7/10
·329 syf.··
2026 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 10:27
Ödüllü bir kitap olduğu için okumak istedim, ABD'de The Short Cut adıyla basılmış ama ne İngilizce ne de orijinali İtalyanca'dan Türkçe'ye çevirilmiş basım bulamadım. Ben de İtalyanca dilinde epub bulup Calibre uygulamasından Türkçe'ye çevirip okudum. Öldürme Zamanı adıyla filmi de yapılmış. İtalyan sömürgesinde subay olan karakterimiz, Etiyopyalı Mariam'la karşılaşır aralarında birşeyler yaşanır yanlışlıkla kadını silahla yaralar acı çekmesin diye öldürür ve kimseye söylemeden gömer. Cildindeki izlerden dolayı kadından dolayı cüzzama yakalandığını sanır. Sürekli yakalanma korkusuyla yaşar. Doktoru, binbaşıyı, kızın babasını ve hatta kardeşini öldürmeyi düşünür. Sonunda cüzzam olmadığı anlaşılır, kimse şikayet etmez, hukuki olarak ceza da almaz, İtalya'ya döner. Kitap güzel ama katilin cezalandırılmaması bakımından okuyucuyu rahatsız edebilir. Çünkü hissettiği tam olarak bir vicdan azabı değildir ahlaki bir pişmanlıktan çok bencil bir korkudur.
Tempo di uccidereEnnio Flaiano · Adelphi · 20211 okunma
5/10
·114 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 00:00
Selam, n'aber? Birkaç gün önce bu kitabı okudum ama üşendiğim için paylaşmadım (evet hâlâ Frankenstein bitmedi), kitap etkinliği olduğu için bunu araya sıkıştırıp 2 günde bitirdim (ooo kral sen 2 günde kitap bitirir miydin ya), kitabı böyle kısa sürede bitirmek benimle alakalı değildi, iki sebebi vardı, birincisi okumayı son ana bıraktım (tembellik, aaa benimle ilgiliymiş), ikincisi de kitap 12 punto yerine 36 puntoyla yazıldığı için toplasanız taşları patlatsanız max 70 sayfalık kitap. Şimdi yoruma geçebiliriz. Mustafa Kutlu'nun daha önce tek kitabını okudum, o da "Yoksulluk İçimizde"ydi. O dönem için beğenmiştim ama başka da kitabını okumamıştım, bir gün okurum başkalarını da diye düşünüyordum ama bu kitaptan sonra Mustafa Kutlu okumaktan bir ufak vazgeçtim diyebiliriz. Şimdiye kadar "Uzun Hikaye"den kitap diye bahsettiğim için bir yanlışı düzeltmiş olayım, bu bir kitap değil arkadaşlar, bu bir senaryo metni, hem de zorlarsanız eskiz biçiminde bile diyebilirsiniz. Kitapta en sevmediğim şey buydu, benim bu konudaki mantığım şöyle işliyor,senaryo odaklı bir metin yazılacaksa bu bence biraz daha okuyucuya belirtilmeli, ki bu kitap bilgilerinde kategori bilgisi olarak bile verilebilir,alan kişi de buna göre alıp beklentiye girmiş olur,yani bu insanlara yazdığınız şeyi öykü grubunda gösterip deneme okutmakla aynı şey aslında ve bunu pek sevemiyorum, tercih okuyucuya kalmalı. Sevemediğim başka nokta anlatım basitliğiydi,dalıp gideceğiniz max iki tane cümle vardı, ki onda da boy verip çıkarsınız öyle bir derinlik. Sevmediğim en önemli son nokta öykünün tek bir öykü olarak ilerlememesi, öyküde hep bir göç hikayesi var,bu aslında müthiş bir konu olabilirdi ama bu göç sabit başkarakterle yapılıyor olsa da iki başkarakter (baba-oğul) hariç diğer tüm karakterler ve olaylar
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
In the Depth of Postmodernism
9/10
·272 syf.··
2026 4. kitabı
I've never read a book that was both so complex and so organized at the same time as this one. Metafiction, fragmented structure, questioning metanarratives, posthumanism, postcolonialism, and all the "post-" are combined in this book. The book's self-reflective nature and its direct conversation with the reader have made it one of my favorite books written from a second-person perspective. It has a style that leads the reader into paradoxes, confuses them, and definitely broadens their horizons. Especially the stories that follow each episode are like a narrative version of the main plot of that episode. For example, in the first chapter, we, as readers, embark on a journey. A reading journey. The title of the next chapter is "If on a winter's night a traveler". So it's about someone who's embarked on a journey, a traveler. But this episode is cut short, and our character's journey is interrupted. Just like we, the readers, are constantly interrupted by the narrator throughout this book. There's a mystery in this chapter. We don't know what that mystery is. We also encounter a mystery while reading this book; which book are we reading? Why is the book incomplete? Where is the rest? And in the next chapter, we, the readers, are on the hunt for the continuation of the previous story. We go to the bookstore and find another story that could be a sequel. But this story we found has been replaced by the main story. Just like the main plot of the story we are about to read. So throughout the book, we, the readers and narrators, speak first, taking on an active role. At the end of each chapter, we read a different story. And these stories are like continuations of the previous chapter's narrative. This rather confusing book achieves its purpose: it bores the reader. But
Felsefe
If On A Winter's Night A TravellerItalo Calvino · Vintage Classics · 19943,597 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 15. kitabı
Stefan Zweig qısa hekayələrin ustasıdır. Hətta sırf bu səbəbdən o bir çox kitabsevərin ən sevdiyi yazıçılardan biridir. Çünki onun əsərləri həm oxunaqlı, həm də öyrədicidir. Bəzən 50 səhifə Zweig oxuyanda, sən sanki 300 səhifəlik bir roman oxumuşsanmış kimi hiss edirsən. Onun “Virata” əsəri də məhz bu əsərlərindən biridir. Kitabımız Virata adında çox güclü və müdrik bir savaşçının hekayəsi başlayır. Virata bütün ömrü boyu öz kralına sədaqətlə xidmət etmiş və döyüşçülər arasında hər zaman ən seçiləni olmuşdur. Lakin onun həyatı bir cüt gözdən sonra həmişəlik dəyişəcəkdi... Bundan o tərəfə nəsə yazsam, artıq spolier olacaq, o səbəbdən hekayənin mövzusunu burada dayandırıram. Amma mən hekayəni “Love, Death and Robots” serialındaki “Zima Mavisi” bölümündəki hekayəyə bənzətdim. Orada da bir robotun həqiqət axtarışına şahid olurduq. Robot o həqiqəti tapana qədər inkişaf edir, dəyişir və hər dəfə tamam fərqli birinə çevrilirdi. Virata da eynilə o robot kimi kitab boyu özünü həqiqətin arxasıyca atır və o yolda mənəvi baxımdan təkamülləşir. Məncə oxumağa dəyər bir əsərdir. Zweig'in Azərbaycanda o qədərdə populyar olmayan bir əsərdir. Hətta məncə bu əsəri heç burada satışda yoxdur. Mən o vaxtı Türkiyədən “Zweig 10-lu Set” sifariş verəndə o setin içində gəlmişdi bu kitabı. Yenə də haradansa tapa bilsəz, oxumanızı tövsiyyə edərəm.
Virata ya da Ölümsüz Bir Kardeşin GözleriStefan Zweig · Aperatif Kitap · 20185,9bin okunma
8/10
·220 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 00:00
(BU YAZIDA SPOİ YOKTUR, YANİ ÇOK AZ UFACIK VARDIR, ÖNEMSİZ SPOİ) (bana güvenin) Eveeeeet, n'aber? Öncelikle çok garibim, heyecanım geçmesin diye biter bitmez koştum yoruma. Hayatımda ilk defa Alper Canıgüz okudum, yıllar önce araştırarak almıştım ve güvendiğim için okumaya kıyamıyordum, Karamazov'un peşine kuvvetli bir kitap okumak istediğim için ve artık ömür geçiyor kaliteli şeyler yapmak lazım diyerekten okumaya karar verdim. Konusundan spoi vermeden ufak bahsedelim, bu kitap bir üçlemenin ikinci kitabı (birinciyi okumadım ama seri kitap değil zaten, karakterler aynı sadece, olay farklı), ben alırken üçleme kitabı olduğunu bilmiyordum ama dediğim gibi çok da önemi yok. Alper Kamu adında 5 yaşında dahi bir çocuk var, ve üçlemenin ilk kitabında olduğu gibi bunda da bir cinayet çözüyor. Öncelikle baştan söyleyeyim, okumaya başlarken aklınızda oluşan 5 yaşındaki çocukla alakası yok bu çocuğun, çünkü çocuk gibi değil, işine gelince çocuk ama çoğunlukla maalesef ki yetişkin, hatta fazla yetişkin. Ve bu çocuk karakterin okurken rahatsız olacağınız bir çocuk sapıklığı maalesef ki var ama kitap boyunca aralara serpiştirildiği ve kitabın sonunda da odağınız bambaşka yerlere çekildiği için o kısımları okurken mideniz bulanmış olsa da kitabın sonunda bunu pek düşünmüyorsunuz açıkçası. Ha böyle yazdığıma da bakmayın, bu tarz şeylerden ben pek hazzetmiyorum, okumayı da pek tercih etmiyorum, okurken de rahatsız oldum ama dediğim gibi kitabın sonunda bu benim için ufak bir mesele olarak kaldı. Kitapta ikinci rahatsız eden şey, 5 yaşındaki çocuk üzerinden ve yanlış örneklerden genellenen din eleştirileriydi. Niyet okuması yapmak istemiyorum ama bu çocuk karakter bazı yerlerde alttan alttan dinî görüşlerini dile getiriyor, saçma ve rahatsız edici ama bu çok çok sık geçmediği için
Cehennem ÇiçeğiAlper Canıgüz · Alfa Yayınları · 20237,8bin okunma
Yasal Uyarı:Bu Yorum Kitabın SadeleştirilmemişHaliİçinYapılmıştır
7/10
·1025 syf.··
2026 1. kitabı
·
161 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 00:00
Arkadaşlar. Bitti. (Kocaman bir derin nefes burada) Gerçekten sonlara doğru özellikle bitireceğime dair inancım azalmıştı ama bitti ya, ay elhamdülillah hâlâ inanamıyorum, o kadar doluyum ki vızırdama konusunda, yazsam minik bir Karamazov Kardeşler de ben yazmış olurum (Adı da Yaramazov Kardeşler filan olur muhtemelen) ama yani şu an gerçekten kitabı okurken oluşan yorgunluğumdan dolayı en az 20 dk (özel belirlendi süre) dinlenmek istiyorum (hayır olamaaaz nolur yorum yaz diyen hayranlarıma üzüntüyle duyurulur jfjfjdjdjjd, cidden böyle olsa ya), bana bi 20 dk müsaade edin (şizofrensin elif) azıcık dinlenip geleyim, çav bella (hoşça kal sevgilim, sen hoşça kalma Karamazov Kardeşler) Eveeeet, arkadaşlar ne demem gerektiğini gerçekten bilemiyorum, uzunluğuna aldırmadan baştan sona yazsam aklımda bir plan, kompozisyon olurdu ama öyle bir yorum istemediğim için nereden başlamam gerektiğini de kestiremiyorum. Ya da buldum, nefretimden başlayalım jfjdjdjjd Arkadaşlar okumayın, bana güvenin ve okumayın, ha illa okuyacaksanız mutttlaka sadeleştirilmiş halini alıp okuyun, bir sürü yayınevi kısaltıp basıyor zaten, hatta belki ben de sadeleştirilmiş şöyle max 400 sayfalık halini okusaydım eminim ki beğenirdim, bu kitabın hakkı asssla 1025 sayfa olmak değil. Şimdi öncelikle nelere aşırı canım sıkıldı onlardan bahsedeyim, zaten neden okumayın diye kendimi parçaladığımı anlayacaksınız. Bir kere arkadaşlar bütünlük yok, bakın en basit örneğini vereceğim bunun, yanlış hatırlamıyorsam kitabın 200 civarı sayfalarında (yani öyle ortası sonu filan değil) müthiş bir Alyoşa'ya taş atan çocuk olayı vardı, aslında olağanüstü bir şey asla yoktu ama öyle güzel anlatılmıştı ki çok çok çok etkilenmiştim, hatta kitabı konuştuğumda bu olayı heyecanla anlatıyordum, ve şunu söylediğimi hatırlıyorum,
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma