Merve Yerlikaya, Çocuk Yasası'ı inceledi.
20 Şub 02:38 · Kitabı okudu · Puan vermedi

DİKKAT DİKKAT BU İNCELEME KİTABIN EN SEVDİĞİM KİTAPLAR ARASINA GİRİŞİNİN DELİLİ NİTELİĞİNDE GÖRÜLMELİDİR!!

Sitedeki birçok okuyan arkadaşımızın bu fikrime katılacağını düşünerek eğer kitap okumaktan Sonra ikinci güzel şey varsa o da kitap siparişi verirken kitap didiklemektir.Ben de son zamanlarda YKY’ye acayip takmış durumdayım.Manguelciğime dair hiçbir şey bilmezken Kelimeler Şehri kitabını sipariş verip üstüne bir de Ian Mcewan’ı eklemiştim.Epeydir kitaplığımdaydı uzun uzun bakıştık en son dedik ki bu işi bir resmiyete dökelim.Veee I Said yessss!!

Kitabın genel hatlarıyla Yüksek adalet divanı aile hukuku dairesinde ünlü ve başarılı hakim olan Fiona’nın etrafında geliştiğini arka kapağını okuyarak da öğrenebilirsiniz.Benim bahsetmek istediğim de bunlar olmayacak zaten.Kitapta geçen davalara ayrıca değinip aslında aile kurumunun çocuk üzerindeki etkilerine,bağnaz inançların insanları getirdiği noktalara,aslına bakarsanız bize hiç de uzak olmayan ülkemizde gayet gördüğümüz şeylere değinmek istiyorum izninizle.Size de böylece bizden olan ve çok naif bir yazarla karşı karşıya olduğumuzu göstermeliyim dedim.

DAVA 1:Anne ve baba kızlarının okulu konusunda fikir ayrılığına düşerler.Anne modern ve karma bir okulda eğitim almalarını isterken babası bağlı bulunduğu cemaatin inançları sebebiyle karma okulun çocukların kafasını karıştıracağını(Tahrik(!) olayının bu masumane ifade edilişi savunmadaki) aslında kadınların okumalarına da gerek olmadığını kendilerini yuvalarına adamalarını ifade ediyor.Karar metni ise oldukça manidar.Anne Lehine dava sonuçlanırken yeni idolüm Fiona hanımcığım kararı okurken kendisinin de bir kadın olduğuna ve içinde bulundukları davada bir kadın olarak onun ağzından çıkacak karara tabii olacaklarını dile getiriyor.Burada kendisine bir sürü alkış.Bir de kadınlar okuyup ne yapacak evine cocuklarına baksın diyen evrimleşememiş insan müsveddelerimiz size de çok tanıdık geldi dimiiiiii,evet evet aynı şeyleri düşünüyoruz.

DAVA 2 yi atlayıp izninizle direk dava 3 e geçmek istiyorum çünkü inançlarımızın bizi getirdiği noktalar insanı hayrete düşürecek cinsten.16 yaşında Adam isimli lösemi hastası bir gencin kan nakli olması gerekmektedir.Yehova Şahitlerinden bir anne babaya sahip olduğunu hemen belirtmek istiyorum.Ailenin inancına göre kan nakli Tanrının bahşettiği kanı kirletecektir.Acilen kan nakli olmazsa da Adam yani çocukları acılı bir şekilde ölecektir.Hastane ve ebeveynler arasında geçen dava Fiona’nın hakimin takdir yetkisini vicdanı ölcüsünde ne kadar doğru kullandığını bence hukuk uygulayıcılarına da çok net bir biçimde göstermiş bu kitapta.Adam’ın kan nakli olması yönünde karar verir anlayacağınız.Yani Tanrı’nın verdiği kanı kirletmemek için Tanrı’nın verdiği canın alınmasına göz yummak..Bilmiyorum ben anlamıyorum anlayanlar beri gelsin..

Tüm bunlar olurken terzi kendi söküğünü dikemez zaten hiçbir zaman dikememiştir.Acaba dikmiş midir? Fiona aile kurumuna yönelik kararlar alırken kendi evliliğinden de darbe yer? Acaba dışarda ahkam kesebiliyorken çok kolay bir şekilde kendi hayatımızda bu mümkün mü aynı şekilde? Bilmem okuyunca siz kararı verin.Okuyup birçok şeyi sorgulamak için Harika bir kitap.Şimdiden okuyacaklara keyifli okumalar :))

İngiltere'de modern kölelik: Ölüm cezasına dönüşen daha iyi yaşam vaadi
Timi Pepple daha iyi bir yaşam umuduyla İngiltere'ye geldi ve yanındaki parasının kısa süre içinde tükenmesinden sonra kendisini sokaklarda buldu. Bu çaresiz halinde, yardım için Londra'da yaşayan Nijeryalı topluluğundaki bağlantılarından yardım istedi.

28 yaşındaki Pepple "Bana yardım edeceklerini söylediler" diyor.

Timi Pepple daha sonra "patron" adını verdiği kişi adına çalışmak için İskoçya'nın Aberdeen kentine gönderilmiş.

Kimlik belgeleri elinden alınmış ve bir sürü başka Nijeryalı genç erkekle birlikte yerde uyuduğu bir evde kalmış.

Gündüzleri evi temizlemiş, akşamları ise bir gece kulübünün tuvaletlerini temizleyip, traş losyonu ve şeker satmış.

"Patron her gece gelir ve topladığımız parayı alırdı" diyor.
Timi'nin hikayesi, İngiliz Polisi'nin Nisan 2017'ye kadarki 12 aylık dönemde kayıtlara geçirdiği 2 bin 200'den fazla modern kölelik vakasından biri.

Bir önceki yıla göre yüzde 160'lık bir artış görüldü.

İngiltere'de kölelikle mücadele eden sivil toplum kuruluşlarına göreyse asıl sayı çok daha yüksek, 13 bini bulabilir.

Yardım kuruluşları Londra'nın "modern kölelikte büyüyen bir merkez" olduğu uyarısında bulunuyor ve çoğu kurbanın ülke dışından geldiğini söylüyor.

'Modern kölelik' cinsel istismar, borçlandırarak rehin alma, zorla çalıştırma, organ hırsızlığı, ev işlerinde kullanma, insan kaçakçılığı ve tüm yönleriyle köleliği kapsar.
İngiltere'nin modern kölelik yasası, 2015

Uluslararası çeteler
Köleliğe zorlanan insanları bulmak zor değil. Çevremizdeler, çoğunlukla hiçbir şey kazanmadan, araba yıkıyorlar, inşaatlarda, güzellik salonlarında çalışıyorlar.

Çoğu İngiltere'ye, inşaat sektöründe iş vaat edilen, dört çocuk babası Ekvator vatandaşı Jose gibi büyük umutlarla gelmiş.

"İşteki ilk günümde büyük bir ofisin tuvaletlerini temizlemeye gönderildim. Hep bunun geçici olduğunu söylediler ama haftalar geçti" diyor.

Jose diğer beş kişiyle birlikte aynı odada kalıyormuş. "Endişelenme, paraya ihtiyacın yok, karnını doyuruyoruz işte diyorlardı sürekli" diye anlatıyor.

Salvation Army yardım kuruluşundan Diane Payne giderek artan sayıda göçmenin "kandırıldığını, tuzağa düşürüldüğünü ve ticaretinin yapıldığını" söylüyor.

İnsan kaçakçılığı kurbanlarıyla ilgilenen Hestia adlı yardım kuruluşu, dünyanın her yanından gelen insanlara yardım ve destek sağladıklarını söylüyor.

Geçen yıl ele aldıkları vakaların yüzde 35'ini Arnavutluk, yüzde 17'sini Nijerya, yüzde 6'sını Vietnam, yüzde 5'ini ise Hindistan vatandaşları oluşturmuş.

Çin, Polonya, Romanya ve Pakistan vatandaşlarının da sık sık kurbanlar arasında yer aldığını söylüyorlar.

LONDRA'NIN MODERN KÖLELERİ
Kurbanların geldikleri ülkeler
1. Arnavutluk

2. Nijerya

3. Vietnam

4. Hindistan

5. Çin

Haberin Devamı için;
Kaynak: http://www.bbc.com/...=socialflow_facebook

şule uzundere, Fındık Kabuğu'yu inceledi.
05 Şub 00:31 · Kitabı okudu · 12 günde · Puan vermedi

Kitap Ağacı Adana grubumda aralık ayında okuduğumuz iki kitaptan biri Fındık Kabuğu idi. Sabit Fikir’in En İyi 50 Roman seçkisinde 41.sırada seçilen kitabı duymamış olabilirsiniz. Yazarın Çocuk Yasası daha çok bilinen kitabı, hatta gruptan kitabı okumuş arkadaşlara göre daha iyi olan kitabı. Ben yazardan sadece Fındık Kabuğu’nu okuduğum için karşılaştırma yapamayacağım.

Kitabın çok ilginç bir konusu var. Kitabımız anlatıcısı bir cenin. Anne karnındaki bir bebek. Annesinin babasını aldatıp amcasıyla aşk yaşadığının farkında. Konuşulan ve annesinin hissettiği her şeyin farkında. Annesi ve amcası, babasını öldürmeye çalışınca onlara engel olmaya çalışıyor. Bunu başarıp başaramayacağını da kitabı okuyarak öğrenebilirsiniz.

Ben kitabı sevdim. Yer yer çeviriden kaynaklandığını düşündüğüm anlamsız cümleler olsa da yazarın dili hoşuma gitti. İlginç bir konuyu akıcı şekilde ele almış. Özellikle yarısından sonra çok heyecanlı bir kitap oluyor Fındık Kabuğu. Cinayet işlenecek mi, yakalanacaklar mı, kaçacaklar mı merak ederken kitabın sonunu getiriyorsunuz.

2017’nin en iyi romanlarından biri sayılan Fındık Kabuğu’nu ben severek okudum. Umarım siz de seversiniz.

Roni Bayram, bir alıntı ekledi.
 22 Oca 07:25

Banyoda pijamalarını çıkarmış dururken bedeni boy aynasında komik görünüyordu. Bazı tarafları mucizevi biçimde büzülmüş, bazıları şişmiş. Alt kısmı daha ağır. Gülünç bir paket. Kırılabilir, Bu Taraf Yukarıya. Onu kim, niye bırakmasındı ki?

Çocuk Yasası, Ian McEwanÇocuk Yasası, Ian McEwan
Eda Arda Ylmz, Çocuk Yasası'ı inceledi.
20 Oca 18:13 · 9/10 puan

Çocuk Hakları Mahkemesi hakimi Fiona’nın ,inançları doğrultusunda ölümü seçmiş bir çocuğun herşeye rağmen kan naklinin yapılıp kurtulmasına vesile olduktan sonra yaşadıkları ve kitabın sonundaki kaçınılmaz ölümün sebebi olması etkileyiciydi.Tavsiye ediyorum okumanızı.

Eda Arda Ylmz, bir alıntı ekledi.
20 Oca 15:02 · İnceledi · 9/10 puan

Bence büyük şairlerin hepsi acı çekmek zorunda.

Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 81 - YKY)Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 81 - YKY)
Rojda kaya, Çocuk Yasası'ı inceledi.
 20 Oca 10:37 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir hakimin 18 ine birkaç gün kalmış bir çocuğun ölmek üzere iken din nedeniyle tedavi kabul etmemesi sonucu karari mahkeme versin diye hastanenin açtığı bir davayla başlıyor (fiona) bu kararı çocukla görüştükten sonra veriyor bu görüşme her ikisinide büyük oranda etkiliyor ve Sonu gerçekten şaşırtıcı ilerliyor lokma lik 1 günde okunacak bir kitap

Eda Arda Ylmz, bir alıntı ekledi.
19 Oca 21:30 · İnceledi · 9/10 puan

Kan,her canlının minnet duyması gereken hayat armağanıdır.

Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 58 - YKY)Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 58 - YKY)
Eda Arda Ylmz, bir alıntı ekledi.
19 Oca 15:38 · İnceledi · 9/10 puan

Dünyaya düzgün biçimlenmiş uzuvlarının hepsi yerli yerinde gelmek,acımasız değil sevgi dolu bir anne babanın evladı olmak,coğrafi ya da toplumsal tesadüfler sayesinde savaştan ya da yoksulluktan kurtulmuş olmak tamamen şansa bağlıydı.

Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 29 - YKY)Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 29 - YKY)