mine cete

Puan vermedi·320 syf.··
2024 2. kitabı
Kitabın fikri ve teması etkileyici ancak yazarın konu bütünlüğünü kitap boyunca koruyamadığını düşünüyorum, özellikle son yarısı ilk yarısında aktarılmaya çalışılandan uzaklaşmış. Ne var ki bazı nüansların bir mesaj belki de aktarım olduğuna inanıyorum; Son 20 yıldır insanların üreyemiyor olmasının nedenini spermlerin verimsiz ve özellikle erkeklerin rutin bir şekilde sperm kontrolleri yaptırmak zorunda olması günümüzde cinsiyetçi ayrımcılık ve kadınlara duyulan haksız suçlayıcılığı anımsattı. Bir kadının sürekli kız çocuk doğurması, gebe kalamaması ya da çocukta bulunan herhangi bir sorunun kadından kaynaklandığına inanılması gibi yaygın yanılgılara işaret eder gibiydi. Özellikle dikkatimi çeken başka bir konu ise, devletin yalnızca üremeyi değil erdemi de kontrol etme arzusu oldu. Bu arzu o denli bir disiplin haline getirilmiş ki yalnızca sabıkası olmayan ve herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan erkeklere test yapılıyor. Eğer verimli sperme sahip bir erkek bulunursa bir neslin babası olma durumuna açık rıza göstermesi zorunlu tutuluyor. Devletin bu katılığı başka bir konuda ise acımasızlığı yaşatıyor. Neslin devam etmeyeceğine inanan ve artık yaşamak istemeyen yaşlılara gönüllülük adı altında toplu intihara izin değil toplu katliama maruz bırakıyorlar. Yine günümüzde de pek çok devletin kuralcı oluşunun ve olan biten her şeyi ayrıntılı bir şekilde kontrol etme ya da engelleme eylemlerinin halkı getirdiği durum ya da yoksunlukların kısa bir özeti niteliğindeydi. Ancak ana karakterimizin karşısına çıkan bir grup var ki ruhu ölmeye yüz tutmuş bir adama ezkaza yaşama arzusunu geri kazandırıyorlar. Şimdiye kadar aşk, nefret vb. hislerin yanında şaşkınlık duygusunu bile tatmamış, ruhunda pek çok eksikliği barındıran bu adam, atıldığı macerayı sonuna kadar götürmüş ve ilk
Distopya
İnsanlığın ÇocuklarıP. D. James · İthaki Yayınları · 202399 okunma
Reklam
Puan vermedi·200 syf.··
2024 1. kitabı
+Sevgi, doğuştan değil büyüdükçe öğrenilen bir eylem, bir sanattır, bir erdemdir. Bunu savunan Fromm, sevginin sorgulanabilen değil yaşanılan bir öğreti olduğunu da kitabın her detayında aydınlatıcı bir şekilde anlatmış. +Kitapta bahsedilen sevgi ile ilgili yanılsamaların, günümüzde de devam ediyor olduğunu acı gerçeğiyle karşılaşmakla birlikte sevmeye dair neleri değiştirebileceğimizi ya da düzeltebileceğimizi bulmanın yollarını, kendi fikir ve görüşlerini kısa ve öz anlatımıyla bir nevi uyanış sağlıyor. +Hayatımızda var olmuş ya da olan her sıfatı tek tek ele alarak anlatmış ve bu sıfatlara sahip olan insanlara duyduğumuz sevginin nereden geldiğini ve nereye gittiğini açık bir dille ifade etmiş. +Aylar önce okumuş olmama rağmen en sık geri döndüğüm baş ucu kitabım. Fromm'un başka kitaplarını okumuş olsam da Sevme Sanatı'nın yeri bambaşka.
Düşünce
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,8bin okunma
Psikoloji ve Beden
Puan vermedi·462 syf.··
2023 1. kitabı
Kısa sürede hayatıma etki eden bir kitap oldu. Kolk, 1970'lerden itibaren travma sonrası stres alanında pek çok çalışmalar ve çığır açıcı araştırmalar yapmış. Psikoloji, psikiyatri ve nörolojik alanlarda kayda değer çok fazla katkısı olmuş ve sürekli gelişim anlayışıyla bugünümüzü de şekillendiren tespitleri olmuş. Travmanın insan anlayışında ne demek olduğunu ve travmaların sancılarının bugüne ve düne nasıl etki ettiği, neden geçmişten vazgeçemeyip gerek psikolojik gerekse fiziksel olarak kendimize zarar verme eğiliminde olduğumuzu yalın ve açık bir dil ile anlatmış. Sahip olduğumuza inandığımız karakteristik özelliklerimizin, yarın travma olarak adlandıracağımız anılarımız sırasında nasıl yok olduğunu ya da değiştiğini aydınlatıcı bir şekilde anlatan Kollo, şahit olduğu olayları, danışanları ile yaptığı terapileri, araştırmalarında karşılaştığı zorluk ve keşifleri ile ilgili detaylı notlarını bu kitapta toplamış. Kendimi gördüğüm ya da kendime benzettiğim pek çok nokta ve kişiler ile karşılaştım, tanıştım hatta dertleştim. Daha ilk sayfadan itibaren uygulamaya başladığım pratiklerle dolu bir kitap. Herkesin okumasını tavsiye etmekten ziyade okunmasının gerekli olduğunu düşündüğüm bu kitap, baş ucumdan ayırmadığım kitapların arasında yerini aldı.
Psikoloji-İnceleme
Beden Kayıt TutarBessel A. van der Kolk · Nobel Yaşam Yayınevi · 20182,439 okunma
10/10
·306 syf.··
2022 12. kitabı
Saramago’nun diğer kitaplarına nazaran bu kitap daha farklı. Şöyle ki; Körlük, Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş gibi kitaplarında noktayı olabildiğince az kullanırken ve karakterleri, isimler yerine fiziksel özellik ya da meslek gibi kıstaslarla sıfatlandırırken; bu kitabında cümle ayrımları çok daha fazla ve hikaye kahramanlarının isimlerini bilerek okuyoruz. Ama buna şaşırmamak lazım çünkü sonuçta bu kitabı 20 yaşındayken yazmış ve hayatında hiç edebiyat eğitimi almadan, yalnızca o dönemin normal olarak nitelendirilen eğitimini almış. Buna rağmen de bir edebi baş yapıt yaratmış. Kitapta 6 daireli bir apartmandaki insanların farklı farklı yaşamları anlatılıyor. Her kapının ardında bambaşka hayatlar var ama hepsinin tek ortak noktası; canlarını sıkacak şeylerle meşgul olmaları. Bir karı-kocanın birbirilerinden vazgeçmiş olmalarına rağmen inandıkları çaresizlikle devam eden bir evlilikte, annenin çocuğu babayla paylaşamaması ve derinden bir kıskançlık hissetmesiyle yıllardır süren sessiz savaşın alevlenen bir evlilik, en sonunda istedikleri şahsi özgürlüklerine bir nevi kavuşan, ancak arzuladıklarının bu olmadığını çok geçmeden anlayan bir çift, Uzun yıllar varlıkla yaşadıktan sonra yokluğa düşmüş yine de birbirlerine sımsıkı bağlanmış anne-teyze-kız kardeşler; bu ailenin içinde kızlardan birinin bastırılmış cinsel güdülerini olmayacak bir kişiye yansıtmasıyla yaşadığı derin pişmanlık ve sessiz bir kopuş, Nispeten hallerinden memnun, mutlu bir ailenin; kızının ve kendilerinin daha rahat bir yaşam sürdürmesi için kızlarını yanlış kişilerden medet umarak kendi şereflerini kaybetme noktalarına gelmelerine tanık olması, Kadınsal değerleriyle, yaşamını metresiyle geçirmeye çalışan gururlu bir kadın, Kocasının kendisini aldattığını bilmesine rağmen, dönemsel inanışla, kendini
Çatıdaki PencereJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2021854 okunma
Puan vermedi·420 syf.··
2022 11. kitabı
Bu kitabı anlatmaya nereden başlasam hiç bilmiyorum. Uzun zamandır kitaplığımda duran bir kitaptı ve sonunda okumuş olmanın mutluluğuyla ve bitirmiş olmanın üzüntüsüyle etkisinden çıkamadığım bir kitap oldu. Hikayenin orijinal olduğunu söyleyemeyeceğim ancak anlatım şekli inanılmaz güzel. Yazarın şairene betimlemeleri insanı daha da içine çekiyor. 1800’lerin sonlarına doğru yazılmış olmasına rağmen olayların hala günümüz için de tanıdık gelmesi ayrı bir acı hissettiriyor insana. Yazar daha çok olay örgüsüne dikkat çekip karakterlerin psikolojisini ve olaylarla ilgili yorumu okuyucuya bırakmış. Yani sadece yazılanlara odaklanmamalı. Emile Zola, her zaman kendi doğrularını savunan ve haksızlıklara susmayan bir insan olmuş. Çevresi üç maymunu oynayan ‘hayvan’larla kuşatılmış olmasında rağmen o insanlığı savunmuş. Bu eserinde ise bu deneyimine pek çok zaman rastladım, buna rağmen ‘insan’la karşılaşmak çok zor. Aşk, şehvet, menfaat, para, inat, refah, statü, özgürlük… tüm bunlara ve daha nicesine sahip olabilmek için insanlıktan çıkmayı seçen karakterlerin bir yönünün inanılmaz saf bir yönünün ise günahkar olmaya bu kadar hevesli, buna karşı çıkamayacak kadar zayıf olması ikilemi muhteşem anlatılmış. Örneğin Jacques’in sevdiği kadının kocasını, onunla daha rahat görüşebilmek, onu mutlu etmek ve kolay yoldan paraya ulaşmak uğruna öldürmeyi kabul edip ardından bir insan yaşamını sonlandırmayı kendisinde hak görmeyip bunu yapamaması, ancak gençliğinden beri içinde zor zapt ettiği öldürme isteğini, ama sadece kadınları, planladıkları mutluluğa birkaç dakika kala dizginleyemeyip ‘masum’ sevdiğini öldürmesi. Bunun gibi pek çok önemli ayrıntılı tezatlıklar okuru büyülüyor. Savcının statü hevesi için cinayeti işleyeni ve buna ortaklık edeni kanıtlarla birlikte bilmesine rağmen
Hayvanlaşan İnsanEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,968 okunma
Reklam