İnsan umudunu kesmeden sanatsal olarak yaşayamaz; çünkü umut insanın kendini kısıtlamasını engeller. Umudun güzel rüzgârıyla denize açılmış insanı görmek ne hoş bir manzaradır, insan yedekte çekilme fırsatını bile değerlendirebilir; fakat umudun gemiye çıkmasına asla izin vermemek gerekir, hele kılavuz kaptan olarak hiç; çünkü umut sadakatsiz bir dümencidir. Umut Prometheus'un güvenilmez hediyelerinden biriydi; ölümsüzlerin önceden bilme yeteneği yerine insanlara umudu verdi.
"...Çünkü etrafındakileri mübalağalı gülücüklere boğanlar çevresindekiler tarafından tebessümle yıkananlar başta olmak üzere herkes, aslında kimse tarafından pek de umursanmadığını iyi bilir."
Botanik dersi zevkliydi, çünkü yaprakları kesip mikroskop altında incelemeyi, eğreltiotunun üreme döngüsunudeki tuhaf ,yürek biçimli yaprağın ve ekmek mayasının diyagramlarını çizmeyi seviyordum, bunlar bana çok gerçekçi geliyordu.
İblis sana babasının canı, yâni; "Sevgili evlâdım." der. Böylece o lânetlenmiş şeytan, sözü ile seni kandırmak ister.
Bu kara yüzlü, vaktiyle babana da bu şeytanlığı yaptı. Hz. Adem'i mat etti.
Bu karga suratlı, satranç tahtasının başında gâyet çevik ve kur-nazdır. Sen, onun oyununa yarı uykulu gözlerle bakma, aldanırsın.
Çünkü o seni aldatacak çok oyunlar bilir. Boğazına bir çöp gibi takılıp kalabilir.
Onun çöpü boğazında yıllarca kalabilir. O çöp nedir? Mevkî, mal ve mülk sevdâsı.
Ey Hakk yolunda kararsız olan kişi! Mal çerçöptür. Ama, sende sevdâsı oldukça da boğazında durur. Ab-ı hayât içmene engel olur.
Eğer düzenbaz, kurnaz bir kişi seni Hakk'tan alıkoyar, senin yolunu keser, malını çalarsa üzülme; Allah'a şükret; bir yol kesiciyi başka bir yol kesici alıp götürmüş oluyor. Tehlikeli bir düşmandan kurtulmuş sayılırsın.
Bazen talih benden yana oldu, bazen olmadı, insanın bu yolda sonuç elde edebilmesi için talihli olması gerekir. Ne var ki, araştırmalarımı sürdürme arzumu asla yitirmedim. Ne zaman azmimden pişmanlık duyma noktasına geldiysem, beklenmedik bir başarı çabalarımı taçlandırdı. Şimdi okur kitlesine sunma şerefine sahip olduğum bu kâğıtların çok tuhaf bir biçimde elime geçmesini sağlayan, işte böyle beklenmedik bir şanstır. Bu kâğıtlar bana iki adamın hayatını kavrama fırsatı verdi, ki bu da benim, dışı neyse içi o değildir sezgimi doğrulamış oldu. Bu onlardan birisi için özellikle geçerli. Onun dış görünüşteki hayat tarzı iç dünyasıyla taban tabana zıt. Aynı şey bir dereceye kadar öteki için de geçerli, çünkü sıradan bir dışsallık altında daha önemli bir içselliği gizlemiş.