Heraileçocuksahibiolabilir ama her çocuk bir aileye sahip olamaz.
Puan vermedi·128 syf.··
2023 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2023 00:00
ÇOCUK EDEBİYATI İNCELEMESİ Kitabın Adı: Yasemen Yazarı: Hasan Nail Canat Yayınevi / Türü: Timaş Yayınları / Hikâye Sayfa Sayısı / Boyut: 123 Sayfa / 12,5 x 19,5 cm Hedef Yaş Grubu: 9-12 Yaş Yazarın hayatı: 1943 yılında Kayseri'de doğan Hasan Nail Canat, gençlik yıllarından itibaren tiyatro ve edebiyatla ilgilenmiştir. 1967'de Yalnızlar Rıhtımı şiir kitabını, 1968'de ise ilk eseri Moskof Sehpası'nı yazmıştır. Bir Küçük Osmancık Vardı, Gül Yarası gibi çocuk ve gençlik edebiyatına yönelik pek çok eser veren yazar, 2004 yılında vefat etmiştir. Konu: Ekonomik sıkıntılar yaşayan bir ailede büyüyen ve 4 yaşında kaybolan küçük Yasemen’in, farklı insanların yanında geçen zorluklar ve mücadelelerle dolu 8 yıllık serüveni. Ana Fikir: Her aile çocuk sahibi olabilir ama her çocuk bir aileye sahip olamaz. Özet: Kumar ve maddi sıkıntılar nedeniyle parçalanma noktasına gelen bir ailede, babasının peşinden giderken 4 yaşında kaybolan Yasemen, önce kendisini vefat eden kızlarına benzeten varlıklı bir ailenin (Neriman Hanım ve Nazmi Bey) yanına sığınır. Burada 8 yıl yaşadıktan sonra gelişen trajik olaylar ve iftiralar nedeniyle sokaklara düşer, ardından merhametli bir kahveci olan Rahmi Baba'nın yanına yerleşir. Yıllar sonra evlilik aşamasına geldiğinde, kendisine sahip çıkan insanları davet etmek isterken tesadüfler zinciri sayesinde öz anne ve babasına (Ömer ve Fatma) yeniden kavuşur. Kök Değerler ve Kültür Aktarımı:Eserde sevgi, saygı, sabır, dürüstlük, adalet ve yardımseverlik gibi temel kök değerler karakterlerin davranışları üzerinden işlenmektedir. Ayrıca namaz kılmak, dua etmek, ağıt yakmak gibi unsurlarla Türk-İslam kültürüne ait motifler yoğun bir şekilde aktarılmaktadır. Söz Varlığı:Zengin bir dil içeriğine sahip olan metinde; içinde fırtınalar kopmak, dört gözle
YasemenHasan Nail Canat · İlk Genç Timaş · 2006820 okunma
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Bu kitabı anlayabilmeniz için öncelikle Gnostik /Rafızı düşünce tarzı /ezoterik /hermetist /alşimist/seküler /deist/Simya/kabalist/ateizm/ kelimelerine aşina olmanız ve hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Dünya masonlarının 5/4 ü bu üst localar tarafından yönetilir. onaylamayan hükümetler GÖZE GÖRÜNMEZ sorunlarla baş başa kalır. insan hakları arkasında da yine gül ve haç LOCASI VARDIR 2.dünya savaşı : Alman Kontes Pletenburg ve eşi dr.erich vermehren 1944 istanbulda sürdürdükleri falaliyelerinde ünlü Enigma kodlarını ellerinde tutmalarına rağmen çözememişlerdi.MI6 ingiliz ajanları tarafından kahireye götürüldüler ve Enigma kodları İngilizlere teslim edildi.ve bu Hitler’in sonunu hazırladı. İlginç bir isim campenalla soylu üstün ırk tezi yabancı gelmedi demi hitlerin arı ırk arayışı yeni dünya düzeni papa 27 yıl hapse attı sonrasında başa geçen papa 8. Urban campanellayı hapisten çıkarmakla kalmayıp kendine danışman yaptı ve beraber sihir büyü astroloji simya konularında çalıştılar ve papaya eğitim verdi. Kraliçe Elizabeth katoliklerin gizlice izlenmesi için walsingham göreve getirdi cambride seçilen bu ajan İskoç kraliçesi mary suartı idama götüren kişidir. Paracelsus: Erasmus,Agricola,ve martin Luther’in çağdaşı olan paracelsus Chiristendome Gül ve Haç Kardeşliği’in tarihsel önderi .1513-1521 yıllarında tatar hanlarına esir yaşar 1521 de tatar hanının oğluyla istanbula gelir felsefi taşını edinir solomon trismosinus tarafından verilir.kendisi cerrah doktor.simyacı kabbala eğitimi aldı Johann valentin andrea 1587-1654 Gül ve haç kardeşliği ilk resmi kurucusu ve sözcüsü kabul edilmiştir. Paracellsus’un tilmiziydi. Tarihte en önemli şifre anahtar yapımcısı Fransız kriptolojist Etienne bazerison diğeri abd başkanlarından Thomas Jefferson dur.ikisi de Gül ve haç
Gül ve Haç KardeşliğiAytunç Altındal · Alfa Yayıncılık · 2003440 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hormonlarınla barıştığında, dünyayla barışırsın.
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Zor bir süreçten geçtiğim dönemde okuduğum, bana aşağıdaki satırları yazdıran, bilimsel temelli, harika bir kitap. Fevzi Balkan "Boğazımda düğümlenen o yumrunun, sadece yutkunamadığım haksızlıklar, söyleyemediğim her söz, içime attığım her sitemden ibaret olduğunu sanıyordum. Meğer ruhumun, bedenimin taşıyamadığı o yükler kaskatı kireç leşmiş bir sızıya 5,5 cm'lik bir hakikate, veda mektubuna dönüşmüş. Tiroidimde filizlenen bu kanser, aslında kendime geç kalışımın ilanıydı. Tiroidim bana dedi ki, "Sen susarsan ben konuşurum. Sen kendini korumazsan, ben seni durdururum. " Yaşadığım hastalık kendimi başkalarının aynasında görme yanılgısına son verdi. Uzun süre başkalarını suçladım; uğradığım haksızlıkların, maruz kaldığım vefasızlıkların hesabını tuttum. Oysa şimdi anlıyorum ki o kapıları aralayan, o kırgınlıklara müsade eden ve en nihayetinde kendinden vazgeçerek bu hastalığı davet eden bendim. Başkalarını razı etmeye çalışırken en çok kendime haksızlık etmişim. Şimdi hayatımın en doğru kararındayım: SESSİZ KALMAK. Artık kimseye kendimi kanıtlama derdim yok. Kırmadığım bir vazoyu tamir etmeye çalışmıyor, görülmeyen değerim için savaşmıyorum. İnsanların neye inanmak istediği, gerçeği nasıl çarpıttığı ya da hakkımda ne varsaydığı artık benim meselem değil; bu tamamen onların şahsi imtihanıdır. Sessizlik bana sandığımdan çok daha büyük bir özgürlük verdi. Kendimi açıklamayı bıraktığım an, kimsenin müdahale edemeyeceği o huzurlu yola girdim. Tıpkı Halid bin Velid'in o muazzam hikmetinde buyurduğu gibi: "Kendi defteridir, dilediğini yazar". Her şeyden ve herkesten çekiliyorum. Sadece arınmak, sadece kendime geri dönmek istiyorum. Kendi defterimi kendi iyiliğim ve huzurumla doldurmaya niyetliyim. Bu hikmete ermek, bu sükunette kalmak en büyük duamdır. Mihriban Ünlü Canıtez "
Hormonlar Yalan SöylemezFevzi Balkan · Destek Yayınları · 202514 okunma
AMAT SÖZLÜK
Puan vermedi·239 syf.··
2026 7. kitabı
AMAT SÖZLÜK USKUNCA: Denizcilik terminolojisinde topun namlu içini temizlemek veya ateşlemek için kullanılan, ucu bezli uzun çubuk. KAVELA: İki tahta parçayı birbirine tutturmaya yarayan, sert ağaçtan yapılan silindirik çivi veya zıvana. YATAĞAN: Ucu aşağıya doğru eğri, tek ağızı keskin,genellikle 60-80 cm uzunluğunda özel bir Türk kılıcı veya pala türü. FOGA: Toplara ateş verme komutu. KARİNA: Teknelerin su altında kalan dış kısmını ifade eder. ( Latince "Sevilen" anlamına da gelir.) BÖRK: Genellikle keçe,deri veya hayvan postundan yapılan, Türk tarihinde savaşçıların, soyluların ve yeniçerilerin kullandığı geleneksel bir başlık. REDİNGOT: Genellikle dize kadar uzanan, beli oturan, arka kısmı yırtmaçlı ve çift sıra düğmeli resmi erkek ceket türü. PORSUN: Gemilerin güverte işlerinden, halat,demir,filika ve güverte donanımlarının bakım,tutum ve işletilmasinden sorumlu kişi.
1000Kitap
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,9bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 22. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 12:15
|ERİC-EMMANUEL SCHMITT- MADAM PYLINSKA VE CHOPIN’IN SIRRI| “Tek bir tavsiye: Düşünün.” Minimalizmin ve dinginliğin, az sözle çok şey anlatmanın, içinde bir kelebek uçurmanın yazarı Schmitt. Ne kadar zor olabilir ki? Hissetmek, dokunmak, şarkı söylemek, bir enstrüman çalmak, aşık olmak… ne kadar zor olabilir ki? “Doğuştan çelimsiz olan Chopin, nefes darlığı olan bir çocuktu ve genç yaşta vereme yakalandı. Yetişkin olduğunda boyu 1.70 cm; kilosu ise 50’nin altındaydı.” Eric çok uzun zamandır evlerinde bulunan piyanolarını çalmaya karar verir ancak arzuları büyüktür. Chopin çalmalıdır. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın o ritmi yakalayamaz. Madam Pylinska’dan ders almaya başlar. Zor bir öğretmene çatmıştır. Chopin çalmak için önce yaşamayı öğrenmelidir. Frédéric Chopin’i çalmak isteyen genç bir müzisyenin geçmesi gereken yolları ona bu Madam gösterir. Ancak bu öğretmen yalnızca müziği öğretmez; aynı zamanda ona hayatın inceliklerini de anlatan bir rehber olur. Burada müzik, tamamen gerçek bir uğraş olmaktan çok metaforik bir anlam taşır. Aslında anlatılan şey, yapmak istediğimiz herhangi bir işte başarılı olmanın yoludur. Hani amiyane bir tabir vardır: “Bir işi aşkla yap.” İşte bu romanda, Madam Pylinska öğrencisine tam olarak bunu öğretir: Bir şeyde başarılı olmak istiyorsan önce onu hissetmelisin. Parmaklarında, gözlerinde, hatta ruhunda. Sonra onu yaşamalısın. Sonra dünyayı algılamaya başlamalısın. Çiçek koklamalı, dalgaların sesini dinlemeli, hayatın küçük ayrıntılarını fark etmelisin. Çünkü sanat da başarı da, ancak hayatı hissedebilen insanın elinde anlam kazanır. Kitapta benim için en etkileyici noktalardan biri ise şu düşünceydi: İnsan, bir yerde aşık olmaya başlamalıdır. Yanındaki insanın, sevdiğin kişinin gözlerinin içine bakabilmeli; duyguyu, bağlılığı ve
Madam Pylinska ve Chopin’in SırrıEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2025513 okunma
Evet Atatürk suçludur.
Puan vermedi·360 syf.·
2025 708. kitabı
"İki nedenden dolayı"Kemalizm" sözcüğünü "Atatürk" sözcüğüne tercih etmek daha doğru olur. Atatürkçülük yıpratıldığı için, bir; Kemalizm uluslararası dile girdiği için." Yazının tarihi: Ağustos 1993 Siyasete şööle bir göz ucuyla bakıp çıkalım. AKP, bütün kavramların içini boşaltt halk nezdinde. Sağcı, sağcı değil solcu, solcu değil. Sevindiğim taraf, Türk genci Türkçülüğü, bozkurt işaretini MHP'den, bilmem kaç yüzlülerden söke söke aldı -299 öğrenci hâlâ tutuklu- Velhasılı Cemil Meriç'in çok duyduğumuz sözüne geldik: ”Artık sağcı, solcu kalmadı.. Elimizde bir vatan kaldı, bir de vatan hainleri!” İbret alınsaydı tekerrür eder miydi tarih? Bu incelemede altı ilkenin hepsini tek tek açıklamayacağım, kendimce ve çoğunlukta gördüğüm çok önemli yere sahip olan birtakım noktalara değineceğim. Çayınızı kahvenizi hazır edin, başlıyoruz. Mustafa Kemal Gibi Düşünmek "Norveç dilinde 'Mustafa Kemal gibi düşünmek' diye bir deyim vardır... Herhangi bir problem karşısında, çö-zümü imkânsız olduğu düşüncesiyle hemen kestirme-den teslim olma eğiliminde olan, ne yapıp edip bir çö-züm üretmek için yaratıcılığını zorlama zahmetine katlanmak istemeyen ruh ve zihin tembeli kişilere söylenir bu söz... Bu tip insanlara derhal, 'Hayır, yanılıyorsun bu problemin mutlaka bir çözümü olmalı, biraz da Mustafa Kemal gibi düşün' deriz... Laiklik Laiklik, "Aklın iman karşısında" özgürleştirilmesidir. Bugün şeriat isteyenler kendi özgürlüklerini değil bizlerin özgürlüksüzlüğümüzü istiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti'nde herkes dinini özgürce yaşayabilir, yaşıyor -Atatürk sayesinde- ama dinsizliğini? Daha doğar doğmaz kimliklerimize dinimize İslam ibaresi konuluyor. Nice dinsiz, fikrini özgürce belirtemediği için zoraki "iki yüzlü" yaşamak zorunda bırakılıyor. İstemiyor ama ölünce mezara gömülüyor.
Kemalizm Laiklik ve DemokrasiAhmet Taner Kışlalı · İmge Kitabevi Yayınları · 2007218 okunma