Deniz Sinanoğlu

7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
1939 Krakow.. Anna’nın babası onu korumak için elinden geleni yapar ama ya yeterli değilse? Anna, savaşın ortasında tek başına kalan ve “savaş” kelimesinin anlamını bile bilmeyen 7 yaşında bir çocuk. Peşine takıldığı, gizemli bir adamdan onu yanına almasını ister ve ikisinin de macerası başlar.Kitapta Kırlangıç Adam adını verdiği bu adamla Anna’nın hem şehirden şehire yolculuğunu hem de içsel yolculuklarını görüyoruz.Bombalardan kaçarken, karın üstünde uyurken, insanlarla tanışırken, Anna büyüyor ve biz de bu gelişime tanık oluyoruz. "Bir adam konuşmayı seviyorsa kızı da bir gün 'savaş' kelimesinin yüksek sesle söylendiğini duyacaktır. 'Savaş' her dilde ağır bir kelimedir." Bu kitap bize Anna’nın savaşla tanışmasını ve onun içinde yaşamaya öğrenmesini anlatıyor. .
Anna Ve Kırlangıç AdamGavriel Savit · Martı Yayınları · 2020813 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·363 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
Körü körüne bağlı olunan bir görüşten kopmak mümkün mü? Ya çocukluğumuzdan beri ailemiz tarafından aşılanan her şey büyük bir yalansa? Öğrenilen her yeni şey sahip olduklarımızı sorgulamamıza sebep oluyorsa? İçimizdeki sese mi güveniriz, yoksa ailemize mi? Talebe, sayfaları çevirdikçe her öğretinin sorgulanabileceğini bize gösteriyor. Bir yandan Mormon yaşamını keşfe çıkarken(bilmeyenler için ilginç bir deneyim olacak) bir yandan da senelerce ince ince örülen duvarların bir balyozla parçalanışına şahit oluyoruz. Bir kızın dış dünyaya tamamen kapalı bir hayattan Cambridge ve Harvard’a uzanan hayat hikayesini dinliyoruz.Yazarın kullandığı dil sayesinde bir solukta okunabilen bu kitapta aile ilişkileri,değerler,eğitim,duygular gibi kavramlar üzerinden gündelik hayatlar gözden geçiriliyor. Kitap zaman zaman karakterlerle bütünleştiriyor zaman zamansa onlara karşı içimizde bir öfke yaratıyor. Son zamanlarda okuduğum ve beni en etkileyen kitaplardan biri oldu Talebe.Belki de yazarın kendi hayatını anlatışıyor oluşu da bunda etkili olabilir.Şiddetle tavsiye edilir
TalebeTara Westover · Domingo Yayınevi · 20194,781 okunma
9/10
·216 syf.··
2017 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2017 23:26
Oliver Sacks ve aklın gözü bizi birbirinden ilginç insanlarla ve onların problemleriyle karşılaştırıyor. Nota okuma yeteneğini tamamen kaybeden bir piyanist, sonraki hayatını nasıl devam ettirebilir? Yazdıklarını okuyamayan bir yazar, ne kadar iyi kitaplar yazabilir? Ya da çift gözle göremediği için derinlik algısını tamamen kaybeden biri nasıl görüyordur ? Her vakayı okuduğunuzda sınırlarınızı ne kadar zorlayabileceğinizi göreceksiniz. Lilian notaları hissetmeyi öğrenirken siz de onunla birlikte piyanonun başına oturacak, Sue’nun görme ameliyatı sonrasında karla ilk karşılaşmasını ve kar taneleri arasındaki boşlukları görebilmesini heyecanla okuyacaksınız. Birbirinden ilginç hastalıklar ve onlarla başa çıkma yollarını görmeye hazırsanız bu kitap tam da size göre!
Aklın GözüOliver Sacks · Yapı Kredi Yayınları · 2013168 okunma
“Surat asmak esasen yoğun bir öfke ile öfkelenilen şeyi ifade etmeye dair yine bir o kadar yoğun bir arzunun insanı ambale eden karışımıdır. Surat asan taraf hem diğer kişinin kendisini anlamasına deli gibi ihtiyaç duyar, hem de ona anlaması için hiç yardım etmeme tavrından zerre şaşmaz… Şunu da eklemek lazım: surat asılan kişi olmak bir ayrıcalıktır. Diğer kişinin size, açıklamadığı kırgınlığını anlayacağınızı düşünecek kadar saygı duyup güvendiği anlamına gelir. Aşkın en acayip armağanlarından biridir bu.”
9/10
·232 syf.··
2015 8. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2015 23:20
Bu bir aşk hikayesi değil! Rabih ve Kristen arasında geçen bu ilişki, aslında insanoğlunun isteklerine, beklentilerine, karşısında ne görmek istediğine, neden yakınlık kurma gereği duyduğuna, çocuklukta yaşanılan travmaların yetişkinlikteki iletişime nasıl yansıdığına, ebeveyn ile bağlanma örüntüsünün bizi nasıl kişilikler haline getirebileceğine birer ışık yakıyor. Onların ilk tanışma anlarından, evlendikleri güne, çocuklarını kucaklarına aldıkları zamandan birbirlerine gerçekten aşık oldukları ana her durumda yanlarında olmamızı sağlıyor. “Surat asmak esasen yoğun bir öfke ile öfkelenilen şeyi ifade etmeye dair yine bir o kadar yoğun bir arzunun insanı ambale eden karışımıdır. Surat asan taraf hem diğer kişinin kendisini anlamasına deli gibi ihtiyaç duyar, hem de ona anlaması için hiç yardım etmeme tavrından zerre şaşmaz… Şunu da eklemek lazım: surat asılan kişi olmak bir ayrıcalıktır. Diğer kişinin size, açıklamadığı kırgınlığını anlayacağınızı düşünecek kadar saygı duyup güvendiği anlamına gelir. Aşkın en acayip armağanlarından biridir bu.” Aşk Dersleri’ni okurken, kendinizden bir çok şey bulacaksınız. Kimi zaman yaptığınız hataların ilişkilerinizi nereye sürüklediğini, ilişkide olduğunuz kişinin neden öyle davranabileceğini, ve bir ilişki yürütmenin aslında büyük bir çaba istediğini göreceksiniz. Tüm bunları açık açık sorgulama cesaretiniz var mı? Evetse hiç düşünmeden bu kitabı okumaya başlayın !
Aşk DersleriAlain de Botton · Sel Yayınları · 20211,187 okunma