Halbuki modernite şaşırtıcı derecede basit bir anlaşmadır. Tüm sözleşmeyi tek bir cümlede özetleyebilirsiniz. "İnsanlar güç karşılığında anlamı terketmiştir."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hz. Ömer'in kader anlayışını Kur'an inşa etmişti: Buhâri ve
Müslim Sahihlerinde şöyle bir olay naklederler: Halife Hz. Ömer,
Şam'ın fethini kutlamak ve İslâm ordularını denetlemek için yola çı-
kar. Öğrenir ki ordugâhta veba salgını vardır. Hz. Ömer beraberin-
deki insanlara seslenerek, "Ben hayvanımın üstünde sabahlayaca-
ğım, siz de öyle yapın" der. Ordu komutanı Ebu Ubeyde b. Cerrah,
eski tasavvurun tortusuyla; "Allah'ın kaderinden mi kaçıyorsun?"
diye sorar. Hz. Ömer; "Keşke bu sözü senden başkası söyleseydi!"
diyerek, bu büyük sahabiye böyle bir yaklaşımı yakıştıramadığını
ifade eder. Ardından bu düşüncesini reddeden ve kader meselesine
nasıl bakılması gerektiğini öğreten bir cevap verir: "Evet, Allah'ın
kaderinden, yine Allah'ın kaderine kaçıyorum."
Kader anlayışından dolayı Ebu Ubeyde'yi azarlayan Hz.
Ömer ona şöyle der: "Tut ki senin deven bir tarafı kurak bir tarafı
sulak bir vadiye indi; sulak yerde otlatırsan Allah'ın kaderi ile ot-
latmış olmaz mısın? Ya da kurak yerde otlatırsan Allah'ın kaderi
ile otlatmış olmaz mısın?" (el-Kâmil II, 392)
Halife Hz. Ömer'e bir hırsız getirilir. Hz. Ömer, "Niçin çal-
din?" der. Hırsızın cevabı, Kur'an'ın haber verdiği cahiliyye kader
anlayışıyla tipa tıp aynıdır: "Allah'ın hakkımdaki kaza ve kaderi
böyle olduğu için çaldım!" Hz. Ömer'in şöyle der: "Ben de sana
Allah'ın kaza ve kaderiyle hırsızlık cezası veriyorum." Ayrıca hir-
Sıza bir de sopa vurulmasını emreder. "O niçin" diyenlere, "Al-
lah'a iftira ettiği için" cevabını verir.
Fıtrat değiştirilmez, fıtrat keşfedilir.
İnsan fıtratından uzaklaşabilir. Hatta fitratına yabancılaşabilir. Bu sürecin sonunda fıtratını yitirmez, fakat fitratının üzerini
örter. Kur'an böylesine bir örtme işlemine "küfür" adını veriyor.
Bu örtü bazen öylesine kalın, öylesine ses geçirmez hale gelir ki, insanın fıtratına dönüşü neredeyse imkânsız hale gelir. Ve
insan fıtratına ihanet etmeden, küfürde ısrar edemez. İşte bu hale
Kur'an "kalbin mühürlenmesi" adını verir. Esasen burada geçen
kalbi, fitrat ve/veya vicdan olarak da okuyabiliriz.
"Evet, evet; insan mutlaka azar, kendi kendine yettiğini sandığında."(Alak 6-7)
"İnsan kötülüğü sanki iyiliği ister gibi isteyen aceleci bir varlıktır."(İsra 17:11)
İnsan tartışmayı çok seven bir varlıktır.(Kehf 18:54)
43. İğreti arzusunu ilah edinen kişiyi gördün mü? Şimdi ona sen mi vekil olacaksın?
44. Yoksa sen bunların çoğunun işittiklerini, aklettiklerini mi sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, hatta yolca, hayvanlardan da şaşkındırlar.
Furkan Suresi