Romanın merkezinde Gustav var:aklını bir çantada taşıyan,kapağı kapandığında içine hapsolan bir adam.Bu metafor,hem deliliği hem de içsel sıkışmayı simgeliyor.Gustav’ın yolculuğunda bir kadın,yaşlı bir adam, yardımsever bir kadın,iblis, rahibe ve hatta “Portekiz Mektupları”nın iskeleti gibi figürler yer alıyor.
Yazar Gorlassar Lugardis mahlasıyla yayımlanan Bir Kağıt Daha romanı,Gustav adlı karakterin aklını bir çantada taşıdığı sıra dışı hikâyesiyle dikkat çekiyor.Kitap,aşk, delilik ve benlik üzerine yoğun metaforlarla örülmüş;okurlardan hem övgü hem de sert eleştiriler almış durumda.
Kitapda öne çıkan alıntılar,
*”Gustav,aklını bir çantada taşıyor ve kapağı kapandığında bu çantanın içine hapsoluyordu.”
*”Bir kadının gözyaşları sizin taşıyamayacağınız kadar ağırdır.”
*”Biliyorum,bazen derin bir acı,insana ölmemesini söyler.Çünkü ölse de o acıdan kurtulamayacak gibidir.”
“Bir çanta var,ağır ve sessiz,
içinde aklın,içinde sırların giz.
Kapağı kapandığında dünya susar,
senin kırılganlığın,bir gölge gibi taşar.
Bir kadın gözyaşıyla yolunu ıslatır,
yaşlı bir adam sana sabrı hatırlatır.
İblis fısıldar: ‘Kaçamazsın kendinden,’
ama sen bilirsin,merhamet en büyük zırhındır.
Her kağıt,bir yara izi,
her satır,bir yeniden doğuş müjdesi.
İnsanın,benim ve senin yolculuğun da böyledir:
çanta ağırdır,ama içindeki ışık
karanlığı delip geçer.”