10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Gerek geleneksel gerekse de modern anlayış dilin gerçekliğini taşıyan altyapı, apriori olarak şair de var görünüyor. Her şiire kafa yorulacak ve aynı zamanda izi sürülecek bir boyutta olduğunu düşünebiliriz. “Aydınlanma, kişinin kendi aklını kullanmaya cesaret etmesidir” diyen Kant’ın sözüne kadar götüren bir inşa halidir bu. Sonuçta şiir çok geniş bir alana karşılık gelmektedir. Hayattan, düşten ve kurgudan beslenen çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Bu geniş çerçeve de denilebilir şair, anlatımlarıyla daha mücerret bir cihette yol almaktadır. Edebiyatta, sanatta şiirin öznelliğiyle farkını göstermektedir. İlkay Coşkun
KöseğiUlaş Konuk · Çıra Yayınları · 20253 okunma
Ben, benim!!
Puan vermedi·148 syf.··
2026 23. kitabı
·
1780 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:49
Siddhartha, modern insanın bitmek bilmeyen "Ben kimim?" ve "Hayatın anlamı ne?" sorularına verilmiş naif ama çok güçlü bir cevaptır. Kitap bize hayatın doğrusal bir hat değil, bir nehir gibi kıvrımlı, bazen coşkun bazen durgun bir süreç olduğunu hatırlatır. ​Hermann Hesse, Siddhartha’nın şahsında okuyucuya şu fısıltıyı bırakır: Kendi yolunu çizmek zorundasın. Hatalarınla, günahlarınla, arayışlarınla sen, sensin. Ve aradığın o nihai huzur, uzak bir öğretide değil, nehrin sesinde; yani kendi içindeki akıştadır. ​"Dünyayı olduğu gibi kabul etmek, onu sevmek ve ona ait olmaktan gurur duymak... İşte nehrin bana öğrettiği budur."
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·228 syf.··
2018 116. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2018 00:00
#üçbüyükusta nın yaşam öykeleri, tarzları, yaklaşımları, edebi dehaları var bu kitapta. #balzac topluma, #dickens aileye, #dostoyevski bireye hitap etmiş, #stefanzweig ise müthiş analiziyle, anlatımıyla harmanlayıp bizimle buluşturmuş. Farklı bir anlatım olsaydı, okuyabileceğimden emin değildim açıkcası. Sığdırabildiğim ölçüde bu üç büyük ustayı, Zweig gözünden özetlemeye çalışacağım alıntılarla. Balzac: Tek bir eseriyle değerlendirilmek istemiyor, tersine bir bütün olarak, dağları ve vadileriyle sınırsız uzaklıklarıyla hain uçurumları ve coşkun çağlayanlarıyla birlikte bir manzara gibi değerlendirilmek istiyor. Bütün romanları bitirebilseydi, erişilmezliği yüzünden kendisinden sonra gelenler için bir dev, korkunç bir engel halini alırdı. Dickens: On dokuzuncu yy'da, dünyanın hiç bir yerinde bir yazar ve halkı arasında bu derece sıkı bir gönül ilişkisi kurulamadı. Dickens dindar ve saygılı oluşuyla herşeye karşı iyilik sever bir hayranlığı, sürekli bir coşkusu, bir sevinci vardı. Bu burjuva dünyasında, yoksulluk eviyle arasındaki orta tabaka da kalmayı tercih etmişti. Sadece yalın insanların yanında kendini rahat hissediyordu... Dostoyevski: İlk bakışta sınırları belli bir eserle, bir yazarla karşı karşıya olduğu sanılır, ancak bir süre sonra sınırsız bir şey çevresinde dönen yıldızları ve bambaşka müziği olan bir evren keşfedilir. Hayal ve yakıcı berraklıkta ki gerçeklik arasında durur onun dünyası. Yaşamla ölüm, dehayla çılgınlık arasında gidip gelir...
Üç Büyük UstaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20256,3bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 8. kitabı
Bazı kitaplar olaylarıyla, bazıları ise hissettirdikleriyle akılda kalır. Tolya Bekçisi benim için ikinci grupta yer alan eserlerden biri oldu. Kitap boyunca dostluk, sorumluluk ve insanın kendi iç dünyasıyla verdiği mücadele etkileyici bir şekilde işleniyor.Kısacası Tolya Bekçisi, hem duygusal yönü güçlü hem de okuyucuya çeşitli dersler çıkarma fırsatı veren bir kitap. Farklı hayatlara tanıklık etmeyi ve karakter odaklı eserleri sevenlere tavsiye ederim.
Tolya BekçisiEsra Avgören · Damla Yayınevi · 20158 okunma
9/10
·144 syf.··
2026 29. kitabı
Emine Erdem Alpyürek kitabındaki hikayeleri iki kısma ayırmış Gönül Kışı ve Gönül Yazı . Yirmi tane kısa öyküsünde ilk bölümün en dikkat çeken öyküleri Akıntı, Tünel ve Kabuk. . Zehra ısınamıyor bir türlü. Ocağın dibinde eli belinde motifiyle dokunmuş dasdarın üzerinde bağdaş kurmuş, ellerini ateşe uzatıp duruyor. Mangalın üzerinde fokurdayan taze kekik çayından bir fincan daha dolduruyor kendisine. sayfa 13 . İkinci bölümde ilk dikkatimi çeken öyküler sırasıyla Nasıl Bilirdiniz?, Yasa İçi Örgüt ve Son Bir Kahvaltı. . O güne kadar Ayla'nın kedilerine ses etmeyen Coşkun Bey, bu hücum karşısında ayaklanıp elini kolunu sallayarak yıllardır etmediği sitemi sıralayıverdi. sayfa 106 . Her öyküsünde ayrı bir tat var nerede biteceğini heyecanla bekliyorsunuz. Bittiğinde acaba devamı nasılsın olur diye kafanızın içinde kirk tilki dolaşıyor. . Adayların hepsi istifa etmiş. Hiç işinden kovulan, ya da affedilen yok. Allah için bir tanesi de patronla anlaşamadık desin - ki %90'ı kavgalı ayrılmış, sonradan öğreniyorum. Ya da biri de ücret az geldi, gözüm yükseklerde desin. sayfa 126 . Ruhumun Aynası @edebiyatistyayinevi @erdemalpyuruk #ruhumunaynasiileokuyoruz #buradaherkestanıdık
Burada Herkes TanıdıkEmine Erdem Alpyürük · Edebiyatist Yayınları · 20254 okunma
Kronolojik Anlatımıyla İlk 10’uma Giren Muhteşem Kitap
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 19:08
Kurtuluş Savaşı ve Atatürk üzerine çok sayıda kitap okumama rağmen, bu eser bana Milli Mücadele’nin başlangıcına farklı bir açıdan bakma imkânı verdi. Genellikle Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı ön plana çıkarılırken, Alev Coşkun bu tarihten önceki hazırlık sürecini ayrıntılarıyla ele alıyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken nokta, Mustafa Kemal’in olayları anlık kararlarla değil, uzun vadeli bir planlama ve stratejiyle yönettiğinin ortaya konulması oldu. İstanbul’un işgal altında olduğu son derece zor şartlarda yürütülen görüşmeler ve hazırlıklar, Samsun’a çıkışın aslında aylar süren bir çalışmanın sonucu olduğunu gösteriyor. Yazarın belgelere dayanarak anlatım yapması kitaba güvenilirlik katıyor. Bazı bölümlerde yoğun tarihî ve siyasi bilgiler nedeniyle okuma temposu yavaşlasa da, konuyu derinlemesine anlamak isteyenler için bu durum bir eksiklik değil, aksine bir zenginlik oluşturuyor. Kitabı bitirdiğimde, Milli Mücadele’nin sadece cephede verilen bir mücadele olmadığını, aynı zamanda büyük bir diplomasi, sabır ve hazırlık sürecinin ürünü olduğunu daha iyi anladım. Cumhuriyet tarihine ilgi duyan herkese tavsiye edebileceğim, düşündüren ve yeni bakış açıları kazandıran bir eser olduğunu düşünüyorum. Alev Coşkun Samsun’dan Önce Bilinmeyen 6 Ay
İnsan ve Toplum
Samsun’dan Önce Bilinmeyen 6 AyAlev Coşkun · Cumhuriyet Kitapları · 2011191 okunma