ipi kopmuş bir boncuğum senden sonra. bedeni olmayan bir zaman, odalarda. canım ne kadar acıyorsa sözüm o kadar üşüyor. ömür hanım, şahgülüm, köroğlu’m... sana bir nefes olamayan şiirden de geçtim.
tüm hayat mevcudiyetin genişçe bir parçası ve bu bakımdan da hepten geçiciyken insanın salt güvenli bir mevcudiyetin tadına varması için her daim gerekeni yapmaya çalışması nasıl aptalca olabilir ki?
“.. dünyaya mutluluk ve zevk beklentisiyle dolu olarak adım atarız ve kader bizi hoyrat bir şekilde yakalayıp hiçbir şeyin bizim olmadığını, her şeyin ona ait olduğunu gösterene kadar bunu gerçekleştirmeye yönelik o aptalca umudu koruruz; nitekim kader yalnızca sahip olduğumuz ve edindiğimiz bütün her şey üzerinde değil, aynı zamanda kolumuz ve bacağımız, gözümüz ve kulağımız, hatta yüzümüzün ortasındaki burnumuz üzerinde bile tartışmasız bir hakka sahiptir.”