Geride kalanlar, sadece kendilerinden vazgeçildiğini düşünmektense gidenin koca bir hayata tümden boş verdiğine inanmayı yeğlerlerdi. Geride kalmak, özlenenin ayağına takılmayı bekleyen yapayalnız bir taştı. Acısına, düşüp üzerine kapaklanandan çok üzülecek olsa bile, nihayet vuslata erip kucaklaşmanın kırık dökük hayalini kurardı.
Evet, ben de herkes gibi marazlarımı başkalarıyla paylaştığımı fark edince, bencilce rahatlıyorum. Ne de olsa en kötü şeyler; bizden başka kimsenin başına gelmeyenler.
İnsanlara baksana; inançları için bile bir ev inşa etme ihtiyacı duyuyorlar. İnançlarını içlerinde, yüreklerinde saklamak yetmiyor onlara. Onları dışarda da görmek, dokunmak istiyorlar ve bu yüzden onlara ev yapıyorlar.