CLAY

CLAY
@daimonn
quia pulvis es et in pulverem reverteris
Sevgili Tanrım, ne zaman öleceğim?..
Bu vasat, geleceksiz, geleceğe güvensiz varlıktan, kendimi ondan ayıramayacağıma göre Ben diye adlandırmaya mecbur olduğum bu varlıktan yoruldum. Üzüntüleriyle, acılarıyla yakamı bırakmıyor; onun ıstırap çektiğini görüyorum ve onu teselli etmekten bile acizim. Kuşkusuz ondan daha iyiyim; bir yabancı hakkında konuşur gibi ondan söz edebilirim; hangi sebeplerin beni onun tutsağı yaptığını anlamıyorum..
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
—Biz, artık, ayrı olabiliyor idiysek, sen ile ben arasındaki şu ' ile ', artık yok, demekti.
(heart, could we bear the marvel of this thing?) Soru—sorumuz— bu.
Binlerce yıl olmak! düşünmek! Sar beni iki kolunla da: Mutun hiç kalmadıysa bana verecek— Bak işte — acın var ya daha. –Lou von Salome (Nietzsche, Hymnus an das Leben)