Şermin Yaşar
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
Şermin yaşar okumak uzun süredir görmediğiniz birini ihtimali dahi yokken sarılmak gibi sıcacık bir his…bütün hikayeler ben gibi ailen gibi bir his. Soylemek istediğimiz ve bilmesinler dediğimiz ne çok şey var oysa …
Duygu ve Düşünce
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,3bin okunma
Büyümeyi Reddeden Çocuk
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 111. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 01:27
Çocuklar her daim hayaller kurar ve gerçek hayatta göremeyeceğimiz mucizelerin varlığına inanırlar; bu, onlar için nefes almak kadar kolay ve gerekli bir eylemdir. İşte Hiçbiryer de bu şekilde doğmuştur; çocukların sonsuz hayal güçlerinin yaratıcı tezahüründen. Ve yalnızca küçükken rüyalarımızda ziyaret edebildiğimiz bu büyülü adada hiç büyümeyen bir çocuk yaşamaktadır. Peter Pan bir gün yetişkin olacağı kaderini reddeder ve henüz daha bir bebekken odasının penceresinden uçup gider. Hiçbiryer'de yaşayan Peter, başka çocukları da adasına getirerek orada onlara sonsuz bir macera ve oyun vaat eder. Tıpkı o malum gecede Wendy ve kardeşlerine yaptığı gibi. Bu masal, pek çok farklı film ve tiyatro uyarlaması ve sayısız retelling'i ile aslında ortaya çıktığı andan itibaren hepimizin çocukluğunun da bir parçası hâline gelmiştir. Nitekim ben de Peter Pan'ın büyülü hikâyesiyle birlikte büyüdüm. Bazıları daima çocuk olarak kalan bu oğlanı ve onun öyküsünü özgürlükle ilişkilendirirken, diğerleri sonsuz gençlik ya da çocukluğun masumiyeti olarak görüyor. Fakat bana kalırsa bu masal en çok çocukların aşırılığı, iyiyi ve kötüyü tam olarak kavrayamayışı ve bencilliğini vurguluyordu. Mesela Peter'i örnek olarak alalım; bu haylaz oğlan hikâye boyunca bize yanlış gelen pek çok eylemde bulundu. Yine de eğer ona "Bunu neden yaptın?" diye soracak olsaydık, herhangi bir art niyet taşımadığını görürdük. O, eylemlerinin sonuçlarını düşünmeden harekete geçiyor. Yaptığı herhangi bir şeyin kötü olduğunun bilincinde değil ve belki de en kötüsü, kendi duyguları dışında diğer herkesin hislerine kör olması. Bu da ister istemez onu korkutucu bir figür hâline getiriyor. Fark ettiğiniz üzere Peter, hikâye boyunca daimi bir unutkanlık hâlinde. Çevresindeki her şey ve herkes onun için geçiciyken,
1000Kitap
Peter PanJ. M. Barrie · Bilgi Toplumu Yayınları · 20169,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·212 syf.··
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:12
Tüm zamanların en iyi 100 roman listesinde geçen benim de yazardan okuduğum ikinci kitap olan Geniş Geniş Bir Deniz Pınar Kür’ün önsözü ve muazzam çevirisi ile güzel ve derin bir okuma yolculuğu oldu… Jane Eyre kitabındaki(maalesef ben okumadığım için bilmiyorum)çatı katındaki deli kadın Bertha’nın merkeze alındığı 1840’lar da Batı Hint Adalarında geçen Jamaika,İngiltere de yeni özgürleşen kölelerin arasındaki diyalogların ağırlıklı olduğu zengin bir dili,derin bir konusu olan çok özel bir kitaptı Geniş Geniş Bir Deniz… Üç bölümden oluşan kitap da ilk bölümde Antonietta karakterinin ağzından olayları dinleyen okuyucu ikinci bölümde kocasının ağzında olayları dinlerken üçüncü bölümde Viktorya Döneminin katılığı,bir kadının hayallerinin yer bir olup nasıl bir sona sürüklendiğine şahit olur… Ağız özelliklerinin yoğun olmasından dolayı okumak da zorlansam dahi yazarın bu kitabı 70 yaşında yazdığını ve hem bir kadının hazin sonunu hem de sömürgeciliğin perde arkasını kaleme aldığını düşününce büyük bir hayranlık duyarak kitabı bitirdim…
Edebiyat
Geniş, Geniş Bir DenizJean Rhys · Can Yayınları · 1989201 okunma
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Hikayedeki karakterlerin; aile içindeki diyaloglarına, tepkilerine, kuvvetli ve gölge yönlerine bir aşinalık -tanıklık- hissettim. Balzac’ın bunu hissettiriyor olmasını da seviyorum galiba. Kitabımızın ismi çok sevimli ve masum geliyor, Augustine gibi. Aşk ateşiyle tutuşmuş ressamımız Theoder’nin çokta dahi veya yüce bir ruhu olduğunu düşünmüyorum bu arada. Okuma sürecinde çok sık ara verdim. Kimi sayfada durup güldüm veya gıcık olduğum anlar oldu. Augustine ile Theoder ilişkisinden yola çıkarak kendi ilişkilerimize de taktik aldık Düşes hanımdan:) Altını çizdiğim sayfaları ile beğendiğimi söyleyerek şu fikrimi sona ekliyorum: “Nasıl olacak madam? Sevilen birinin bazı isteklerini reddetmek!” Augustine bunu sorduğunda öğreneceği “Seven birinin (kendisinin) bazı isteklerini yani yaşamayı reddetmesi”ydi. Belki de…
1000Kitap
Top Oynayan Kedi MağazasıHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025482 okunma
Puan vermedi
*Metin spoiler içerir. Metin hakkında ne diyebilirim? Bir eleştiri metni olduğunu söylemek mümkün. Neyi eleştiriyor peki? Toplumu eleştiriyor. Bunu muazzam bir şekilde yapıyor. Bazı kurgularda mesajı alırsınız ama eleştiri çok saydamdır, belli olmaz. Bir bardak süt gibi. Süt oldukça barizdir, onu görürsünüz; içini doldurduğu bardaksa daha müphemdir, sınırlarını fark eder, onun şeklini kaba taslak algılarsınız ama içinde taşıdığı süt ya da üstünde durduğu masa gibi değildir. İşte metin tam da bu bardağın saydamlığına benzer bir eleştiri yapıyor, metnin sonlarında bu oldukça açık hâle geliyor, hatta eleştiri sanki sadece o son kısımlarda gerçekleşiyor gibi geliyor başta. Fakat düşününce, dikkat edince bütün metnin aynı şeye parmak bastığını fark ediyorsunuz. Metin ''dönüşüm'' teması üzerine kurulu. Katil, mahpusa, mahpus kurda dönüyor. Rahip sapığa, masum 'cilveli'ye dönüyor. Din karşıtı rahibe, çocuk kurda dönüyor. Bu dönüşüm tekrar tekrar, bazen yıllar içinde, bazen aniden gerçekleşiyor. Metin hem bireylerin hem de kalabalıkların dönüşümüne değiniyor. Bu dönüşüm bir çeşit zıtlık içeriyor: dönüşen sıklıkla mevcut karakterinin, niteliğinin tamamen zıttına doğru bir dönüşüm geçiriyor. Oldukça masum, yumuşak huylu bir çocuk olan Bernard kan içmek için insan öldüren bir kurda dönüşüyor mesela. Annesi saf bir köylü kızından oğlundan hamile kalmaya varan bir seks bağımlısına dönüşüyor. Dini alaya alan Galliez rahip olacak kadar dindarlaşıyor. Halk bir devrime bir aristokrasiye sempati duyuyor... Başkarakter arkaplandaki Paris'in bir temsilcisi. Yazar da herkesin kurtadam olduğunu söylerken buna bir miktar değiniyor zaten. Bernard'ın hikâyesi Paris'te başlıyor. Başlarda şehir nispeten durgun. Aslında ocağın altı açık, tenceredeki su yavaş yavaş ısınıyor ama kaynamasına
Paris’te Bir KurtadamGuy Endore · İthaki Yayınları · 202144 okunma
şehrinaz
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Kadim Sezginin Modern Dili: Diriliş İzleğinde Şehrinaz Yazar: Ebru Asya Şehrinaz, yazar ve şair Hayrettin Taylan’ın imzasını taşıyan üçüncü şiir kitabıdır. İlk baskısı 2019 yılında Çınaraltı Yayınları tarafından yayımlanan eser, 23 şiirden oluşur. 57 sayfalık hacmiyle ilk bakışta mütevazı bir görünüm sunsa da şiirlerin anlam yükü sayfa sayısıyla ters orantılı biçimde artar. Eserdeki çalışmalar dil üzerinde kurulan titiz bir denetimle serbest şiir formunda kaleme alınmıştır. Mısraların çoğunlukla uzun tutulması, şiirsel ritmi sabit bir ölçüye bağlamaktan çok, anlamın yayılma ve derinleşme biçimine göre kurulmasını sağlar. Kıtaların harf ve sayı sistemleriyle ayrılması metnin içsel bölünmesini görünür kılarak, düşünsel duraklar oluşturur. Kitaba adını veren Şehrinaz, şiirlerin genelinde somut bir figür ya da tekil bir muhatap olmaktan öte; şairin aşk, metafizik yöneliş ve tarihsel bilinç hâllerini kendisinde toplayan çok katmanlı bir sembol olarak belirir. Şairin kendi tanımıyla “Bütün büyük aşkların telmihler eşkâli” ve “Mistik duygulanışların gönül ummanı” olan Şehrinaz, metinler boyunca bazen bir inancın dili, bazen vuslatın adı, bazen de bir hatırlayışın odağı olarak dolaşıma girer. Şiirlerin sonlarında sıkça yinelenen hitap biçimi, Şehrinaz’ı hem özne hem de anlamı toparlayan bir bilinç merkezi hâline getirir; böylece şiirler, tekil bir muhataba değil, çoğul anlamlara açılan bir sesleniş etrafında bütünlenir. Kitap genel itibarıyla tasavvufî-modern şiir çizgisinde konumlanan, mistik ve metafizik bir poetik hattın sürekliliğini ortaya koyar. Şair, eser boyunca klasik tasavvuf düşüncesini öğretici bir söyleme yaslanmadan, çağdaş bir bilinçle yeniden kurar; şiirler yer yer irfanî bir hitap, yer yer içe yönelmiş bir iç monolog olarak şekillenir. Metinlerde;
Şiir
ŞehrinazHayrettin Taylan · Çınaraltı Yayınları · 20191 okunma