Kalabalıklar içinde ki yalnızlık...
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 06:08
Kahramanımız Evli iki çocuk babası bir bilim insanıdır fakat kendisi tekdüze olan bu hayatından hoşnut değildir ve kaybolur ... Aslında roman kalabalıklar içindeki yalnızlığı anlatıyor birey bazen etrafındaki kalabalığın içerisinde kendi içsel yalnızlığını aşamaz ve sosyalleşmek yerine yalnızlaşmaya başlar. Büyük bir gökyüzünün altında topluluklar içerisinde yaşamak istemeyip, kendisine daha küçük bir gökyüzü ve sadece kendisinin yaşayacağı bir alan oluşturmaya çalışır... Ne var ki kendisine küçük bir yaşam oluşturmaya çalışsa da toplum kendi kabuğuna çekilmesine izin vermez ve yalnızlığıyla baş başa kalmak isteyen insanları akıl hastalığı psikolojik sorunlar gibi sıfatlarla yaftalarlar... Romandan çıkarılan anlaşılardan bir tanesi de, kendinize küçük bir alan da oluştursanız toplumdan ayrılsanız da farklı bir yaşam biçimine geçseniz de kafanızın içindekilerin sizinle beraber gideceğidir. Hikayeyi anlatmak yerine yorumlamayı seçtim , psikoloji seven arkadaşların kesinlikle okumasını tavsiye ediyorum
Psikoloji
Daha Küçük Bir GökyüzüJohn Wain · Holden Kitap · 2025371 okunma
Puan vermedi·189 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 06:06
Kore edebiyatından okuduğum ilk kitaptı. Kore'de yaşanan kanlı bür ayaklanmanın insanların ruhani duyguları üzerine yazılmış bir kitap. Yazar, duyguları çok iyi hissettirmiş. Kan kokuları, üst üste yığılmış cesetler ve çaresiz insanlar... Betimlemeler cok iviydi.
Çocuk GeliyorHan Kang · April Yayıncılık · 20242,118 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·63 syf.··
2019 2. kitabı
Kitap, bir dadının çalıştığı ailede yaşadığı duygusal olayları ve insan ilişkilerini etkileyici bir şekilde anlatıyor. Hikâye boyunca karakterlerin yaşadıkları duyguların gerçekçi bir şekilde aktarılması dikkatimi çekti. Özellikle dadının çocuklara olan bağlılığı ve fedakârlığı, eserin en etkileyici yönlerinden biriydi.
DadıStefan Zweig · Aperatif Kitap · 201932,8bin okunma
Yıldızların Altında Unutulmuş Bir Çocukluk
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Spoiler olabilir!! Zamanın acımasız çarkları arasında ezilirken, yavaş yavaş "büyük" adını verdiğimiz o sıkıcı, rakamlarla ve hesaplarla dolu soğuk dünyaya nasıl da gönüllü sürgün ediliyoruz. Antoine de Saint-Exupéry’nin Küçük Prens’i, bir çocuk masalı kisvesi altında yüzümüze çarptığı o sarsıcı gerçekle, aslında insan ruhunun adım adım nasıl taşlaştığının, masumiyetini nasıl yitirdiğinin en acı fermanıdır. Kitabın kapağını araladığım an, yıllar önce terk ettiğim, kapısını sıkıca kilitlediğim o çocukluk hayallerimin sıcacık, sarmalayan evine geri döndüğümü hissettim. O kadar saf, o kadar kirlenmemiş bir sığınaktı ki bu; okudukça boğazımda düğümlenen şey, sadece küçük bir çocuğun hüzünlü yolculuğu değil, kendi kaybettiğim o sınırsız ve özgür hayal gücüme yaktığım sessiz bir ağıttı. Hepimiz birer gezegende yapayalnızız aslında. Kibirli kralların, sürekli hesap yapan iş adamlarının, anlamsızca fener yakıp söndürenlerin absürtlüğüne gülerken, içten içe aynadaki aksimize baktığımızı fark etmenin o soğuk ürpertisi sarar ruhumuzu. Ehlileştirilmeyi, yani birine emek vermeyi, o görünmez bağlarla bir ruha tutunmayı unutalı çok oldu. Bu yüzden tilkiyle edilen o veda, bir kitaptaki sıradan bir ayrılık sahnesinden çok daha fazlasıdır; insanın modern çağdaki o korkunç, kalabalıklar içindeki yabancılaşmasına ve kimsesizliğine atılmış ağır bir çentiktir. "İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez." İşte bu cümle, varoluşun en yalın ama kabullenmesi en zor gerçeğidir. Bizler, gözümüzle gördüğümüz etiketlere, kusursuz derecedeki yapaylıklara, unvanlara o kadar tapar olduk ki, bir gülün üzerine titremenin, ona şefkat ve emek vermenin yarattığı o eşsiz aidiyet hissini kaybettik. Bir çiçeği dünyadaki diğer milyarlarca çiçekten ayıran
İnceleme
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,7bin okunma
Filmlerden Daha Güzel
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Selam! Bu tatlış bi romantik komedi incelemesi. Öncelikle söylemeliyim ki "filmlerden daha güzel" kesinlikle bi gençlik kurgusu. İçinde sakıncalı diyebileceğim hiç bir şey yoktu öyle söyleyeyim ki argo kelime bile yok. Yaşınız küçükse de ortaokul vs rahatlıkla okuyabilirsiniz. Yaşınız küçük değilse belki sizi sıkabilir ya da çoluk çocuk aşkı okuyomuş gibi hissedebilirsiniz ama kötü anlamda değil çok tatlı ve masum bi aşktan bahsediyoruz. Fakat ben genelde yetişkinlerin hatta tercihen 30 yaşlarında yetişkinlerin aşklarını ve hayatlarını okumayı daha çok seviyorum. Ona rağmen gerçekten çok tatlıydı. Ana karakterimiz 5. sınıfta annesini kaybetmiş ve bu konudaki taze acısı, lisenin son yılında önemli olaylar okurken ve tüm arkadaşları ebeveynleri ile çevriliyken annesinin yanında olmamasının onda yarattığı ekstra boşluk, üvey annesi ile kafası karışık ilişkisi vs bana gerçekten geçti. Kalbimi kırdı. Annesinin yasını tutuş şekli bence güzel işlenmişti, onun gibi "tuhaf" giyinmesi, onun sevdiği filmleri izlemesi vs bir nevi onu yaşatma çabası aslında, yanında hissetme çabası... Romantik ilişki açısından ise enemies to lovers ve fake dating karışık bişeyler oluyor. Genel olarak Wes Bennet gerçekten çok tatlı bi ana erkek karakter. İlişkileri de çok tatlı idi. Tek sevmediğim kısım en sonda olan saçma sapan olay. Baloya davet kısmı. Romantik komedilerde her zaman böyle şeyler olmasından nefret ediyorum tam oldular sonunda diyorsunuz ve bam saçma bi yanlış anlaşılma ve iletişimsizlik sonucu her şey mahvoluyor. Kavuşmanın sadece son 5 sayfa olması fikrini kim buldu bilmiyorum ama ben gerçekten hoşlanmıyorum. Demek ki birileri seviyor :/ Ne olur biraz da mutlu ilişkilerini okusak... (öyle bi kitap biliyorsanız pls önerin) Neyse dediğim gibi böyle şeyler olunca kitabı kapatıp
Filmlerden Daha GüzelLynn Painter · Artemis Yayınları · 20251,927 okunma
Orta Dünya'nın Yaratıcısından, Dünyanın En Şefkatli Babasına
8/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2023 19. kitabı
J.R.R. Tolkien dendiğinde aklımıza hep o destansı savaşlar, karanlık lordlar, elfler ve Orta Dünya’nın o ağır, mitolojik dili gelir. Ancak Noel Baba'dan Mektuplar kitabının kapağını araladığınızda, karşınızda edebiyat tarihinin en büyük dehalarından birini değil; çocuklarının "büyüsünü" bozmamak için yirmi yılı aşkın süre boyunca her Noel'de oturup titizlikle mektuplar yazan, resimler çizen, kendi yarattığı karakterlerin kılığına giren şefkat dolu bir baba buluyorsunuz. Kitap, yazarın çocuklarına Noel Baba ağzından yazdığı mektupların bir derlemesi. Fakat Tolkien bu; sadece "Hediyelerini getirdim, uslu bir çocuk ol" yazıp geçmemiş. Kuzey Kutbu'nda devasa, eğlenceli ve bazen de kaotik bir evren yaratmış. Beceriksiz ama çok sevilesi Kuzey Kutup Ayısı'nın sakarlıkları, Kutup Ayısı'nın yeğenleri Paksu ve Valkotukka, evi basan goblinler, Ilbereth adlı elfin zarif notları... Tolkien, kendi yoğun akademik ve edebi hayatının ortasında, sadece çocuklarının yüzündeki o bir anlık tebessüm için koskoca bir dünya inşa etmiş. O mektuplardaki titreyen el yazılarını, çizimlerdeki detayı okurken insanın içinin sıcacık olmaması elde değil. Ancak kitabın beni en çok vuran yanı, arka planda usul usul işleyen o "zaman" kavramı oldu. Sayfalar ilerledikçe, yılların geçtiğini fark ediyorsunuz. Çocuklar büyüyor, bazıları artık mektup beklemeyecek yaşa geliyor. Tolkien'in son mektuplardaki o buruk, veda niteliğindeki satırları boğazınıza gelip oturuyor. Bir babanın, çocuklarının çocukluğuna veda edişini, o büyülü yılların ellerinden kayıp gidişini izliyorsunuz. Sadece fantastik bir kurgu okumuyor, çocukluğun ne kadar kısa, o saf inancın ne kadar kırılgan olduğuna şahitlik ediyorsunuz. "Benim adıma duyduğunuz sevgiyi ve o inancı kaybetmeyin." Peki bu sıcacık mektuplardan, bu yirmi yıllık
İnceleme
Noel Baba'dan MektuplarJ. R. R. Tolkien · Okuyan Us Yayınları · 2005156 okunma