Ah, bir insanın yüreğinde ne çok anı birikir! Kimse bilmez bunu, herkes saklar, ama bir gün gelir, o kadar birikir ki, taşar, dağılır, o zaman dil de, göz de bu duygularla dolup taşar.
Yapacak hiçbir iş yoktu, hiçbir ses duyulmuyor, hiçbir şey görülmüyordu; her yer kesintisiz bir hiçlikle, tümden mekânsız ve zamansız bir boşlukla kuşatılmıştı. Odada volta atarken düşüncelerin de seninle birlikte volta atıyor, hiç durmadan volta atıyordu.
Dünyaya küçücük eller, küçücük ayaklar ve sonsuz bir mutlulukla geliyordunuz ve ellerinizle ayaklarınız giderek büyürken mutluluğunuz yavaş yavaş buharlaşıyordu.