Ağaçları sevme yeteneğinde çok fazla insanlık vardır. İlk büyülenmelerimize duyduğumuz özlem vardır. Doğanın bağrında kendini bunca anlamsız hissetmenin büyük gücü vardır… Evet, bu işte: Ağaçların çağrısı, onların ilgisiz ululuğundan ve onlara olan sevgimizden dolayı bize hem dünyanın yüzeyinde kaynaşan gülünç ve aşağılık parazitler olduğumuzu öğretir, hem de bizi yaşamaya layık kılar, çünkü bize hiçbir borcu olmayan bir güzelliği tanıyabiliriz.
Bazı insanlar inceledikleri şeydeki içkin yaşamı ve soluğu kavramakta yeteneksizdirler ve insanlar sanki otomatmış gibi, şeylerin ise sanki hiç canlı yokmuş da keyfi esinlerle söylenebilecek şeylere sığarmış gibi söylevde bulunarak geçirirler ömürlerini.