Semerkand, Büyük Timur İmparatorluğu'nun (1370-1507), o dillere destan ihtişamı, Semerkand'da hâlâ göz kamaştırıyor:
Semerkand Türk'ün ruh güzelliği!
Semerkand, çini sanatının şiirleştiği iklim!
Semerkand taşın, toprağın, tuğlanın, ahşabın dile geldiği diyar.
Bin türlü güzellik, bin türlü esrar...
Hasretim nazlıdır Ankara.
…
…
Karanfil Sokağında bir camlı bahçe
Camlı bahçe içre bir çini saksı
Bir dal süzülür mavide
Al - al bir yangın şarkısı,
Bakmayın saksıda boy verdiğine
Kökü Altındağ’da, İncesu’dadır.
Karanfil sokağında bir camlı bahçe
Camlı bahçe içre bir çini saksı
Bir dal süzülür mavide
Al - al bir yangın şarkısı,
Bakmayın saksıda boy verdiğine
Kökü Altındağ'da, İncesu'dadır.
Kozmos huzur nedir bilmez:güçler sürekli birbirleriyle karşı karşıya gelir, denge asla kalıcı değildir. Bizim etrafımızda varlıklar kaynaşır;insan ruhları, hayvan ruhları, ağaç ruhları, nehrin cini, çalılığın çini, rüzgarın çini, onları kızdırmamamız gerekir. Eğer tüm bu ruhani güçleri algılayabilseydik, bir adım bile atmaya cesaret edemezdik.
Annem ağlıyor, hep ağlıyor. Oğlunun mimar olamayışına, tiyatro sevmesine ağlıyor. Ağlama anneciğim, bir mimar masasında akrobat lambanın ışığında, çini mürekkeplerle, rapidolarla, grafozlarla kağıdın schoeler’ine ille iki oda bir salon evler çizmek şart değil. Sanki kalemle evden başka bir şey çizilmiyor! Şiirler de yazılır, kalemdir bunlar. Nesne işlev ilişkisi anneciğim, madem bir masa var ve mimar olunmayacak, masa n’olacak?