Sebebi neydi ki...
3/10
·224 syf.··
2026 140. kitabı
Öncelikle şunu net söylemek gerekiyor: Bu kitap kesinlikle bir masal yeniden anlatımı ya da klasik bir fantastik hikâye değil. Oldukça karanlık, sert ve rahatsız edici bir anlatı. İki farklı zaman diliminde ilerleyen, daha çok hastalıklı bir zihnin içine girdiğiniz bir cinayet antolojisi gibi hissettiriyor. Bu yüzden kitabın başındaki içerik uyarısını kesinlikle dikkate almak gerekiyor. İçerisinde yoğun şiddet, rahatsız edici olaylar ve tetikleyici unsurlar var. Yazarın amacı da zaten bunları meşrulaştırmak değil; bilinçli şekilde okuru huzursuz etmek. Ve bunu gerçekten başarıyor. Ama benim için sorun tam da burada başladı. 222 sayfa boyunca neden-sonuç ilişkisinin tam oturmadığı, amaç bağının sürekli dağıldığı bir metin okudum. Yazarın yapmak istediği şey ne korku, ne gerilim, ne de başarılı bir masal yeniden anlatımı gibi hissettirdi. Daha çok yalnızca okuru irrite etmeye çalışan bir yapı vardı ve bunu yaparken de kurgu temelleri oldukça zayıf kalmıştı. Karakter motivasyonları yeterince temellendirilmiyor. Özellikle baş karakterin dönüşümü bana tamamen yapay geldi. Hiçbir fiziksel ya da zihinsel altyapısı kurulmadan aşırı tehlikeli bir figüre dönüşmesi kurguda çok suni duruyordu. Üstelik cıva zehirlenmesi gibi bazı tıbbi detaylar da gerçeklikten kopuk işlendiği için hikâyenin psikolojik tarafı iyice zayıflıyor. Yan karakterler oldukça yüzeysel kalmış. Bazı sahneler ise yalnızca şok etkisi yaratmak için yazılmış gibi duruyor. Ama bu sahneler “rahatsız edici” olmaktan çok bende “ne alaka?” hissi yarattı çünkü hikâyenin genel yapısıyla uyumlu hissettirmiyordu. Anlatım tarafında da sorun yaşadım. Bazı bölümlerde yazarın tam olarak ne anlatmak istediğini anlayamadım. Gerçek mi, metafor mu, hayal mi olduğu belirsiz kalan sahneler vardı ve bazı tasvirleri zihnimde
KülkedisiSylvain Johnson · Dokuz Yayınları · 202690 okunma
Cıva
Puan vermedi
Eğer polisiye seviyorsanız bu kitaba bayılacaksınız lisede okumuştum ve hala arkadaş ortamımda ilk bahsettiğim kitap budur aynı yazarın Santranç kitabi var onuda okumuştum aynı yazar farklı tür yazılar okadar etkilemişti ki beni bayılacağınız bir kitap çok seveceğiniz bir yazar olucak. Selim Çiprut Civa
Civa IISelim Çiprut · Minval Yayınevi · 201535 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
“Mahşerin Dördüncü Atlısı”, dünya tarihi boyunca insanlığın, adeta bir üst organizma tarafından nasıl şekillendiğini ve toplumsal olayların ölümle kol kola gezen bir olgu tarafından nasıl etkilendiğini anlatır. Kitap, ölümle iç içe olmanın hissini aktarırken, yüzyıllar boyunca aralıklarla değişen salgınları—tifüs, sıtma, veba, frengi gibi salgın hastalıkları—ve bunların etkilerini de ele alır. Örneğin cüzzam için, Mısırlılar ona “ölümden önce ölüm” adını vermiştir ve Avrupa’ya bıraktığı en etkileyici miras, çokça bulunan cüzzam evlerinin, ilerleyen dönemlerde hastanelerin temeline öncülük etmesidir. Veba ise, 1348 yılında başlayıp, adeta bir kasap gibi Avrupa’nın üçte birini çok kısa sürede yok etmiştir. Hatta bazı doktorlar ve rahipler, bu hastalığın tedavisini, o dönemin yetersiz tıp bilgileriyle çaresizce aramış; ısırgan otu yedirmiş, güvercin pisliği kullandırmış; hatta çocukları kesip etleriyle beslenmenin tedavi olacağını düşünmüşlerdir. Bu dönemde, doktorlara ve rahiplere karşı ciddi bir güven kaybı yaşanmıştır. Vebanın bir diğer yönü ise, dünya çapında, özellikle Avrupa’daki feodalizmin sonunu getirmesidir. Çok fazla ölüm nedeniyle işçi sayısı azalmış, topraklar bölünmüş ve toprak sahipleri, daha önce ömür boyu emeklerine sahip olduklarını düşündükleri insanlara kiralamaya başlamışlardır. Böylelikle işçi maliyeti o denli yükselmiş ki, haftada iki gün çalışarak bile geçinmek mümkün olmuştur. Frengi için ise yazar, özellikle 14. yüzyılda, Fransa, İngiltere ve Almanya gibi bölgelerde hamam kültürünün yaygın ve insanların bugünkünden bile fazla yıkandığı bir dönemde, frenginin yayılmasıyla hamam kültürünün tamamen yok olduğunu ve yasaklandığını belirtir. Bu süreçte insanlar daha az yıkanmaya başlamış, yün elbiseler kokmasın diye iç çamaşırı ve akabinde parfüm
Mahşerin Dördüncü AtlısıAndrew Nikiforuk · İletişim Yayıncılık · 2022247 okunma
Cıva
Puan vermedi
Yani hala okuyorum okuyorum, arada mutlaka notlar alıyorum, ertesi hafta notu tekrar okuyorum, okurken nota not ekliyorum, bu sene biter herhalde, sanırım, belki
CıvaNeal Stephenson · 201827 okunma
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 15:04
Kitap, İspanyolların Amerika kıtasındaki devasa yerli halkları şaşırtıcı derecede küçük askeri birliklerle nasıl boyunduruk altına aldığını ve bu coğrafyadan çıkardıkları devasa gümüş rezervlerini Avrupa’ya taşıyarak dünya ekonomisini nasıl dönüştürdüğünü ele alıyor. gümüşün saflaştırma civa ile yapmaları bu sürecin daha büyük olmasını sağlayan en önemli etken. Ancak bu zenginlik Avrupa’da kalmayıp, gümüş dışında hiçbir ödeme aracını kabul etmeyen Çin’e doğru akarak tarihin ilk büyük küresel ticari dengesizliğini yaratıyor. Batılı güçlerin bu gümüş akışını tersine çevirmek ve Çin’in katı ticaret duvarlarını yıkmak önce avrupanın değer verdiği malları teklif etse de için afyonu bir silah olarak kullanarak koca bir imparatorluğu bağımlılık üzerinden kontrol altına almalarını anlatan Bernstein, bugünkü ekonomik düzenin temellerinin aslında keşifler, ticaret yolları ve sömürü ağlarıyla nasıl atıldığını gözler önüne seriyor.
Fatihler, Korsanlar, TüccarlarCarlo M. Cipolla · Alfa Yayınları · 2021106 okunma
Cendrine'in Külleri
1/10
·224 syf.··
2026 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 17:55
Konusu: Cendrine, krematoryumun gölgesi ve külleri arasında yaşamını sürdüren zayıf bir kızdır. Babası, üvey annesinin pençesine düşüp onu tek başına bırakmışken, kahramanımız da yeni annesi ve üvey kız kardeşlerinin her türlü şiddeti, hakareti ve zulmü karşısında bir başına kalmıştır. Tüm ömrü, onların hizmetçisi olarak, onlarca ölünün, onların kalıntılarının ve yakma fırının olduğu bodrum katında acı içinde geçmektedir. Ta ki bir gün artık tüm bunlara daha fazla tahammül edemeyeceğini anlayana kadar... O noktada Cendrine artık ayağa kalkmaya ve kendine yapılanların intikamını almaya karar verir. Fırsatını bulduğu o gecede de ellerini ilk kez kana bular; fakat bu, intikamı bitinceye dek sonsuz bir çileye dönüşecek olan uzun yolun yalnızca başıdır. Yasaklanmış Masallar Serisi’nden beklentim, tanıdığım ve bildiğim o güzel, mutlu masalların karanlık bir uyarlamasını okumaktı. Çünkü retelling dediğimiz şey, oldukça sevdiğim bir olaydır. Bu seriden halihazırda iki kitap okudum ( Rapunzel ve Külkedisi ), ama ne yazık ki her ikisinde de büyük hayal kırıklığına uğradım. Öncelikle, aslı olan masallarla herhangi bir alakaları yoktu. Sadece bir iki ufak ayrıntı dışında konuları tamamen değişmişti; dolayısıyla ya ben onları apayrı hikayeler olarak değerlendireceğim ya da haklarında söyleyebileceğim tek şey sınıfta kaldıkları olur. Aslında yazarın elinde Cendrine’in travmaları, gerçeklik algısının bozulması ve intikam arayışı gibi güzel malzemeler vardı; nitekim tüm bunlar işlediği cinayetler ve sonrasında girdiği hapishaneden kaçışı gibi arka planda kalan öğeler oldu. Ama ne ön plandaydı, biliyor musunuz? Gereksiz vahşet, şiddet ve cinsellik! Hayır, bir amaca hizmet etse, karakter gelişimi sağlasa veya olaylara katkısı olsa neyse diyeceğim. Yazarın kitap boyunca tek uğraşı,
1000Kitap
KülkedisiSylvain Johnson · Dokuz Yayınları · 202690 okunma