"Koltuğunun altına programını alıyor, cebine de partinin bir rozetini koyuyor ve İsmet Paşa' dan randevu istenmiş, alınmış, Köşk'e çıkıyor. Şakalaşıyorlar. Celal Bayar rozeti veriyor. Diyor ki, "Paşam bunu sizin yakanızda görmek, bizi çok mutlu edecektir : " Paşa gülüyor. Asıl şu konuşma cereyan ediyor. Diyor ki İnönü, programı alıyor ve soruyor:
"Terakkiperverlerde olduğu gibi itikat-ı diniyeye biz riayetkarız diye bir madde var mı?"
"Hayır Paşam, laikliğin dinsizlik olmadığı var."
"Ziyanı yok. Köy Enstitüleri'yle, ilkokul seferberliğiyle uğraşacak mısınız? Yani bunlara karşı uğraşacak mısınız?"
"Hayır."
"Dış politikada ayrılık var mı?"
"Yok."
"O halde tamam ... " Bu tamam aslında 23 yıl sürmüş bir tek parti rejimine tamam anlamı taşıyordu. Bayar Çankaya'dan dönerken Demokrat Parti'nin kuruluş vizesi cebindeydi. Milli Şef artık geride kalmıştı. Şimdi demokrasi çağı başlıyordu.