"Bir zamanlar, insanlar düşünme işini makinelere devretmiş, böylece özgürleşmeyi umut etmişlerdi ama bu, makinelere sahip başka insanların onları köleleştirebilmesine yol açtı sadece."
Arminuta 13 yaşında sevgiyle, imkanlarla, şehirde büyütüldüğü ailesinin yanından ayrılır ve biyolojik ailesinin yanında yaşamaya başlar. Ona söylenen yalanlar, saklanan gerçekler, Arminuta’nın sefalet içinde yaşamaya uyum sağlamaktan başka çaresi yokken yine de sürekli bir gün geri döneceğini umması.
Kız kardeşiyle ilişkisi ve kız kardeşi mükemmeldi! Annelerin onun hayatındaki duruşları, karakterleri çok gerçekti.
Babaların varken yokluğu, erkek kardeşlerin bir evde nasıl konumlandığı, komşular dahi olması gerektiği yerde olacak kadar gerçekti.
Okuldaki öğrenciler, öğretmenin her hareketi. Ne eksik ne abartı. Şehirdeki arkadaşı, onun ailesi, liseye başladığında yanında kaldığı aile.
Boş hiçbir karakter yok, hepsinin gerçek olduğuna o kadar ikna oldum ki büyük büyük olaylar durumlar tepkiler olmadan bir hayattan kesit gibiydi her bölüm.
Arminuta’nın sakin yapısı, pasif agresif tepkileri ve on üç yaşında maruz kaldığı arada sıkışmışlıkla aslında hiçbir yere ait olmayışı içinde kız kardeşlerin birbirine sığınması kitapta en sevdiğim şeydi sanırım.
Neredeyse bir Elena Ferrante anlatısı ama daha vanilya tarzda.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,141 okunma