Ölüm bir dil meselesidir aynı zamanda. “Öldü" kelimesi kısa ve vurucudur. Son nefesin "d"si ve feryat dolu o son "i" hayatın alfabesindeki son harflerdir. Son seslinin üzerine düşen vurgu, ki o artık sesli bile değildir, son çiviyi çakar ve umuda yer bırakmaz.
Acımak sözcüğüyle şöyle bir sorun yaşıyorum. Sanki karşımdaki kişinin benden 'farklı ya da 'aşağı' olduğu izlenimini veriyor. Aç bir köpeğe veya yaralı bir kediye acırım. Ama Justine, sen bir öteki değilsin. Sen benden farklı değilsin. Hepimizin er ya da geç yüzleşeceği bir şeyle şu an yüzleşiyorsun.
Bize komşumuzu sevmemiz buyruldu. Ama kimse kim olduğunu bilmeden bu tikel komşuyu sırf kendisi için sevemez; yalnızca onun soyut insanlığını sevebilir.