-bizi unutmayacaktır her bey değişiminde her üye seçiminde her çocuk ölümünde her sayfa açışta her kitap yayınlanışında her kitap yakışında her sürü dönüşünde bizi ansıyacaktır her su kuruyuşunda her açlıkta her vebada her şimşek çakışında katedrali uğuldatan gök gürültüsünde mermer yaran depremde bizi ansıyacaktır her define buluşunda bizi unutsa da yeraltından her levha çıkışında bizi hatırlayacaktır Sezai Karakoç
Şiir
S:129
Çocuklar... Benzi sarı, boynu bükük, saçları kırpılmış çocuklar... İkinci Dünya Savaşı yıllarında karneyle alınan çeyrek ekmekle (iki dilim kadar) yirmi dört saat idare etmek için yarı aç, yarı tok büyüme uğraşı veren çocuklar... Devamlı azarlanan, kafası hurafe bilgilerle doldurulan, yanlışında yönlendirilmeyen, doğru yaptığında cesaret-lendirilmeyen, sevgiden, şefkatten yoksun çocuklar... Aile bütçesine on beş yirmi kuruş katkıda bulunmak için yemenici, kunduracı, kalaycı, berber, terzi, bıçakçı dükkânlarına çırak verilen, biraz güçlü olanlarına amelelik yaptırılan çocuklar... Çaputtan bebesi, "kavluk"tan (keçi ve koyunların idrar torbası) topu, bilye alamadıkları için "kıstirik"le (çocukların kendilerinin çamurdan yaptıkları bilye) mil oynayan çocuklar... Ki onlar, günümüzün son kuşağı yaşlı insanlar... Benim de mensubu bulunduğum, çocukluğu 1930'lu, 1940'lı yıllarda geçen bu kuşak, yokluk ve sıkıntı yıllarında gösterdikleri tahammül ve uyguladıkları tasarrufla bugünkü nisbî refahın temelini atmıştır. Bir Şehrin Beş Hali Kadir Üredi
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
bir evvel zamandı.. gün karardı rengi lal'a dönen dudaklarımızda.. eğer bakılsaydı kırk yıl öteden görülebilirdi sesimizin kalpten akla kırılan oktavı.. bir zaman evvel susmak neyse öyle susmuştuk.. deli gibi susmuştuk.. bıyık altından naklen gülme nakli yaparken hayat, biz manyak gibi susmuştuk... ... yağmurlar yağdı sonra.. ıslak yağmurlar.. varlığında hem bereket hem felaket taşıyan ve kent yağmalayan yağmurlar ... yaratma ve geri alma kudretine sahip olana yöneldi memleket.. bir kanadı bir yıkıldı… biz dönüp dolaşıp kendi kalbimizin ekseninde aşka geldik yine.. bir hayal nasılda kesiyordu nefesimizi.. nasılda istasyon kuruyorduk beklemelere.. sonra yağmurlar yağdı işte.. buzul yağmurlar.. çatlaklarımızı ovan yağmurlar... susamadık.. Ne ayak dedik şu kaybolup duran yıldızlar.. Şu inleyen rüzgâr.. Alçı tutmaz kırık yağmurlar.. Cam arkası üşümeden ve ıslanmadan ruha figüranlık yapmak ne ayak! Şu acılar.. şu sapan bileyen çocuk ölümleri.. bir annenin kalbinden uçup giden insanlık meziyeti… İhbar edilen ten yazgıları.. atsan atılmaz assan asılmaz nazlı bir boyunluk.. şu kimsesizlik yurdu şu Allah’ına kadar bihodluk… Ruha figüranlık yaparken en kral sahnemizdir kelimeler.. kuşandık parmakları susamadık.. feyz kariha
"Yâr yâr olsaydı rezil eder miydi sevdiğini?"
Duygu ve Düşünce
Yaz bana ne yazarsan yaz doktor ağladım ağlamakla yetmedi. Mutsuzum çok hastayım güldür beni doktor öldüm ama hayattayım tarifi çok zor çıkmaz bir sokaktayım gel bul beni doktor sanki çocuk yaştayım bana bilmeceler sor:)
Müzik
18.09.26
Beni ölmüş say dediğim çocuk adamın hayatımızın geri kalanında belki de hiç birbirimizi görmeyeceğiz diyerek son kez görüşmek istemesi…Kendi içimden yineliyorum: Beni ölmüş say.