Piyanonun yanına gidip tuşlara bir iki kere dokundu. Tam o anda bir teli koptu piyanonun, uzun uzun vınladı...
Piyanoyu göstererek, duygulu:
— Duyuyor musun Netoçka? dedi, duyuyor musun? Çok germişler bu teli. Dayanamadı, öldü. Duyuyor musun ne acıklı inleyerek ölüyor sesi!
Kimseler görmedi Ömür Hanım, bu dünyadan ben geçtim. İçimde umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç düş ölüsü yüreğim -içinde senin ve benim ağırlığım- benim olmayan bir garip gülümsemeyle yüzümde, incelik adına ben geçtim...
Sayfa 86 - Ömür Hanom'la Güz Konuşmaları·Kitabı okudu
Ne güleç bir yüz ne hareli bir merhaba
Herkes sırtıyla konuşuyor birbiriyle...
Toprak yok bahçe yok sular bir derin hasret
Kuşlar bile kekeleyerek uçuyor havada...