6/10
·184 syf.··
2025 25. kitabı
Yıllardır hepimizin her yerde gördüğü o kült eser. Nedenini bilmiyordum ama Petey, Çizgili Pijamalı Çocuk ve Şeker Portakalı bana hep aynı hissi verirlerdi. Çizgili Pijamalı Çocuk ve Şeker Portakalını okuduğum için şimdi sebebi anlıyorum. İkiside birer çocuğun hüznünü anlatıyor. Şeker Portakalını, ÇPÇ'ye nazaran daha kötü sonla biten ve psikolojik olarak bir tık daha ağır bir kitap zannederdim ama aksine tam tersiymiş. Kitabı sevdim ama neden bu kadar abartıldığını ve her yerde neden bu kadar çok gördüğümüzü anlamadım doğrusu. Evet ortada çocuğa yapılan bir şiddet var ve ölçüsüzce bir şiddet var. Çocuğun tutunduğu bir dal var ve o dal da elinden kayıp gidiyor. Ondan sonra çocuğun yaşadığı o yıkılma muazzam bir şekilde anlatılmış. Ama benim için bu kadar. Zaten ilk 50 sayfa falan ne okuduğumu da çok anlamadım. Yanlış kitabı mı okuyorum falan diye düşündüm. Kısacası beni çok etkileyen bir kitap olmadı.
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,4bin okunma
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2024 43. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2024 14:52
Çizgili Pijamalı Çocuk romanının kahramanı Bruno’nun ablası Gretel anlatıyor Artık Hiçbir Yer Ev Değil’i. Babası Auschwitz kumandanı olduğunda 12 yaşında olan, 1 yılını kampta geçiren, kardeşinin ölümüyle ilgili derin bir suçluluk duygusu yaşayan, savaş sonunda 16 yaşında annesiyle Paris’e kaçan Gretel’in hayatının anlatıldığı bir roman. 92 yaşındaki, kocasını yıllar önce kaybetmiş, Gretel Fernsby Londra’da, Hyde Park yakınında bir binada yaşamaktadır. Alt kat komşusu ölünce daireye yeni bir aile taşınır. Binada hayat değişmeye başlar. Karısına ve oğluna şiddet uygulayan ünlü bir film yapımsıcısı alt kat komşusu ve onun 9 yaşındaki oğlu Henry Gretel’i geçmişe götürürken biz de hikayedeki paralellikleri görüyoruz. Bu arada Gretel bize hayatının belli kesitlerini anlatmaya başlıyor. Hikaye 2022 Londra, 1946 Paris, 1953 Sydney ve 1953 Londra’sında geçiyor. Çizgili Pijamalı Çocuk ve Auschwitz’le ilgili anıların detaylarının yer aldığı iki ara bölüm daha var. Gretel yeni bir hayat kurmaya çalışırken suçluluk duygusu ve geçmişten gelen hayaletler yakasını bırakmaz. Sonunda Londra’da hayatını kurar ama suçluluk duygusu ve yas tüm yaşamına hakim olur. Yazar kitabın konusundan bağımsız olarak üç temaya dikkat çekiyor. Suç ortaklığı, suçluluk duygusu ve yas. Gretel önceleri Auschwitz’te olanları değiştiremeyeceğini bilip sadece çocuk olduğunu vurgulasa da, savaştan sonra, Paris, Sydney ve Londra’da (1953) yaşadığı travmalar suçlu olduğu hissini pekiştiriyor onda. Bu konuda tarafım belli; Gretel bir çocuk ve savaş sonrası teslim olsaydı bile Nurnberg Mahkemeleri sayesinde haksız bir şekilde hayatı biterdi. Savaşı yaşayan hiçbir çocuk böyle bir geleceği haketmez. Auschwitz ve ÇPC hatırlatmaları ile de Bruno’nun ölümüyle ilgili yaşadığı suçluluk duygusunu öğreniyoruz. Aslında
Artık Hiçbir Yer Ev DeğilJohn Boyne · Delidolu Yayınları · 2023977 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Tren Burdan Geçmiyor”sa
Puan vermedi·255 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
Tren Burdan Geçmiyor Sevinç Çokum “Böyle yitik değildi eskiden Çıkardı karşınıza olmadık yerde Upuzun bir tren… El sallardınız Hiç görmediğiniz yüzlere Öylesine bizden”[1] İnsan, yaş aldıkça hayat mı yavanlaşıyor, yoksa dünya mı renklerini giderek yitirmekte? Sanırım ikincisi… Dostluk, sevgi, arkadaşlık gibi manevi değerler eskisi gibi değil artık. Teknoloji, yaşamımıza hakim olduğundan beri hayatımız da yavanlaştı sanki. Çıkar ilişkileri, daha bir ön planda… Yanlış kentleşmenin, Batılılaşmanın yani abukizmin kurbanı mı olduk acaba? Bu açıdan baktığımda “Tren Burdan Geçmiyor?” tüm bunları bir kez daha sorgulamama neden oldu diyebilirim. Tren Burdan Geçmiyor’sa artık burada insanların kavuştukları ya da kavuşmak ümidiyle birbirlerine mendil salladıkları istasyonlar da yok olmuş demektir. Bu yıl benim açımdan biraz da Sevinç Çokum yılı olacak gibi. “Gülyüzlüm”, “Lacivert Taşı”, “Çok Yapraklı İlişkiler”, “Tren Burdan Geçmiyor”. Okuduklarım şimdilik bunlar. Okuyacaklarım da kitaplığımda sırasını bekliyor. Gülyüzlüm, yazarla tanışma kitabıydı benim için, Tren Burdan Geçmiyor ise yazarın Abukizm felsefesiyle tanışmama vesile oldu. Sokak şairi Sonsuz, seramikçi kız Simay, inandığı doğrulardan ödün vermeyen gazeteci Nüzhet Fermanlı ve gözünü yükseklere diken hırslı gazeteci Aysan’la bizleri medya dünyasının içine alan bir İstanbul romanıydı Tren Burdan Geçmiyor. Şimdi kitaba bakıyorum da birçok satırın altını çizmişim. Altını çizdiklerimden “Arabesk, Doğululaşma ise abukizm, çarpık Batılılaşma sayılabilir miydi”, cümlesi “abukizmi” ve kitabın özünü en iyi tanımlayan ifade bana göre. Daha kendi köylülüğünü tanıyamadan büyük şehrin varoşlarında kaybolan ve manolyayı şiirlerden, romanlardan bilen Sırrı Düzgün namıdiğer Sonsuz’u ve Sonsuz gibileri bu cümle, çok iyi tanımlıyor aslında.
Edebiyat & Roman
Tren Burdan GeçmiyorSevinç Çokum · Kapı Yayınları · 201481 okunma
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2023 34. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2023 21:21
Çizgili Pijamalı Çocuk'u bu kitap çıktıktan sonra okudum. Yani çok ama çok geç. O eseri okuyunca ne kadar müthiş olduğunu fark edip şok olmuştum. Devam kitabı olması ise teselliydi. Gretel'in hikâyesini, yani ÇPÇ'taki en uyuz karakterin hikâyesini anlatıyordu ama olsundu. Nereden bilebilirdim ki Gretel'i çok seveceğim.. John Boyne bunu başarmış. Çizgili Pijamalı Çocuk gibi bir klasiği yazmış bir yazar olarak bence onun bile önüne geçmeyi başarabilecek kadar üst düzey bir devam kitabını, her ne kadar aklında olsa da pandemi sayesinde sahip olduğu zihin ve zaman boşluğunda yazmış. Tebrik edilesi. Eser konu olarak, ilk kitaptaki umutsuz vakamız Gretel'in, hitler savaşı kaybettikten sonra annesiyle birlikte sürgün bir şekilde Fransa'da hayata tutunmaya çalışmasıyla başlıyor, oradan Sidney ve oradan da Londra(1953) rotasında bir yaşam sürüyor. Gittiği her yerde birtakım zorluklarla karşılaşıyor ve isim değiştiriyor. Sonuçta dünyanın gündemindeki bir olayın başrollerinden birinin kızı. Kitap bu yolculukları konu alırken sürekli anlattığı bir zaman dilimi daha var. Bu da 2022 Londra'sında 91 yaşındaki Gretel'in yaşlılık dönemi. Bu hikâye de diğerleriyle paralel şekilde gelişmeye devam ediyor. Orada da ilginç şeyler olduğu için orayı da beğendim. Ayrıca kitabın sürekli bu zamanlar arasında bölümler aracılığıyla atlıyor olması hem merak duygusunu kamçılıyor hem de bir es verip zihninizi temizlemenizi sağlıyor. Okuma keyfini de oldukça arttırıyor. Kitap tam bir ustalık eseri. Ben John Boyne okumamıştım daha önce. Bu ikinci kitabı oldu ve diğer tüm kitaplarını aldım. Bana rüştünü ispat etti. Tavsiyelik bir durumu yok. Hayvan gibi iyi kitap. Okuyun pişman olmazsınız.
Edebiyat
Artık Hiçbir Yer Ev DeğilJohn Boyne · Delidolu Yayınları · 2023977 okunma