Hamlet: Düşüncenin ve Tereddüdün Trajedisi
8/10
·188 syf.··
2022 296. kitabı
William Shakespeare'in Hamlet adlı eseri, yalnızca dünya edebiyatının değil, insanlık tarihinin de en çok yorumlanan ve üzerine en fazla yazı yazılan metinlerinden biridir. Aradan geçen yüzyıllara rağmen hâlâ güncelliğini koruması, insan ruhunun değişmeyen yönlerine dokunabilmesinden kaynaklanıyor. Bir önceki okumam olan Hamnet'te, Shakespeare'in oğlunun ölümünün aile üzerindeki etkilerini görmüştük. Agnes acısını kendi içine kapanarak yaşarken, Shakespeare ise yasını sanata dönüştürüyor ve ortaya yüzyıllar sonra bile konuşulan bir eser bırakıyordu. Hamlet'i okurken bu bağlantıyı düşünmemek elde değil. Hamlet Nasıl Bir Eser? Hamlet'in hikâyesi oldukça çarpıcı bir olayla başlar. Danimarka Prensi Hamlet'in babası ölür. Ardından amcası Claudius tahta geçer ve kısa süre sonra Hamlet'in annesiyle evlenir. Ancak bir gece Hamlet'in karşısına çıkan babasının hayaleti, ölümünün doğal olmadığını, kardeşi tarafından öldürüldüğünü söyler. Bundan sonra Hamlet'in önünde tek bir soru vardır: İntikam mı, yoksa şüphe mi? Hamlet, klasik bir intikam kahramanı değildir. O, kılıcını çekmeden önce düşünür; düşündükçe daha fazla sorgular ve sorguladıkça hareketsizleşir. Shakespeare'in büyüklüğü de burada ortaya çıkar. Çünkü Hamlet'in asıl mücadelesi amcasıyla değil, kendi zihniyledir. Eser boyunca iç monologlar, sorgulamalar ve insan ruhunun karanlık köşeleri ön plana çıkar. Shakespeare ayrıca tiyatro içinde tiyatro tekniğini kullanarak edebiyatın ve sanatın gerçeği ortaya çıkarma gücünü de gösterir. Hamlet'e Yöneltilen Eleştiriler Hamlet hakkında yapılan eleştirilerin başında karakterin aşırı düşünmesi gelir. Hamlet sürekli analiz eder, her ihtimali değerlendirir ve sonunda karar vermekte zorlanır. Bu nedenle birçok okur onu eylemsiz bulur. Ancak bana göre Hamlet'i unutulmaz yapan
Alıntı
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma
10/10
·146 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
AYTUNÇ ALTINDAL alanında tek başına mücadele veren bir yazardır kendisi polonyum ile zehirlenmiş ve üstü kapatılmıştır. Kitaba ismini veren Bir türk casusunun mektupları kiliseyi ve papazları eleştiriyordu bu mektupları yazanın Türk olmayacağı şüphe götürmezdi sorgulamalar başladı ve Ceneviz soylu bir ailenin varisi olan Giovanni paolo Marana olduğu kanıtlandı.(1642-1693) 1684-1686 yılları arasında 7 cilt tutan 102 adet Türk Casusunun Mektupları’nı İtalyanca ve fransızca olarak yayınladı.kendisinin yazmadığını Genovada ki evin çatısında bulduğunu ve Arapçadan osmanlıca çevirdiğini söyledi.30 mektupla başlayan serüven 20 yıl içinde 644 e yükseldi mahmut ismi ile başlayan sonrasında Mehmet muhammed ve kara selim olarak devam etti. DANİEL defoe Robinson Crusoe nin yaratıcısı İngiliz romanının kurucusu İngiliz istihbarat servisinin ajanı ve ihtilalci kimliği ile ortaya çıkan alşimist john dee etkilenmiştir john dee İngiltere de ilk istihbarat örgütünü kuran kişidir.kraliçe 1 elizabeth in baş danışmanı Azteklerden kalma bir obsidyen taşıyla lithomancy seansları düzenlemiş voynich elyazması (yale Beineke kütüphanesinde )ondan başka kimse bu kitabın şifrelerini kıramamıştır hem zamanın hem geleceğin bir çok olayını bilmiştir. ingilterede Gül ve Haç kardeşliğini kumuştur. yarattıkları türk casusu ise semboller ile belirtildiğinde alşimist ve okültist ortaya çıkar mektuplar papalığın sahtekarlığı ing ahlaki çöküşün hızlandığı evli kadınların zinaya düşkünlüğü gibi meseleler üzerine yazılmıştır. Cahil eğitilir ama yobaz eğitilemez Sonuç olarak Katolik kilisesi yıllar boyunca dayatmacı tam anlamıyla terör estirmis sorgulayanlara karşı yakaladıklarını ya ateist ilan etmiş yada yakmıştır. Günümüzde bir çok çocuğa karşı taciz suçlamasıyla gündemdedir. Mikhail psellus Ortodoks
Bir Türk Casusunun MektuplarıAytunç Altındal · Alfa Yayıncılık · 2014180 okunma
Reklam
Eylemsizliğin Şiiri ve Ruhun Labirenti
Puan vermedi·180 syf.·
2026 63. kitabı
​Dünya edebiyatı, insanın evrendeki konumunu sorgulayan pek çok metne ev sahipliği yapmıştır; ancak hiçbiri insan ruhunun o tekinsiz, karanlık dehlizlerini Hamlet kadar çıplak bir cesaretle deşememiştir. Bir intikam trajedisi gibi görünen bu anlatı, aslında ilk sayfasından itibaren bizi etten ve kemikten sıyırarak bilincin, şüphenin ve eylemsizliğin o boğucu krallığına davet eder. ​Gecenin karanlığında, surların üzerinde beliren o tekinsiz gölge —babasının hayaleti— sadece geçmişin bir haykırışı değil, kahramanın zihninde uyanacak olan o devasa ahlaki krizin ilk kıvılcımdır. Dünya, Hamlet için bir anda "zıvanasından çıkmış bir zaman" dilimine dönüşür. Trajedi tam olarak burada başlar: Dünyanın çürümüşlüğünü gören, her şeyi anlayan ama anladıkça eyleme geçme yetisini kaybeden modern insanın trajedisidir bu. ​"Olmak ya da olmamak" sorusu, sahnede dile getirilen popüler bir tiraddan çok daha fazlasıdır. Bu, bir yaşam-ölüm muhasebesi değil, "Bu kirli düzene ortak olarak var olmaya devam mı etmeli, yoksa bu varoluşu bütünüyle reddederek yokluğun huzuruna mı sığınmalı?" ikilemidir. Hamlet, düşüncenin ağırlığı altında ezilen bir karakterdir. O, düşündükçe felç olan, eylemin kendisini bir tür kirlenme olarak gören saf bilincin simgesidir. Deliliği bir maske olarak yüzüne geçirirken, aslında etrafındaki tüm o "akıllı" saray eşrafının riyakarlığını, maskelerini ve ahlaki çöküşünü açık eder. ​Oyundaki diğer karakterler de bu varoluşsal tiyatronun kaçınılmaz dekorlarıdır. Ophelia, ataerkil bir dünyanın ve entrikaların arasında ezilen, kırılganlığı sadece delilikle ve suyun derinliklerinde son bulabilen o saf trajediyi temsil eder. Claudius, iktidar hırsıyla vicdan azabı arasında sıkışmış insanın çaresizliğidir. Gertrude ise sessizliğiyle suça ortak olan, insanın hayatta kalma
1000Kitap
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma
7/10
·1072 syf.··
2026 58. kitabı
Dünya tarihi dediğimiz şey aslında çoğunlukla b*k gibi heriflerin tarihi. Misal, ilk epik kahramanımız Gılgamış'a bakacak olursak, herkesi bitkin düşene kadar güreştirip hemen ardından tanrılara dua ederken gidip eşleriyle aynı yatağa giren zorba herifin teki olduğunu görüyoruz. Sokrates'i fazla konuştuğu(!) için idam eden Atinalılar ya da Caligula, Claudius ve Nero'nun suikast ve manipülasyonla hüküm sürdüğü yılları anlatan Tacitus da konuya birer örnek olabilir. Fakat bunların yanında kendine özgü, aklı selim kişiler de yok değildi. Sezar, Odysseus ya da Şehname'nin Rüstem'i. Elbette ki bunların hiçbiri etraflarını saran ahmak herif güruhunun drama ve entrikalarından kaçamıyor ve epik şiir söz konusu olduğunda Şahname, okuduklarım arasından en iç bunaltıcı olanı diyebilirim. Söz konusu b*k gibi herifler olduğunda Şahname'den ileri bir tek İlyada'yı örnek verebilirim sanırım. Eser boyunca birbirini takip eden kan davaları, ölümcül (ve bir o kadar da trajik) yanlış anlamalar, küçücük onur meselelerinin tetiklediği düellolar, babalar ile oğullar arasındaki çatışmalar, oğulların annelerine, amcaların herkese karşı cephe alması, güvensizlik, dedikodular ve açgözlülükten kaynaklanan ihanetler bolca mevcut. Şunu da söylemek lazım ki bu herifler saçma ya da "karikatürvari" kötüler değil. Neredeyse her birinin iyi bir yanı, bir onur anlayışı var, fakat sorun şu ki çoğunun duygusal zekası anasınıfı çocuklarıyla eşit derecede. Bu durum bana hep A Distant Mirror 'daki soyluları hatırlatıyor (Haçlı Seferleri'nden elde edilen tüm altını ipek cüppelere harcayıp savaş meydanına zırh ve erzaksız gidiyorlardı). Karakterlerin eylemleri ise, bana kalırsa, olabilitesi yüksek eylemler; ancak yine de bazı kişilerin neden sürekli aynı dangalak hataları tekrarladıklarının açıklamasını isterdim.
Edebiyat
ŞahnâmeFirdevsi · Kabalcı Yayınları · 2016343 okunma
Puan vermedi·97 syf.··
2026 95. kitabı
Bugün size sadece bir kitapla değil, adeta bir tiyatro sahnesiyle geldim. Gaius Flavius Divinus ’un kaleminden çıkan Nero Tragedyası, hepimizin o “Roma’yı yakan adam” olarak bildiği Nero’yu alıp, karşımıza bambaşka bir derinlikle çıkarıyor. Kitabı okurken kendimi bir anda o antik dünyanın hem soğuk gerçekliği içinde hem de tiyatral bir atmosferin tam ortasında buldum. Modern bir tragedya denemesi diyebiliriz buna; sanki Shakespeare’in o kadim ruhu günümüzde yeniden canlanmış gibi... Nero’yu hep yüzeysel bir imajla tanıdık ama bu eser o maskeyi düşürüyor. Karşımızda; kibrine hapsolmuş, liyakatsizlik sancısı çeken ve aslında içten içe büyük bir beceriksizlikle boğuşan bir “Princeps” var. Kitap, Roma’nın o görkemli ama bir o kadar da yozlaşmış sokaklarında gezdirirken bize şunu fısıldıyor: İktidar sadece bir taht kavgası değil, insanın kendisiyle kurduğu en tehlikeli, en keskin ilişkidir. Beni en çok etkileyen kısım ise karakterlerin derinliği oldu. Bilgeliğiyle yorgun düşmüş bir Seneca, gerçekleri o meşhur kahkahalarının ardına saklayan tek dürüst ses Soytarı ve manipülasyonun kitabını yazmış Cassius Crispus... Her biri Nero’nun zayıflıklarını öyle bir aynalıyor ki, hikâye bir tarih anlatısı olmaktan çıkıp insan ruhunun en karanlık dehlizlerine iniyor. Her karakter kendi gerçeğini haykırıyor ve ortaya çok sesli, kaçınılmaz bir son çıkıyor. Divinus, antik dünyanın o kendine has dilini hiç bozmadan, bize aslında çok tanıdık, evrensel bir insanlık halini sunmuş. Eser, hem tarih meraklıları hem de dramatik anlatı sevenlerin ilgisini çekebilecek türden. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
Nero TragedyasıGaius Flavius Divinus · Harmonia Yayınevi · 20266 okunma
Çığlıklar, yardım çığlıkları...
Puan vermedi·180 syf.··
2026 57. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 03:29
Kitabı okuma sürecimde çevreye vermiş olduğum hasardan dolayı özür ederim ama sanırım trajedi okumak bende bu etkileri uyandırıyor. Tabiatım böyle. Hamlet'i ikinci okuyuşum ve sanırım yine okusam yine aynı tepkileri veririm. Utanç verici ama olsun, Hamlet'in yaşadıkları kadar değil... şaka. Kitabımız ihanet, intikam, ahlaki çöküş, varoluşsal sancılar, yalan, iftira ve bir dünya oyun üzerine kurulmuş ve o dönem için fazla derin sayılabilecek bir eser. Hamlet, Danimarka Prensi Hamlet'in, babasının ölümünün ardındaki ihaneti öğrenmesi ve sonrasında içine düştüğü intikam ile kararsızlık dilemmasını konu alıyor. Aniden ölen Danimarka Kralı'nın yerine tahta geçen kardeşi Cladius, bir de kralın eşiyle evlenir. Babasının kaybı, amcasının sahte samimiyeti ve annesiyle evlenmesiyle dünyası altüst olan Hamlet, bir de babasının hayaletini görmesi ve intikam almakla görevlendirilmesiyle iyice karmaşık bir ruh hâline bürünür. Sonunu başka düşünmüş olsam da Hamlet, dönemi için gerçekten kaliteli bir eser.
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma
Reklam
Reklam