Mazlum İlhan

Mazlum İlhan
@crazymanpower
Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.
Video içerik üreticisi - Etkinlik Organizatörü - Dijital Pazarlama (SEO, PPC)
İzmir / Balçova - Kuşadası
Hatay / İskenderun, 12 Eylül 1999
229 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Yaşamı Keşif Yolculuğu Olarak Görmek
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 152. kitabı
Hayat, çoğu zaman gözümüzün önünde duran ama fark etmediğimiz küçük mucizelerle doludur. Theodore Zeldin, Hayatın Gizli Hazları kitabında, insanın bu farkındalığı nasıl kazanabileceğini, sıradan anların içinde gizli güzellikleri nasıl görebileceğini ustalıkla gösterir. Zeldin’e göre mutluluk, büyük olaylarda değil, küçük ve görünmez anlarda gizlidir. Kitap, okuru günlük yaşamın detaylarına dikkat etmeye davet eder. Bir kahve sohbetinde, bir dostun bakışında, sabah güneşinin pencereye vurmasında… Her şey, fark edildiğinde anlam kazanır. Zeldin, bu küçük hazların hayatın enerjisini yükselttiğini, insanın ruhunu beslediğini anlatır. Zeldin’in yaklaşımı aynı zamanda insan ilişkilerini de merkezine alır. İnsan, sadece kendi dünyasında değil; başkalarının yaşamlarına dokunduğunda da hazları keşfeder. Bir dinleyici olmak, bir merak duygusuyla yaklaşmak, empati göstermek… Bu basit ama derin davranışlar, hayatı anlamlı kılar. Kitap boyunca okur, kendini yavaşlamaya, dikkat kesilmeye ve küçük güzellikleri fark etmeye davet edilmiş hisseder. Zeldin, yaşamı bir yarış veya baskı olarak değil; keşif, merak ve sevinç yolculuğu olarak sunar. Bu perspektif, okuyucuya hem huzur hem de içsel zenginlik kazandırır. Hayatın gizli hazları, görünmezdir; ama onları görebilenler, her anın kıymetini bilir ve dünyayı daha canlı, daha derin bir şekilde deneyimler.
Hayata Dair
Hayatın Gizli HazlarıTheodore Zeldin · Ayrıntı Yayınları · 2019335 okunma
Reklam
Zorlukları Anlamak ve Dönüştürmek
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2025 151. kitabı
İnsan, hayat boyunca çeşitli savaşlar verir. Ama Doğan Cüceloğlu’nun Savaşçı kitabında anlatılan, fiziksel değil; ruhun ve zihnin verdiği savaşlardır. Her birey, kendi içindeki korkularla, kaygılarla ve yetersizliklerle savaşırken, bazen zafer kazanır, bazen de ders çıkarır. Cüceloğlu, bu içsel mücadeleleri derinlemesine işler ve okuru hem tanık hem de yol arkadaşı konumuna getirir. Savaşçı, teslim olmayan, yenilgiyi bir öğrenme fırsatı olarak gören kişidir. Kitapta anlatılan karakterler, zorlukların karşısında durmakla kalmaz; onları anlamaya, çözmeye ve dönüştürmeye çalışır. Cüceloğlu, insanın karşılaştığı zorlukları yalnızca engel olarak değil, aynı zamanda olgunlaşma ve güçlenme fırsatı olarak görür. Kitapta öne çıkan bir başka tema da farkındalıktır. Savaşçı, kendi duygularını, düşüncelerini ve motivasyonlarını tanıyan kişidir. İçsel savaş, dış dünya ile mücadeleden daha zordur çünkü görünmezdir ve sürekli dikkat ister. Cüceloğlu, okuyucuya bu savaşın sırlarını açar; sabır, öz disiplin, empati ve kendini tanıma yoluyla kazanılabileceğini gösterir. Savaşçı olmak, yalnızca güçlü olmak demek değildir; hassasiyetleri fark etmek, duygularını yönetmek, başkalarına karşı adil ve anlayışlı olabilmek demektir. Kitap, okuru bu perspektifle, kendi yaşamındaki savaşlara cesurca bakmaya davet eder. Gerçek savaş, her gün yeniden başlayan bir yolculuktur. İnsan, içsel sınırlarını keşfettikçe, hayatı kucaklayacak gücü bulur. Savaşçı, yalnızca hayatta kalmakla kalmaz; kendi ışığını da yakar.
İnsan ve Duygular
SavaşçıDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 202412,8bin okunma
Kendini Keşfetmenin Zamanı Cesur Adımların Önemi
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 150. kitabı
Hayatın tam ortasında durduğumuzu hissettiğimiz anlar vardır; zaman ne kadar hızlı akarsa aksın, içimizde bir şeylerin olgunlaştığını, kararların ve dönüşümlerin kaçınılmaz olduğunu fark ederiz. Emre Karataş’ın Vaktidir kitabı, tam olarak bu anları yakalayan, okuru harekete geçiren bir çağrıdır. Karataş, hikâyesinde sıradan insanların, kendi iç dünyalarının derinliklerinde verdiği mücadeleleri işler. Her karakter, hayatın farklı bir yönüyle yüzleşir: korkularıyla, pişmanlıklarıyla, hayalleriyle. Ama her biri, kendi zamanını bekler; içsel olgunluk, doğru an ve cesaretin birleştiği o an… İşte “vaktidir” dediğimiz an, tam da budur. Zaman, kitapta yalnızca saat ve takvimden ibaret değildir. O, bir bilgelik, bir farkındalık ve eyleme geçme kapasitesidir. Karataş, karakterlerinin bu farkındalığı kazanmasını, okuyucuya sessiz ama güçlü bir şekilde hissettirir. Her satır, hem bir öykü hem de bir rehberdir: hayatı ertelemeden, cesaretle ve bilinçle yaşamak gerekir. Kitap, aksayan hayatların nasıl yeniden yoluna konulabileceğini, karar vermenin ve değişmenin hiç de korkutucu olmadığını gösterir. Her duraklama, bir mola değil; bir hazırlık, bir nefes alma ve ilerleme fırsatıdır. Okuyucu, kendini karakterlerin yanında hisseder, kendi hayatına dair ipuçlarını fark eder ve harekete geçme isteği duyar. Hayatın vakti, hiçbir zaman “mükemmel zaman”ı beklemez. Her an, eylem için yeterlidir. Önemli olan, kendi iç sesini duyabilmek ve o sese güvenebilmektir.
Hayata Dair
VaktidirEmre Karataş · Trend Yayınevi · 2017109 okunma
Suçluluk Duygusunun Kaynakları
9/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2025 149. kitabı
Hayatta bazı yaralar vardır ki, kimse görmez ama insanın içinden hiç kapanmaz. Beyhan Budak, bu kitabında o görünmez yaralara dokunur. Hepimizin sırtında, çoğu zaman kendi yükümüz bile olmayan taşlar vardır. Çocukluğumuzda bize yüklenen sorumluluklar, başkalarının hatalarının faturasını sessizce üstlenmemiz, “Senin yüzünden oldu” cümlelerinin soğuk yankısı… Oysa Budak, en başta şunu söyler: “Senin suçun değil.” İnsan, çoğu zaman kendine karşı en acımasız olan kişidir. Geçmişte yaşanan hataları, başkalarının bize yaptıklarını, kendi içimize suç gibi işleriz. Zihnimiz, o eski anların içinde sıkışıp kalır. Budak, bu durumun yalnızca psikolojik bir yük değil, aynı zamanda yaşam enerjimizi tüketen bir pranga olduğunu anlatır. Kitap, bu suçluluk duygusunun nasıl yerleştiğini, nereden beslendiğini ve nasıl kırılabileceğini adım adım ortaya koyar. Bazen bir aile içi dinamik, bazen toplumun beklentileri, bazen de yanlış öğrenilmiş bir sevgi biçimi… Hepsi insanın omuzlarında görünmez zincirler haline gelir. Budak, yalnızca teşhis koymaz; aynı zamanda iyileşme yollarını da gösterir. Kendini affetmek, sınır koymak, “hayır” diyebilmek, başkalarının sorumluluğunu taşımaktan vazgeçmek… Bunlar, özgürlüğün ilk adımlarıdır. Çünkü insan, ancak kendi hayatının öznesi olduğunda gerçekten var olur. Ve belki de en önemli mesaj şudur Geçmişte yaşananlar seni tanımlamaz. Başkalarının hataları, senin kimliğin değildir. Suçluluk duygusunu bırakmak, hafiflemek, yeniden nefes almak… Bu bir lütuf değil, hak ettiğin bir yaşam biçimidir.
Duygu ve Düşünce
Senin Suçun DeğilBeyhan Budak · İnkılâp Kitabevi · 20207,5bin okunma

Mazlum İlhan

, bir kitap okudu
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 152. kitabı
Theodore Zeldin
8.4/10 · 335 okunma