“Kirpik ucunda sallanan gözyaşı bir anda düşer, oysa onun ne kadar evveliyatı vardır. Hanımefendi Sabina, ben o gözyaşıyım. Yaprağın ucuna kadar inmiş bir su damlası gibi titriyorum ve düşeceğim anı bekliyorum.”
“Fakat, bir saatten beri sen de beni artık sevmiyorsun, dedi. Evet, evet... Kalbinde bana karşı taşıdığın hislerin hepsi, demincek göz yaşları halinde akıp gittiler. Şimdi kendini boşalmış, rahat ve sakin hissediyorsun! Nafile, başını sallama! Benden belki nefret bile ediyorsun! Sana demin vücudumun güzel taraflarını gösterirken beni seviyordun. Fakat, ne vakit ki hayatımın çirkin taraflarını göstermeye başladım; benden tiksindin. Gençken ve güzelken vücudu soymak iyidir, fakat hiç bir yaşta ruhu soymaya gelmez, ve herkes önünde, hatta kendi önümüzde bile daima giyimli durmalıdır.”