10/10
·32 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
Pöti, küçük bir bisküviydi. Sonra arasına lokum kondu ve lokumlu bisküvi oldu. Ama bir süre sonra lokumlu bisküvi olmak ona yetmedi. Başka şeyler olmak istedi. Çörek oldu, lolipop oldu, kek oldu... Fakat hiçbirinde aradığı mutluluğu bulamadı. Bunun üzerine sürekli yeni şeyler denedi; okudu, gezdi, resim çizdi, yüzdü, sörf yaptı ve daha nicelerini... Bir gece yıldızlara bakarken önemli bir gerçeği fark etti. Sevincini başkalarıyla paylaştığında, sevgisine ortaklar bulduğunda, dünyayı keşfetmeye devam ettiğinde ve her gün bir adım daha ileri gittiğinde aslında olmak istediği kişiye biraz daha yaklaşıyordu. Ve anladı ki; kendin olabilmek, gelişmeye devam etmek ve yolculuğun tadını çıkarmak her zaman yeterliydi. Hikâyenin sonunda yer alan "Ebeveyne Notlar" bölümü de oldukça dikkat çekici. Yeterlilik nedir, nasıl güçlendirilir? Değişim nasıl kucaklanır? Akış nedir? Özsaygı nasıl desteklenir? gibi pek çok soruya anlaşılır ve yol gösterici cevaplar sunuyor. Hem çocukların keyifle okuyacağı hem de ebeveynlerin üzerinde düşüneceği sıcacık bir kitap olmuş.
Mutlu ve Yeterli PötiBrenda S. Miles · The Kitap Çocuk Yayınları · 20264 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 17:34
OL MA DI Kamera bir anda okulun “Mean girl”lerine yönelir. Hani şu çevrelerindeki herkesten farklı görünen; güzel, zengin, kusursuz ve adeta bir bebek gibi özenle yaratılmış kızlara. Korku filmlerinde, gençlik dizilerinde ya da herhangi bir popüler kurguda bu kız grubunun hiç de güven vermeyen bir yapıya sahip olduğunu biliriz. İnsanlar onların çevresinde olmak ister ama hikâye ilerledikçe genellikle en karanlık sürprizlerin onların arasından çıktığını görürüz. Aslında bu, kurgunun en temel ve en zayıf şaşırtma yöntemlerinden biridir. Bir böcek görünce çığlık atacak kadar kırılgan görünen karakterlere cinayetler işletmek, onları karanlık ve kanlı olayların merkezine yerleştirmek yıllardır kullanılan bir anlatı tekniğidir. Mona Awad’ın Tavşan adlı romanı da tam olarak Dark Academia diyebileceğimiz bir atmosferde geçiyor. Romanın başkahramanı Samantha, Warren Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık eğitimi alan bir öğrenci. Samantha bulunduğu çevrede eğreti duran bir karakter; oraya ait değil. Bu aidiyetsizlik hissini özellikle ‘’Tavşanlar’’ üzerinden görüyoruz. Kitabın ‘’Mean Girl’’leri birbirlerine Tavşan olarak seslenirler. Türkçeye çevriminde kulağı tırmalasa da İngilizce aslı ‘’Bunny’’ oldukça sempatik bir artikülasyon yaratıyor. Ne demiştik? Bu tür karakterler kurgulanırken genellikle bir bebek gibi tasarlanırlar: zararsız, şirin, tatlı ve sempati uyandıran figürler olarak karşımıza çıkarlar. Tam da bu yüzden onların içinden çıkan karanlık taraf okur üzerinde daha büyük bir etki yaratır. Eğer Samantha’nın bu karakterleri kendi zihninde yarattığını, hatta onları birer kurgu karakter olarak inşa ettiğini kabul edersek romandaki bazı detaylar daha anlamlı hâle geliyor. Karakterlere sürekli bebeksi kıyafetler giydirmesi, saçlarını çocuklar ya da porselen bebekler gibi
TavşanMona Awad · İthaki Yayınları · 2024750 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mektup! ya gönderilseydi?
6/10
·106 syf.··
2026 18. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 19:10
Franz Kafka'nın otobiyografi kitabı olarak da değerlendirilen, babasına yazdığı ama ulaşmayan hem kendi iç dünyasını hemde babasına yüklediği değerleri ve bunun gölgesinde kalan hayatının yanı sıra, evlenme girişimini haber vermek için kaleme aldığı mektubu... Açıkçası kitabı okurken Franz Kafka'nın ne kadar derin ne kadar bir çok şeyi içinde yaşadığını görüyoruz. Franz Kafka'yı Kafka yapan da budur. Lakin, ben Franz Kafka'ya hak verdiğim kadar babasına da hak verdim. Babasına kızdığım kadar Franz Kafya'yı da suçladım... Kuşak çatışması.. Coğrafi, idoloji, din ve kültür ne olursa olsun her dönemde kendini gösteren bir gerçek. Evet büyüklerimiz çoğu zaman öngörülü Franz Kafka'nın babası gibi ama çoğu zaman da bir sevgiyi çocuklarından mahrum edecek kadar da geri kafalı bir tutum takınabiliyor. Fakat gençlikt, en az kuşak çatışmasını körükleyen deli dolu bir kan taşır. Bu hikayede benim için en büyük eksiklik iletişimsizlikti. Bazen çocuklar farkında olmadan çörek otu tanesi kadar bir anıyı konuşamadıkları içselleştirip, büyürken o minik sorunu da kendileriyle birlikte büyütebiliyorlar. Belki çok değersiz 1 saat sonra unutulacak o anı bir veba misali ömürleri boyunca sırtlarında kambur gibi taşımak zorunda kalıyorlar. Kitabı okurken En çok şunu merak ettim. Ya bu mektup babasına ulaşsaydı? Belki o zaman Kafka bu kadar eksik hissetmez bir şeyleri susarak büyüttüğünün farkında olabilirdi. Belki de babası yanlışını idrak eder sivrilerini törpüleyebilirdi. Ama o zaman da biz Franz Kafka'yı tanımamış olabilirdik. Çok ilginç değil mi? Babasının Kafka olarak bile görmediğini düşündüğü Franz, şimdi kaç kuşak sonra Kafka eserleri ile anılıyor. Anlaşılmamak, duyulmamak ve konuşamamak... bir yazarın en büyük kalemi olabiliyor..
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254,1bin okunma
9/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
sllloooowwwww burn olmasına rağmen kendini keyifle okutan bir kitaptı. shelly duvarlarını indirdikçe ben rahatladım. ama sınıfın palyaçosu cliff aslında içten içe nasıl bir öz değersizlikle savaştı ve kazandı bunu daha detaylı okumak isterdim. sadece kadın karakterin gelişimini okuduk gibi oldu. kızlar çok sevimlilerdi ikisine de bayıldım. kitap boyunca canım hamur işi ve tarçınlı çörek çekti. son olarak da rocket sen harika bi köpüşsün yerim suratını
Yeter Ki Sen Mutlu OlJulie Olivia · Martı Yayınları · 202627 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 30. kitabı
Merhaba Küçük Kâşif! Ben Cesur, sizlerle birlikte bu kitapta bitkiler âleminin kapılarını aralayacağız. Ama dikkat, bildiğin her şey sayfaları aralayınca tepetaklak olabilir! Eğer bitkileri sadece yemyeşil yapraklar ve güzel kokulu çiçeklerden ibaret sanıyorsan, seni bambaşka bir dünya bekliyor. Bitkiler Dünyası Tepetaklak, Ebru Alpay tarafından kaleme alınan ve resimlenen, Ötüken Yayınlarından basımı yapılan, 88 sayfadan ibaret çocuk kitabı. Bitkilerin görselleri, nerelerde yetiştiği, genel özellikleri, faydaları ile ilgili kısa bilgiler verilmiş. Hangi bitkiler derseniz; Isırgan otu, Venüs sinekkapanı, ballıbaba, yaşayan taş, gökkuşağı, kardelen, ters lale, çörek otu, ananas, ejder meyvesi, ceset çiçeği, kahve ağacı, safran, karahindiba, canavar otu, şeker pancarı, kakao ağacı, eşek hıyarı, lotus, sapan orkidesi, siyah yarasa çiçeği, rambutan, baobab ağacı. Son bölümde; bunları biliyor musunuz, etkinlik alanı, botanik sözlük mevcut. Çocuklarımızın, bitkileri tanımaları yönünde güzel bir kitap olmuş. Yaşayan taş öyle sabırlı ve dirençlidir ki, bir taş gibi hiç kıpırdamadan yarım asra yakın sürede aynı yerde yaşayabilir. Kardelenler, kendi ısısıyla toprağı ısıtabilen nadir bitkilerdendir. Ananasın içinde bromelain adında özel bir madde vardır. Bu madde, yiyeceklerdeki proteini yani " eti" parçalayabilir. Safran, insanlar sayesinde yaşamını sürdüren özel bitkilerden biridir. Çünkü genetik yapısı diğer birçok bitkiden farklıdır. Bu yüzden doğada kendi kendine tohumla çoğalamaz. Ancak insanlar onu soğanlarını ayırarak çoğaltır. Domates ve onun gibi salatalık, biber, kabak ve patlıcan hep 'sebze' sanılır. Ama işin aslı bambaşka! Çünkü içleri tohum dolu. Yani aslında hepsi birer meyve.
Bitkiler Dünyası TepetaklakEbru Alpay · Ötüken Çocuk Yayınları · 20267 okunma
4/10
·296 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 20:22
Hellooo Sizlere okuması kolay olacakken esas kızın bencilliğiyle saç baş yolduran bir kitap getirdim. Karakterimiz Kate Smith ama biz onu daha çok gereksiz bir şekilde Mercedes Lee Loveletter olarak okuyoruz. Kendisi bir yazar ve kurgu yazmakta tıkandığı bir anda ilham perileri onu en olmadık yerde arabasını bıraktığı tamirhanenin kafeteryasında buluyor. O kafeteryada oturabilmek için hastalıklı derecede kendi arabasını, ailesinin ve arkadaşlarının arabalarını oraya götürüyor ve günlerce bedava kahve ve çörek eşliğinde romanını yazıyor. Fark edilmeyeceğini düşündüğü anda ise Miles'a yakalanıyor. Ama kız o kadar arsız ki bir baktık Miles'ı kitabı için kullanmaya başlamış bile. Üstüne bir de saçma derecede yalanlar söylüyor. Mesela eski sevgilisiyle aynı evde yaşadığını söylemek yerine gereksiz bir yalanla olayın üstünü örtüyor. Ama en büyük yalanı ismini gizleyerek söylüyor. Miles ise uzun süreli ilişkisinden yeni ayrılmış. Kıskanç ve sahiplenici bir tip. Yaşadığı sıkıntılı ilişkiden sonra biraz güvensiz ve ciddi ilişkilerden uzak yaşamak istiyor. Bu tercih Kate/Mercedes'e kadarmış. Off kızın yalanlarını bu kadar çabuk affetmesini kabullenemiyorum. Keşke biraz burnunu sürtseydi! Kate'in ayrılmalarından çok ilham perisini kaybettiği için üzüldüğüne eminim ama ispat edemem. Baştan sona Miles'ı çok güzel kullandı. Miles da buna izin verdi. Eh alan razı veren razı bize diyecek söz yok! Seri beş kitaplık bir seri ikinci kitap Sam'ın hikayesi. Merak etmedim desem yalan olur. Yinede alır mıyım almaz mıyım hiç emin değilim. Öneri kısmında ise romantik kitap kıtlığımız olduğunda yani yoklukta okunabilir ama waaow mutlaka alın diyeceğim bir kitap değil maalesef.. İster alın OKUYUN ve OKUTUN karar sizde KitapRüyasından Sevgilerle
Benimle BekleAmy Daws · Ren Kitap · 202674 okunma