Size bu kitapla ilgili arastirmalarimi anlatacagim İnsaAllah
Merhabalar
Benim İstanbul da kitapciya gidip orada gördüğüm bir kitap pek ilgimi cekmisti adı şahname idi ben de hemen bir arastirma
Dünya tarihi dediğimiz şey aslında çoğunlukla b*k gibi heriflerin tarihi. Misal, ilk epik kahramanımız Gılgamış'a bakacak olursak, herkesi bitkin düşene kadar güreştirip hemen ardından tanrılara
Ünü İran Edebiyatı sınırlarını aşarak dünya edebiyatına ulaşmış önemli bir eser. İnsanlığa bir çağrı oluşu ve kurtuluş için insana yol göstermesi açısından önemi yüksek. İnsanın, yapılan yanlışları görmeyip aynı yanlışlarla ömrünü tüketmesi ne acı.. Edebi yönden ise tartışmaya gerek bile duymuyorum.
Ancak karakterler değişse de konu hep aynı çevrede kalıyor. Bu da belli bir süre sonra kitaba ilgiyi düşürüyor.
Keyifli okumalar.
Prof Dr. Nimet Yıldırım'ın Fars Mitolojisi Sözlüğü eşliğinde aheste aheste okuyorum. Hastalığım yüzünden bir süre uzak kalmıştım şimdi daha iyiyim. Umarım daha çok okuduğumuz daha az acı çektiğimiz bir yıl olur..
Neyi arıyorsan o sun sen gökyüzündeki binlerce kuş toplanmış herkesin padişahı var bizim niye yok diye toplanmışlar yanlarına Hud Hud diye bı kuş gelir o da aslında sizin pafisahiniz var diyor ama haberiniz yok diyor o bize bizden daha yakın ama biz ondan uzağız onun adı simorghdur . Kuşlar toplanıp padişahlarıni aramaya koyuluyorlar. İşte o zaman zor yolculukları başlar yolcuklari boyunca yedi dipsiz vadiden geçip vadi zorluklarına dayanmalari lazım
İstek, aşk,marifet,istigna, vahdet,hayret, yokluk binlerce kuş arasından sadece 30 kuş tüm bu sınavları geçip padişahlarının yanına gidebiliyorlar padişah makamında boylu boylu şah şahli aynalar vardır kuşlar giriyorlar içeri bı bakıyorlar ayna kendilerini gösteriyor aslında simorghu bulmak için kaf dağına değil kendi içlerinde yolculuk yaptıklarını anlarlar simorgh aslında kendi içlerinde en dip köşede saklanmış kendilerinden daha derin olandır
Bı ben vardır benden içeri
Aslında kabalcı şahname adıyla basmış, hangi kullanım doğru bilmiyorum. Ben onu aldım 2 cilt. Tuğla gibi kitaplar. Dedim masal okumayı severim hikayeler efsaneler.
2 3 bin sayfa bana baya Bi yeter. Ama işin aslı öyle değilmiş. Çünkü Firdevsi bu eseri içten içe kronolojik bir şekilde yazmış ve garip bir şekilde birbirinden alakasız bir cümle yok. Hepsi bir önceki örgüye bağımşı dolayısıyla alıyım ara ara okurum kitabı değil. Bir ara verdiniz mi bütün hikaye çöp oluyor.
Okuması çok keyifli. 150 sayfa kadar okudum. Şunu net söylemem lazım ki Boş adam işi. Boş adam derken şöyle işi gücü olmayan buna vakit ayırabilecek kadar dolu birisi olmanız lazım. Ki ben boş biriyimdir, buna rağmen dedim ki daha müsait bir zamanda okurum. Ne bileyim belki evlendiğimde filan hakavi olur gece okumaları yaparım.
Bu defteri de böyle kapatmış olalım. Bundan önce de masal ırmaklarının okyanusu denemesi yapmıştım. Onu da yarıda bıraktım. İkidir bahane buluyorum. Kendimi mi avutuyorum, okumaktan mı sıkıldım yoksa gözümümü korkutuyor bilmiyorum. Neyse sonuçta bahaneleri beni ikna ediyor önemli olan bu.
Yine de sanmıyorum ama varsa burada bu antik eserleri okumak isteyen ama ne bileyim hani göze alamayan filan belki kitap arkadaşı olunup okunabilir. Öyle daha keyifli olabilir.
Sonuç olarak Belirsiz bir vadede okunmak üzere takibimden çıkarıyorum.
Masalla kalın.
Destan; 'bir milletin tarihinde gerçekleşmiş, unutulması mümkün olmayan bir olay üzerine söylenmeye başlayıp gelişmesini asırlarca devam ettiren millî eserlerdir
Bir kaynak eser olarak bilinen Şehnâme’nin bu ilk cildiyle ilgili çok fazla şey söylemeye gerek yok. Çünkü bundan başka üç cilt daha var. Dolayısıyla, minik bir ön değerlendirme yapmak gerekirse; dihkân yani soylu sınıfından olan Firdevsî’nin kaleme aldığı eserde efsanevî kısımları değerlendirebilecek kadar önceden bilgi sahibi olunması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, bazı efsaneleri de gerçek olaylarmış gibi anlattığını görmek mümkün. Bunun dışında birçok araştırmacının başvuru kaynağı olduğu ancak dikkatli okunması gerektiğini düşünüyorum.
Ben, Avesta ile bir kıyaslama yapabilmek amacıyla okuduğum bu ciltte Avesta’dan yararlanıldığını ancak Avesta’da hiç olmayan hikayevâri kısımların burada bulunduğunu gördüm. Firdevsî’nin yanlı bir bakış açısına sahip olduğunu fark etmek de mümkün. Çevirinin oldukça iyi ve akıcı olduğunu da eklemeliyim. İyi okumalar
Destanda, yalnızca kahramanlıkların ya da efsanevi savaşların anlatılmaz aynı zamanda insanlığın en eski ve en acı verici catışmasına da sahne olur: kardeş katli. Tur’un Îreç’i öldürdüğü sahne,
Samanîler ve Gazneliler dönemleri İran edebiyatının önde gelen Fars şair.
Başlıca yapıtı Şehnâme'yi (60.000 beyitten oluşur; ilk insandan III. Yezdigirt dönemine kadar İran tarihi anlatır) tamamlayınca 1010 yılında Gazneli Mahmut'a sunan Firdevsi, bağlanan aylığı az bulduğu için sultanı ağır biçimde hicvedince, Gazne'den göçmek zorunda kaldı. Bir süre Herat'ta ve Taberistan emiri Şehriyar'ın yanında kaldıktan sonra, Tus'a dönerek orada öldü. Firdevsi'nin soyca bir Dihkan ailesinden olduğu söylenir. Doğum yılı kesin olarak bilinmemektedir. Firdevsî, Gazneli Mahmut'un fikirler aldığı bilginlerden de bir tanesidir. Firdevsi gibi bilginlere Gazneli Mahmut maddi ve manevi yönden destek olmuştur.