Şimdi geçmiş haftalara ve aylara dönüp baktığında, hafızasının hemen ötesinde, görmezden gelinmiş işaretlerin rahatsız edici varlığını hissetti: Guy'ın kendisine duyduğu sevgideki noksanlıklara, söyledikleri ile hissettikleri arasındaki uyumsuzluklara dair işaretlerdi bunlar. O bir oyuncuydu. Bir aktörün ne zaman kendisi olduğunu, rol yapıp yapmadığını kim bilebilirdi ki?
Bu bir rüya değil, diye düşündü. Bu gerçek, hakikaten oluyor. Gözlerinde ve boğazında itiraz belirdi; ama yüzünde beliren, yapış yapış bir iğrenmişlik ifadesiydi.