"Yeterince ilerlemiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez." C. Clarke
Alıntı
Bir siyasetçi gelecek seçimi düşünür. Bir devlet adamı ise gelecek kuşağı. James Freeman Clarke
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Başka bir insanın ruhuna, acılarına ve zihinsel dünyasına bu kadar derinden sızmak insan psikolojisinde ciddi gedikler açabiliyor. Sinema dünyasında buna bir nevi meslek hastalığı gözüyle bakılıyor. Özellikle batı sinemasında ve Hollywood tarihinde tıpkı Münir Özkul gibi bu ağır bedeli ödeyen çok sayıda efsane isim var ve birçoğu dediğiniz gibi gizli kimliklerle kliniklerde şifa aramışlardır. Bunun en bilinen ve belgelenmiş örneklerinden biri Marilyn Monroe'dur. Donald Spoto'nun kaleme aldığı detaylı Marilyn Monroe biyografisinde anlatıldığı üzere ünlü oyuncu 1961 yılında New York'taki Payne Whitney Psikiyatri Kliniğine ruhsal çöküntü sebebiyle yatırıldığında kayıtlara "Faye Miller" sahte ismiyle geçmiştir. Şöhretin ve üstlendiği rollerin yarattığı baskı onu bu gizliliğe mecbur bırakmıştı. Benzer şekilde Hollywood'un altın çağının en büyük yeteneklerinden Judy Garland da benzer süreçlerden geçti. Yazar Gerald Clarke'ın "Get Happy: The Life of Judy Garland" adlı biyografisinde stüdyo sisteminin getirdiği ağır iş yükü ve karakter baskıları yüzünden Garland'ın hayatı boyunca defalarca depresyon ve sinir krizleri nedeniyle kliniklerde tedavi gördüğü açıkça anlatılır. Günümüzde ise özellikle metot oyunculuğu dediğimiz ekolü benimseyen aktörlerde bu zihinsel aşınma çok daha net görülüyor. Karakterle yatıp karakterle kalkan Daniel Day-Lewis gibi isimler her büyük rolden sonra ruhsal olarak tamamen tükendiklerini belirtiyorlar. New York Times'a verdiği röportajlarda Day-Lewis bir rolden çıktıktan sonra kendi benliğini yeniden bulabilmek için neden yıllarca oyunculuğa ara verip marangozluk veya kunduracılık gibi tamamen farklı alanlara kaçtığını bu zihinsel yorgunlukla açıklar. Heath Ledger'ın Joker karakterine hazırlanırken odasına kapanıp tuttuğu günlükler ve yaşadığı ağır
1000Kitap
Kitabı Okuma
Dune Dune'u okudum. Muhteşem bir kitaptı. Gerçekten çok iyiydi. Arthur C Clarke "Yüzüklerin Efendisi dışında bu kitapla kıyaslanacak başka bir kitap yok" dediğinde çok haklıymış.
“Uzayda bir yerlerde zeki varlıklar ya var ya da yok. Her iki düşünce de oldukça korku verici.” - Arthur C. Clarke