“Ne yazık! İnsan neden hayvanda görünenlerden daha üstün duygularım var, diye böbürlenir? Bu hayvanları yalnızca daha gerekli varlıklar haline getiriyor. Dürtülerimiz yalnızca açlık, susuzluk ve istekten ibaret olsaydı, neredeyse özgür olurduk; ama şimdi esen her rüzgarla, tesadüf eseri bir sözcükle ya da kelimenin bize iletebileceği bir manzarayla etkileniyoruz.”
“ ‘Bu bilimin eski zamanlardaki öğretmenleri,’ dedi, ‘olanaksız şeyler vaat ettiler ve hiçbir şey yapmadılar. Günümüz öğretmenleri ise çok az söz veriyorlar; metallerin değişme kabiliyeti olmadığını ve hayat iksirinin bir kuruntu olduğunu biliyorlar. Ancak elleri yalnızca toprağa su vermek, gözleri mikroskopa ya da maden eritme kabına dikmek için yaratılmış gibi görünen bu düşünürler, gerçekten mucizeler gerçekleştirdiler. Doğanın gizlerine erişiyor ve doğanın saklandığı yerde nasıl çalıştığını gösteriyorlar. Göklere çıktılar; kanın nasıl dolaştığını ve soluduğumuz havanın doğasını keşfettiler. Yeni ve neredeyse sınırsız güçler elde ettiler; gökyüzünün şimşeklerini kontrol edebilir, depremi taklit edebilirler ve hatta kendi gölgeleriyle görünmez dünyayla alay edebilirler.’ “
“Sir Isaac Newton’ın kendisini büyük ve keşfedilmemiş hakikat denizinin kenarında deniz kabuğu toplayan bir çocuk gibi hissettiğini itiraf ettiği söyleniyor.”