....... GÖSTERÜR
1 Güldügince la'l-i dilber dürr ü gevher gösterür 'Ârızın arz itdüğince verd ü ahmer gösterür 2 Kurtaram mı gözlerinden cânumı cânânenün Dem-be-dem kan dökmeğe müjgânı hançer gösterür 3 Rûy-ı zerdünle yüri 'arz itme eşk-i çeşmüni Dilber ana meyl ider kim sîm ile zer gösterür 4 Nice şîrîn yâr olur ol dilber-i ma'cûn-fürûş Leblerinden 'âşık-ı hayrâna sükker gösterür 5 Sebzî’yi gülşende cânânsuz göricek sebzeler Dil uzadup kanını dökmege neşter gösterür
Bûs-ı la'linle çıkar evce neyâ-yı âşıkân Bûs-ı la hânında ma'cûn-ı seda-efza bu ya ​"Sevgilinin dudağından (alınan) öpücükle, âşıkların iniltisi (ah-u zârı) gökyüzüne kadar yükselir; senin o dudak (tadı) hazinen, sesini (ruhunu) coşturan birmacun gibidir "
Sayfa 58·Kitabı okuyor
Reklam
Bahoz û bager û baran Neman, çûn û welat berdan Befra sipî rewşa ciwan Li ser serên çiya hêlan
İnsanı kendi suretine göre yaratan Tanrı'nın isteğince, ruhu içinde barındıran beden aynı zamanda Komünyon ayininde (efkaristiya) İsa'nın bedenini içine alabilecek bir tapmaktır; bedeni tanımlarken sık sık tabernaculum* sözcüğünün kullanılmasının nedeni budur. Vaftiz, kiliseye kabul ayinleri, hatta son yağlama kendisinin de dirileceği vaat edilen insan bedeninin kutsallığını açığa vurur. Ama ceset haline gelir gelmez, Tertullianus'un Bossuet'nin çevirdiği ölüm üstüne vaazında söylediği üzere, hiçbir dilde karşılığı olmayan o kanlı irine dönüşür: kabuk, içinde barındırdığı ruhu özgür bıraktıktan sonra toprağa döner. * Latincede "çadır"; İbranice Mişkan, Yahudilerin Vaat Edilmiş Topraklara yolculuğu döneminde Hz. Musa'nın yaptırdığı taşınabilir tapınak; ayrıca bazı Hristiyan kiliselerinde, kutsanan şarap ve ekmek ayinler arasında tabernaculum adı verilen kaplarda saklanır -çn.
Sayfa 66 - Alfa Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
*Eril Protesto Kavramı
* Kadınların geleneksel dişil rollerden kaçma girişimini açıklar. Bunun en büyük nedeni güç elde etme ve bir durumda daha baskın hissetme isteğidir, bunu aşağılık duygusundan kaçmak için isterler. Erkeklerde ise kendini bir üstünlük kompleksi olarak gösterir. Bu şekilde diğerlerinden daha iyi ya da daha üstün olma gibi büyüklenmeci davranışlarla aşağılık duygusunu saklarlar -çn.
Köylerde hâlâ yapılır bu ibadet. ELHAMDÜLİLLAH. Yağmur duası
Yağmur duası şu şekilde yapılır: Hoca, cübbesini ters giyer; duaya katılan kişiler ise elbiselerini ve ellerini ters çevirir. Bu hâl, istiâze yani Allah'a(cc) sığınma durumunu ifade eder. insan, bu şekilde hâlinin ters döndüğünü, acizliğini ve perişanlığını Allah'a(cn) arz ettiğini gösterir. Bu tür uygulamalar, tefe'ül denilen manevi yönelişi ifade eder. Tefe'ül; kötü hâli hayra çevirmeyi, musibeti rahmete vesile kılmayı ümit etmektir. Yağmur duasındaki âdetler de bu amaçla yapılır. Yağmur duasına hayvanların, çocukların ve bebeklerin götürülmesi de bu manaya dayanır. Çünkü onlar, acizliğin en saf hâlini temsil ettikleri için rahmeti celbederler. Yûnus(as) Peygamber'in kıssasında, gaybtan çıkıp geri dönen Ninova halkının azaptan kurtuluşunda da benzer bir sahne vardır. Halk, kucaklarında ağlayan bebeklerle "Allahl ım bu masumlara merhamet ettiğin gibi bize de merhamet et." diye yalvarır. Yapılan bu uygulamaların tamamı tefe'üldür; yani "Ya Rab! Her şey altüst oldu. Hâlimizin perişanlığını elbiselerimizin tersliğiyle gösterdik. Derbederer hâlimizle rahmetine diz çoktük. Hâl-i pür melalimiz bu şekildedir." diyerek rahmeti hayra yormaktır. Üstad Bediüzzaman Said Nursî, yağmur duasının yağmur yağması için değil, duanın vakti girdiği için yapılan bir ibadet Olduğunu ifade eder. Yağmur duasına yalnızca yağmur yağsın diye çıkılırsa, dua maksadını kaybeder ve ibadetin ruhu olan kulluk şuuru zedelenir. Çünkü yağmursuzluk, bir nevi ezan hÜkmündedir; duanın vaktinin girdiğini haber verir. Nasıl ki güneş battığında akşam namazı kılınır ve bu namaz "Allah'ım guneşi Yeniden doğur." demek için değil, kulluğun vakti girdiği için eda edilir; aynı şekilde, kesilen her nimet de bir dua vaktinin girdiğini gösterir..
Reklam
Reklam