Veronika, “Nasıl olduğumu zaten biliyorum,” dedi. “Ve bedenimde sizin gördüğünüz değişikliklerle hiç ilgisi yok olanların. Olan her şey ruhumda oluyor.”
yıllar önce okuduğum bir seri haricinde hiç fantastik bir kitabı kendimi vererek okuyamamış biri olarak bu türün bana göre olduğundan ve beğenip beğenmeyeceğimden şüpheli başladım bu kitaba. hatta öyle ki başta iki kitap olduğu için sevmesem de çabuk biteceğini düşünerek sevinmiştim. şu an ise ikinci kitaba başladım ve biteceği için üzülüyorum.
yazar kitapta romantizm ve macera dengesini o kadar iyi kurmuş ki hiçbir şekilde sizi boğacak, uzatılmış bir sahne veya olay görmüyorsunuz. evren çok detaylı ve oldukça özgün. ağır işleyen bir anlatım tarzı yok, betimlemeler çok ustaca ve yerinde yapılmış, ne yüzeysel geçiyor ne de sizi bayıyor.
karakterlerin her birinin derinliği, yan karakterlerin sadece figüran gibi gelip gitmek yerine kitap boyunca iyi veya kötü yönde gelişim göstermeleri ve arkalarındaki sebepleri/hikayelerini görüyor olmamız da normalde kitaplarda en eksikliğini hissettiğim ve bu kitapta ilaç gibi gelen yönlerden biriydi.
Bir Karanlık PencereRachel Gillig