (milli gelir) rakamları değildir; en önemli unsur "güvenilirlik" algısıdır. Bir hegemon en yakın, en organik müttefikini masada "bıraktığı" veya ortaklıktan çekildiği an, sisteme göbeğinden bağlı olan diğer tüm uydularına (Tayvan, Japonya, Güney Kore, Körfez monarşileri) şu ölümcül mesajı verir: "Günü geldiğinde sizi de satabilirim." Bu saatten sonra Çin’in devasa ekonomik ve askeri genişlemesi karşısında kimse Washington’ın "koruma şemsiyesine" bel bağlayarak Pekin’e kafa tutmak istemez. İplerin koptuğu yer tam olarak burasıdır; ABD kendi eliyle ittifaklar mimarisini devalüe etmiştir. Sermaye birikim modelleri ve endüstriyel kapasite açısından bakıldığında, Trump ve Vance’in "Amerikan sanayisini eve çağırarak Çin’i yakalama" fantezisi zaten yapısal olarak imkansızdı. Çin bugün sadece ucuz iş gücü üreten bir montaj sanayii değil; yarı iletkenlerden yapay zekaya, nadir toprak elementleri tekelinden küresel tedarik zincirlerinin kontrolüne kadar üretimin ve teknolojinin yeni ana karası konumunda. ABD, Ortadoğu'daki bataklıktan çıkmak için bu hamleyi yaptı ama hegemonik prestijini ve müttefiklik ağını kaybederek sahaya çıktığı için, Pasifik’te Çin karşısında artık çok daha yalnız ve savunmasız. Jön Türklerin ve Osmanlı elitlerinin 1915'teki tasfiye hareketleri, o dönemin uluslararası finansal sistemini yerinden oynatacak küresel bir sermaye intikamıyla karşılaşmadı; çünkü o sermaye yapısı yerel ve parçalıydı. Ancak bugün Trump ve Vance’in "Sattığı" yapı, sadece Tel Aviv’deki bir hükümetten ibaret değil. Karşılarında, Amerikan siyasetini fonlayan en büyük sivil toplum kuruluşları (AIPAC vb.), Wall Street'in devasa yatırım fonları (BlackRock, Vanguard gibi yapıların
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İçimdeki nar
Tasarımda, Birhan Keskin’in “dürtme içimdeki narı/üstümde beyaz gömlek var” dizelerinden esinlenilmiştir. Geometrinin keskin köşelere sahip oluşu, içinde narın/nârın bulunmadığından değildir. Bu tasarımda da altı kollu yıldızların merkezinde, yani tam kalbinde yer alan altıgen alanda bir nar ağacı kurgulanmıştır. Geometrik desenlerin yer aldığı zemin kobalt ve turkuaz tonlarıyla boyanmış; merkezdeki altıgen alan ise “beyaz gömlek” imgesine atıfla boş bırakılmıştır. Çini 60x60 cm Sıraltı tekniği
Çini Sanatı
Bayramdan bayrama neyleyim güzeli Güzel dediğin her Allahın günü Yanıbaşımızda olmalı Yağmur misali hem gözümüze, hem gönlümüze Hem toprağımıza yağmalı. Güzel dediğin yağmur misali hepimizin olmalı. Bedri Rahmi Eyüboğlu Bedri Rahmi Eyüboğlu
1000Kitap
Karanfil sokağında bir camlı bahçe Camlı bahçe içre bir çini saksı Bir dal süzülür mavide Al - al bir yangın şarkısı, Bakmayın saksıda boy verdiğine Kökü Altındağ'da, İncesu'dadır.
Alıntı
Devamı: Hassas İçerik + 18
Aileden birinin tanıdığıymış tamam mı, hocanın üçüncü gözü açık sanıyorlar ama meğersem musallatlısı var ve bilgi alış- verişi yapıyorlar. Benim bu tarz insanlarla ya da işlerle alakam olmaz. Bir ara yorgun, bitkin ve sürekli hasta olduğum için nenem aradı "Senin için şeyh getirdik, gel seni okusun." dedi. Emrivaki de sevmem ve içim direkt huzursuz oldu ama ilçe değiştirmiş olduğu için ayıp olmasın ve de enerjisini ölçmek için gittim. Hoş, sonrasında nenemleri azarlamak için de gittim. O zaman perçem kestirmiştim e tabi, üçüncü gözüm tam görünmüyor. İçeri girdim, selamlaştım. Adama dönüp merhaba deyip oturdum. Öyle ağır enerji geldi ki el sıkışma dahi istemedim. Ve birine ben şeyh mevkisini layık görmemişsem istediği kadar şeyh olsun, saygım olmaz, ilgim de, sorum da, cevabım da. Direkt 1-2 m' lik mesafeden kahkülüme uzanır gibi oldu ben kendimi hem geri çektim hem de tip tip baktım. Aile temasını bile sevmezken sen kim köpek, saçıma dokunma girişiminde bulunuyorsun? Hem izinsiz hem de sebep söylemiyor. O zamanlar bu alanlarda yeniydim ama kişinin rızasının alınmasının esas olduğunu biliyorum. "Bakmam için alnınızı tam görmem lazım." dedi. "Anlamadım, neye bakmanız için? Ne alaka?" dedim. Ama her an küfür edip adamın suratına dalacak gibiyim. Sonrasında da "İzinsiz saçıma da olsa dokunmayın. O eliniz benim yakınıma o şekilde yaklaşmasın." derken içimden de "Allahım bu ne yapıyor ya da ne yapacak bilmiyorum, alanımı gizle. Görmesini reddediyorum." vs. deyip adama da "Ne yapılacağını ya da nasıl yapılacağını geçtim, izin dahi almadan neye başladınız? Bu ne kadar Allah rızası için oldu?" demiştim. Bozuntuya vermedi. Bir şeyler söyledi o an pozitif dahi olsa ne demiş olursa olsun kulak asmayacaktım. Sonradan öğrendik ki okumayı yapan musallatı, ona da muska gibi şeyler
Duygu ve Düşünce

Asra Zifir

@Kara_Orumcek_Zambagi
·
Enerji Çalışmalarında- Uyanış Kurslarında DİKKAT! +18
O alanlarla sıfırken direkt kurslardan başlamayın. Hocanın geçmişini -eğitim süreçlerini, eğitimlerini vs.- bilmeden ders almayın. Sizden çalışmalar için izin istendiğinde açık ve net şekilde izin verin: "Sadece bu bilmem ne çalışması için izin veriyorum." ile "İzin veriyorum." hiç aynı şey değil. Güzel alanlar ve bilinç olmasına rağmen bilinçsizlik çok fazla. Şifa ya da bilgi sağlayayım derken musallatlanırsınız ve direkt farkında da olmazsınız. Özellikle para verdiğiniz konserlere dahi dikkat etmeniz lazım: Özgür irade yasası var ve siz para verince oradan almaya gönüllü hale geliyorsunuz. Katılım için belirlenen ücretse ücreti sağlayınca bilerek ya da bilmeyerek katılmış oluyorsunuz... O yüzden yavaş ama emin adımlarla gidin. Hakikati bulayım derken belanızı bulmayın. En çok çocuklara dikkat edin: Korku halinde olanlara, soyutlanmış olanlara, üzgün- acılı olanlara, tembelken birden başarılı olanlara, biriyle konuştuğunu -soru/ cevap- söyleyenlere, canlı ve kıpır kıpırken birden sessizleşip melankoli hâle girenlere... Onlar tam ne olduğunu anlar ya da anlamaz ama siz anlamak zorundasınız. Bazıları çocukluktan yetişkinliğe kadar fark etmemiş veya fark ettirilmemiş oluyor. Bazılarına ise birkaç hafta sonra dahi ya kendini ya da çevresindekileri oldürtüyorlar: Tesir gücüne bağlı. Kapanık oluyor, soğukluk hissetmeye başlıyor, uyuyamıyor, karanlığa çekiliyor, simsiyah giyinmeye başlıyor, bir anda mutlu bir anda suratsız oluyor, Kuran okuyup sevinç gözyaşı akıtırken çocuk ama delirmiş çocuk aklına benziyornsonralarda asla tahammül edemiyorlar ne insanlarla görüşmeye, ne gülmeye, ne sirke kokusuna vs. öfke patlamaları, saldırganlaşma, bakışları ve yüzü tuhaf vs. oluyor. O hayattan koptuğunda ya da kopardığında çok geç oluyor. Türbeye almışlardı içine girmedi. Hocalardan
Duygu ve Düşünce