10/10
·26 syf.··
Beğendi
·
2026 175. kitabı
This short story is a chilling tale of desire, pride, and moral downfall. Conan Doyle masterfully explores the consequences of unchecked ambition and the dangers of ignoring ethical boundaries. The twist ending is both shocking and poetic, revealing the true cost of betrayal and vanity. Dr. Douglas Stone is a brilliant and arrogant London surgeon, entangled in a passionate affair with the beautiful and married Lady Sannox. One evening, a mysterious Turkish man arrives, pleading for an emergency operation on his wife, who has been poisoned by a dagger wound to the lip. The woman is veiled, and the situation seems urgent. Driven by ambition and ego, Dr. Stone agrees to perform the surgery without asking too many questions. After the operation, he discovers the horrifying truth: the woman he just disfigured is none other than Lady Sannox herself. The “Turkish man” is actually her husband, Lord Sannox, who orchestrated the entire event as revenge. The shock drives Dr. Stone into madness.
Alıntı
The Case of Lady SannoxArthur Conan Doyle · Createspace Independent Publishing Platform · 201353 okunma
Üstâttan nefes kesen hikayeler!
8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2022 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2022 08:03
Benim “üstât” adını taktığım Frederick Forsyth, eski bir Hava Kuvvetleri pilotu ve bir zamanlar BBC için basın ve televizyon muhabiri olarak görev yaptı. Otobiyografisinde, bir zamanlar MI6 için çalıştığını da itiraf etti. Yazarın eserlerinden dört film ve iki televizyon mini dizisi yapıldı. Üç Edgar Ödülü kazandı ve 2012'de Crime Writers' Association'dan Diamond Dagger Ödülü'nü kazandı. Gönül Suveren tarafından tercüme edilen 384 sayfalık bu eseri Altın Kitaplar tarafından 1989 yılında basılmış. Baskı da tercüme de o dönemin “Bestseller” düzeyinde ve gerek üslup gerekse baskı hatası tarzında okumayı zorlaştıran bir durum gözüme çarpmadı. Bu Soğuk Savaş dönemi gerilim romanının senaryosuna fazla ipucu vermeden değinirsek; petrolün fiyatı varil başına 20 dolara yaklaşınca, ABD Başkanı ve SSCB lideri Gorbaçov, her iki taraftaki askeri muhafazakârların para ve malzeme kaybından dolayı öfkelendiği bir silahsızlanma anlaşması imzalamak istiyorlar. Öncesinde, ABD başkanının tek oğlu kaçırılınca, bunun arkasında ABD’li bir grup petrolcü, sanayiciyi ve hatta politikacı olduğu tahmin ediliyor ve devreye “Quinn” isimli bir “arabulucu” giriyor. Kitaplarını yazmadan önce, muazzam bir araştırma yaptığı bilinen ve bir “detay uzmanı” ünvanını kazanan Forsyth ilk birkaç bölümde senaryonun arka planını oluşturmaya için bayağı zaman harcıyor. Her iki ülkedeki üst düzey politikacılar, iş adamları, eski askerler, casusların dahil olduğu çok sayıda karakter var. Özellikle genç okurlara sabırlı olmalarını ve dikkatle okumalarını tavsiye ederim, çünkü ilerleyen bölümler iniş çıkışlarla dolu, adeta bir labirent gibi ilerliyor. Bazı okuyucular “Çakal” ve “Afgan” kitapları ile karşılaştırmış, bana “Şeytan Seçeneği”’ni anımsattı. Kurgu bazı bölümlerde biraz zorlansa da , çok beğendim. Geniş bir
Askeri Tarih
ArabulucuFrederick Forsyth · Altın Kitaplar · 198911 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yapay Zeka Nasıl Kullanılır?
10/10
·116 syf.··
2025 20. kitabı
Yapay zekanın gerçekten verimli nasıl kullanışacağını anlatan bir kitap. Baş ucu rehberi gibide düşünebilirsiniz. Mutlaka alın. Bir gün internetten para kazanmayı düşündüğünüzde açıp bakacağınız bir kitap.
ChatGPT MilyoneriNeil Dagger · Barometre Yayınları · 20251 okunma
9/10
·360 syf.··
2025 17. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 17:20
Kuzgun Karası bence oldukça tatmin edici bir polisiye romanı. Yazar okuru yanıltmak için ciddi bir uğraş veriyor ve bu konuda da kesinlikle başarılı. Kitabın sonuna kadar katilin kim olduğunu bulamadım. Katil hiç ummadığım kişi çıktı. Katilin kim olduğunu öğrenip kitabı şöyle bir kez daha gözden geçirince katil olan kişi üzerinde yazarın sürekli durduğunu gördüm. 4-5 bölüme bir katili odaktan ayırmadı ama bunu yaparken de şahsen bana katilin o olduğunu hissettirmedi. Okurken oldukça zevk aldığım, sonda ters köşe yediğim bir roman oldu benim için. Belki ilk kısımları okura sıkıntılı gelebilir ama benim için birçok yönü ile fazlasıyla başarılı bir kitaptı. 2006 Gold Dagger ödülünü cidden kazanmayı hakkediyor.
Edebiyat
Kuzgun KarasıAnn Cleeves · Pegasus Yayınları · 201942 okunma
ah o yemendir, anlatılan senin de hikayendir..
Puan vermedi·200 syf.··
2025 489. kitabı
yemen.. islam inancına göre hazreti ademin oğlu kabil, kardeşi habili günümüzde suriyede yer alan şam şehrinde bulunan kasiyun dağında öldürür.. bu olaydan sonra kasiyun dağı çevresi 'dem-u şakik' olarak anılır bölgede yaşayanlarca.. (dem: kan; lugatim.com/s/DEM , şakik: ana baba bir erkek kardeş; lugatim.com/s/%C5%9EAK%C4%B0K ) dem-u şakik: kardeş kanı.. kardeş kanının aktığı yer.. zamanla bu kelime bölgeye gelenlerce gerek söyleniş gerekse yazılış olarak farklılığa uğrar; demuşk, dımaşk, dimaşk, damascus.. kardeşini öldüren kabil, babası adem tarafından kendisine beddua edilerek buradan kovulur.. kabil, yemene gider, burada nesli çoğalır, kendi yaşamı da hazin/ibretlik şekilde son bulur.. buraya dek yazdıklarımı -varsa- dikkatli okuyanlar dem-u şakikin söyleniş ve yazılışı değişirken bölgenin günümüzdeki adı olan şamın geçmediğinin farkına varmışlardır.. peki şam adı nereden gelmiştir? şuradan; şam, arapça sol, kuzey anlamına gelir.. islamiyet sonrası bölgenin, dünyanın, evrenin merkezi sayılan mekkedeki kabe araplarca bölgedeki yerleri isimlendirme konusunda da bölge insanını etkilemiştir.. mekkedeki kabenin sol tarafında kalan dem-u şakik bölgesine araplar dimaşk eş-şam demişlerdir, soldaki kardeş kanı bölgesi.. zamanla bu isim araplar arasında eş-şam, şam şeklinde kısaltılarak kullanılmıştır, bölgedeki müslüman olmayanlar ise buraya hala damascus demeye devam etmişlerdir.. bölgedeki araplarca mekkedeki kabeyi merkeze alarak bölgedeki yerleri isimlendirme olayından etkilenen bir diğer bölge de günümüzde aden körfezinde yer alan yemen bölgesidir.. yemen de kabenin güneyinde, sağında kaldığı için arapça güney, sağ anlamlarına gelen yemen sözcüğü ile anılan bu bölge zamanla dillerde, yazıda ve haritada bu adla belirtilir, gösterilir, ifade edilir
Türk Tarihi
Ah O Yemen'dirRüştü Paşa · Dorlion Yayınları · 020 okunma
Macbeth yorumu
9/10
·154 syf.··
Beğendi
·
2025 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 14:56
Shakespeare, yine yapmış yapacağını… Macbeth, sadece bir trajedi değil; hırsın, kaderin, vicdanın ve deliliğin karanlık bir dansı adeta. Her sahnesiyle zihnimi kurcaladı, her cümlesiyle düşünmeye zorladı. > “Fair is foul, and foul is fair.” (Güzel çirkindir, çirkin de güzel.) — Cadılar Daha ilk sahneden itibaren bu sözle oyun, bizi gerçek ile yanılsamanın, doğru ile yanlışın iç içe geçtiği bir atmosferin içine çekiyor. Shakespeare’in dilindeki akıcılık ve zekice kurulmuş yapılar, sadece hikâyeyi değil, insan ruhunun karmaşıklığını da gözler önüne seriyor. Yazarın kelimelerle kurduğu yapı öylesine sağlam, öylesine incelikliydi ki; bir cümlenin içinde hem anlam, hem ritim, hem felsefe vardı. Macbeth’in vicdanıyla olan çatışması, onun günden güne içine çöken gölgesiyle daha da derinleşiyor. > “Is this a dagger which I see before me, The handle toward my hand?” (Şu önümde gördüğüm hançer gerçek mi? Sapı bana mı dönük?) — Macbeth Bu sahnede, Macbeth’in zihniyle gerçeklik arasındaki çizgi tamamen siliniyor. Suçun kıyısında duran bir adamın ruhundaki çalkantıyı Shakespeare öyle bir anlatıyor ki, okurken insanın kendi iç sesi bile ürperiyor. Lady Macbeth ise, başka bir karanlığın temsilcisi. Soğukkanlılığıyla öne çıkıyor ama o da en sonunda vicdanın sesinden kaçamıyor: > “Out, damned spot! out, I say!” (Çık leke, çık dedim sana!) — Lady Macbeth Bu replik, suçun içselleşmiş izlerini anlatmak için yazılmış belki de en çarpıcı cümlelerden biri. Dışarıdan güçlü görünen bir kadının, içten içe nasıl çöktüğünü, Shakespeare tokat gibi yüzümüze vuruyor.
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,5bin okunma