İnsan yeganə canlıdır ki, bir-birinə zidd olan xüsusiyyətləri özündə cəm edə bilir, - Dorian ürək ağrısı ilə astadan dedi, - insan yeganə canlıdır ki, şiddətlə sevdiyi kimi şiddətlə də nifrət etməyi bacarır. O, yeganə canlıdır ki, bir anın içində bir hissdən digərinə, bir haldan onun tam ziddinə keçə bilir. Ən təəccüblüsü də budur ki, insan özünün belə qəribə və nadir canlı olduğunu anlamır. Özündən bunu gözləmir. Yalnız bəzi şəraitlərdə, sərhəd vəziyyətində qəfildən özünü indiyə qədər tanımadığı başqa bir simada görür.
Sayfa 382·Kitabı okudu
ez çûm tu nehatî! êdî bêriya wê erdnîgariyê nakim ne jî bêriya gulên li ber pencereya te bêje pinpinoka xwe, bila bêtirs danişe ser porê te êdî bo tu hêviyan demê di mista xwe de venaşêrim gelo, ev zivistana ku berf bi ser de dibare dê baxçeyên Nînovayê veguherîne biharek berî zeman? ku bêhna tenêtiyê ji keserê hat dem hatiye, ku mirov êdî pirsekê ji xwe bike!
Kurdî
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İlk bakışta sporcu gibi görünmese de Hemingway fiziksel üstünlüğe takıntılıydı. Önce kısa boyluydu ama on altı yaşındayken beş ay boyunca ayda üç santimetre uzayarak 1.80 cm.ye ulaştı. Bu kadar hızla uzayınca kendini pehlivan gibi görmeye başladı. Çevresine dalaşıp duruyordu. Güçsüzlere arka çıkmaya niyeti yoktu, herkese ne çetin ceviz olduğunu kanıtlamaya çalışıyordu. Babası oğlunun yumruklarını kullanmayı pek sevdiğini görünce ona boks sanatını öğretti.
Sayfa 258·Kitabı okudu
Mükemmel bir anlatım...
Kurgan mezarlara kadar girmişken, Türk tarihinde önemli yer tutan, Türklerin son kurganı olan anıt kabrimize, ANITKABİR'imize değinmemek olmazdı. (Halkı yanıltmaya çalışanlara inat birkaç satır eklememek de... Çünkü bu muhteşem yapının ardındaki zekâ da, niyet de anlaşılmalı.) Türk'ün atası Atatürk'ün kabrinin bulunduğu yer, Rasattepe, eski bir Frig yerleşkesi. 1944'te başlayan Anıtkabir'in inşa süreci 1953'te tamamlanırken, Atatürk'ün naaşının getirildiği gün olan 10 Kasım 1953'te, yaklaşık 70 bin ziyaretçinin akınına uğradı, ki 40 bini Ankara dışından gelen yurttaşlar, Ankara'daki oteller, misafirhaneler dolduğu için kaldırımda uyuyarak Ata'sını bekledi. Üç bölüm (Aslanlı Yol, tören meydanı, mozole), anıt bloku ve Barış Parkı'yla toplamda 750 bin m^2'lik alana sahip devasa büyüklükteki yapıda Selçuklu taş işçiliği motifleri ve izleri ve de Osmanlı dönemine ait öğelerin izleri hayranlık uyandırırken, sembollerde saklı detaylar da büyüleyici. Mesela ziyaretçileri Atatürk'ün huzuruna hazırlayan 262 metrelik Aslanlı Yol'da kullanılan yer döşemesi, 5 cm aralıkla çim boşluğu bırakılarak döşenmiş, ki bu da ziyaretçileri başı önde yürümeye yönlendiriyor. Anıtkabir'e uzanan, doğu yönünden girilen yürüyüş yolundan yüksekliği 4 metre olan, 26 basamağa sahip merdivenle çıkılıyor, ki bu sayı 26 Ağustos Büyük Taarruzu'nu sembolize ediyor. Merdiven yüksekliğinin 4x26 sayısı olan 104, aynı zamanda Maya takviminde asrı ifade ederken, Hititlerin sanat üslubuyla yapılıyor. Ülkenin en kıymetli heykeltraşlarından Hüseyin Anka Özkan imzalı, 12 sağda 12 solda kullanılan oturmuş pozisyonda 24 aslan heykeli 24 Oğuz Boyu'nu, çift sıralanması Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü, yatar pozisyonda olması da barışseverliğini temsil ediyor. ​(Aslan figürü, tıpkı kurt figürü gibi, kültürümüzde
Kitap Alıntısı
Daha eski avcı / toplayıcı kabilelerin bazılarında uzatılmış erkek kulaklar da tercih ediliyordu. Aslında, bazı Brezilyalı yerli kabilelerinde, dekore edilmiş kulak tıkaçları, genç erkek avcıların kullandığı neredeyse tek süsleme şekli olmuştur. Bazı fotoğraflarda çırılçıplak dururlarken, üzerlerinde kulaklarına yerleştirilen özenle süslenmiş disklerden başka bir şey yoktur. Antropologlar bu yerlilerin delikli kulak memelerini en önemli kabile simgelerinden biri olarak gördüklerini keşfetmiştir. Kuzeydoğu Brezilya'nın Timbira yerlileri arasında kulak delme eylemi tüm genç erkeklerin erginlenme döngüsünün bir parçasıdır. Delen kişi kulak memesinin üzerine diski yerleştireceği noktayı işaretlemek için özel bir pigmente daldırdığı ahşap bir iğne kullanır. Ardından, dudakları arasında bir bambu tıkaç tutarak iğneyi hızla büker ve çocuğun kulak memesinden geçirir ve içine bambu tikacı hemen ittiği kurşun kalem büyüklüğünde bir delik açar. Daha sonra işlemi diğer kulakta tekrarlar. Hiçbir şekilde tepki göstermemek, ses çıkarmamak ve hareket etmemek bu şekilde şişlenen çocuklar için bir gurur nişanıdır. Çocuğun kulakları iyileştikten sonra, iki işaret parmağının sığacağı kadar açılması için giderek daha büyük tıkaçlar yerleştirilecek ve deliklerin boyutu yavaş yavaş genişletilecektir. Takılan en büyük tıkaçlar yaklaşık 10 cm çapındadır ve bu aşamaya ulaşıldığında kulak memeleri artık sadece düz, süslü, ahşap bir diski çevreleyen ince bir şerittir. Bu kulak süsleme şekli, kabilenin genç erkeklerine harika bir seksapel verir ve " bu diskler gençliğin gururu ve kadınların zevkidir " denir. Bir erkeğin kulak diski ne kadar büyükse, o kadar yakışıklı olduğu söylenir. Yaşlandıkça, diski yalnızca kutlama etkinlikleri için takar. Bu onu gevşekçe sallanan kulak memesi çerçevesiyle ne
Hic cocukları olmadı. Nedenini bilmesek de Hardy'nin kendine özgü huyları olan bir adam olduğunu biliyoruz. Kimsenin ona dokunmasına tahammül edemezdi. Biri ona dokunursa, dokunanlardan birinin anlattığına göre, "gövdesine elektrik verilmiş gibi ürkerek geri çekilirdi. 1.60 cm.lik boyuyla ufak tefek biri olduğu için en hoşlanmadığı şey iri-yarı bir adamın elini omzuna atmasıydı. Güncesine kaydettiği gibi, "İri-yarı adamlar ruh-ları da sanki herkesinkinden iri-yarıymış gibi insana yukarıdan bakar, kendinden ufak birinin ruhu da ufakmiş gibi davranır" diye düşünüyordu.
Sayfa 208·Kitabı okudu