Hocamın kendilerinden sadece birkaçı... Kedi aşinalığım hocamdan geliyor olmalı. Böyle tutkulu kedi seven ilk onu tanıdım. Pürdikkat ihtimam gösterir, ince bir zarafetle severdi. İncitmeye korkardı.
Uzun bir aradan sonra yeniden bu sevgi yoğunluğuna şahit olmak beni ziyadesiyle mutlu etti. Hepsini sırayla sevmek, kucaklamak mükemmeldi. Uğrak yerimin en güzel köşelerinden biriydi; kedi cennetine düşmüşüm gibi... Tüm düşünce ve sıkıntılardan sıyrıldım adeta. İçim yumuş yumuş oldu.
İçimi yumuş yumuş eden biri daha vardı: O da beş yıl dizinin dibinden ayrılmadığım hocam... Nazıma, kederime, küsmelerime, çabama yoldaş olan hocam. Hani böyle anlatmaya kelime bulamazsınız ya, öyle bir şey bendeki de. Ne kadar anlatırsam anlatayım eksik kalacakmış gibi...
Hayatımın dönüm noktalarından birinde hocamla yolum kesişti. Sabırla, merhametle, şefkatle sarıp sarmaladı beni. Bu beş yılda kimi zaman anne, kimi zaman abla, kimi zaman arkadaş olmuştu bana. Kimsenin bana güvenmediği, umudunu kestiği bir anda o bana inandı; elimden tutup ileriye taşıdı.
Hakkını ödeyemeyeceğim insanlardan biri. Nasıl ödenir ki zaten? Ne kadar inat edersem edeyim, ne kadar pes edersem edeyim benden vazgeçmedi. Düştüğüm yerden kalkmayı, hiç durmadan çaba göstermeyi ondan öğrendim. Merhametin en çok yakıştığı insandı canım hocam.
Hâlâ onu görüyor olmak, ziyaret etmek, nasihatlerini almak çok kıymetli. Gönlümün en güzel yerinde kök salmış, dualarımın en müstesna yerinde... İyi ki hocam olup yüreğimde yeniden güller yeşerttin. Rabbim ömrünü hayırlı eylesin, sevdiği kulları arasına katsın. Peygamberimize komşu, Ehl-i Beyt'e dost eylesin. Bizi de senin meclisinden ayırmasın.
(Nefsime, Kalemimden)