8/10
·416 syf.··
2026 9. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:08
akıp gitti güzel kitap ama kurulan evreni çok beğenmedim kitap fantastik diye pazarlandığı için daha farklı bir evren beklemiştim fakat fantastik yanını pek göremediğimizi düşünüyorum tamam daktilo meselesi falan hoş fakat yeterli gelmedi bana. birde düşman kısmı aşırı kısa bu da en hoşuma gitmeyeni Iris neyse de Roman çok çabuk yumuşadı gibi geliyor. Kitap kalın olduğu için yazar düşman kısmını uzun yazdı falan diye düşünmüştüm ama hiçte öyle olmadı. Bence Iris ile Roman'ın iş hayatını daha fazla okumalıydık beraber çalıştıkları kısımları. Yani Iris, Roman'ın nişanlanacağını öğrendiğinde haliyle hoşlanmıyordu o yüzden bir şey hissetmedi ama beraber çalışırlarken o nişanlılık olayı uzasaydı kıskançlık sahnesi görseydik süper olurdu. Iris'in aşkı bana pek geçmedi o yüzden fakat Roman çok güzel seviyor. Birde evlilik olayı da aşırı geçiştirme geldi yani yazar konuyu bulmuş çok güzel ama yazamamış gibi geldi. Her şeye rağmen kitabı beğendim karakterler olsun konu olsun çok güzel. İkinciyi sabırsızlıkla bekliyorum okumak için
Ebedî RekabetRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 20241,233 okunma
4/10
·272 syf.··
2026 6. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 20:44
Bukowski, kitapta kendi çocukluğunu ve ilk gençliğini Henry Chinaski’nin gözünden anlatıyor: Dayakçı baba, ezik bir ergenlik, sivilceler, ilk retler, bolca bira ve daktilo. Süssüz, küfürlü, acımasız bir dürüstlükle yazılmış. Pis, komik ve rahatsız edici derecede gerçek bir kitaptı.
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,2bin okunma
Reklam
Daha iyisi olabilirdi
6/10
·202 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 12:49
Distopyanın kare ası olan 4 kitaptan 1984 ile birlikte bu kitap da bitti. İlk olarak belirtmek gerekiyor ki beklentilerimin altında olan bir kitap. Otomatik Portakal ve 1984 sonrası okuduğum 3. distopik kitap. Olay örgüsü kitabın içine çok güzel yedirilmiş ancak özellikle kitabın ilk 60 70 sayfasındaki mekan ve zaman atlamaları okuyucunun kafasını karıştırabiliyor. Bir distopik kitapta mutlaka olması gereken baskıcı devlet/iktidar bana bu kitapta çok varlığını gösterememiş gibi geldi. Konu ise aslında okuru hemen kitabın sayfalarını açıp okumaya başlaması için yeterince ilgi çekici. 1950'li yıllarda yazılan bu kitabı yazar bir kütüphanede daktilo için her bir kullanıma 10 sent vererek yazmış. Kitabın girişinde bir başkası tarafından yazılan sözler ile beklentiyi arşa çıkartıyorsunuz ancak benim için beklenen olmadı. Kitabın arka kapağında yazan yazılardan biri de yeryüzünde tek kitap kalsa o Fahrenheit 451 olmalı diye bir görüş var. Yine de konunun ve anafikrin tamamen boşa harcanmadığını düşünüyorum.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
8/10
·180 syf.··
2026 84. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 12:40
Sherlock Holmes okumayı seviyorum ama bazı kitapları hayal kırıklığı oluyor bu kısa hikâye güzeldi tahmin edemediğim yerden geldi yazık üzüldüm kıza sırf parası için ne oyunlar yapmışlar küçük bir daktilo harfinden bile işi çözmesi tam bir Sherlock Holmes hareketiydi
Sherlock Holmes - Bir Kimlik VakasıArthur Conan Doyle · Avrupa Yakası Yayınları · 2013841 okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2025 21:55
Christy Brown, beyin felcinin bir kurbanı olarak dünyaya geldi. Buna rağmen, yardıma muhtaç bu küçük bebek, İrlanda edebiyatının devleri arasında yerini alacak bir yazarın muhteşem hayal gücünü ve duyarlı zekâsını barındırmaktaydı. Bu, Christy Brown'ın kendi hikâyesidir. Yazarın, sol ayak parmaklarıyla yazmayı, resim yapmayı ve daktilo kullanmayı öğrenmek için çocukluğunda gösterdiği mücadeleyi anlatmaktadır. Bu tarzda yazdığı diğer bir kitabı "Down All The Days" en çok satan kitaplar arasına girmiştir. Sol Ayağım; Christy Brown'ı Daniel Day- Lewis'in canlandırdığı, çok başarılı bir filme konu edinilmiştir.
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201794,9bin okunma
Puan vermedi·321 syf.··
2026 11. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 16:08
John Steinbeck abimiz The Legend,Grande,Your Majesty yine yanıltmadı. Yine döktürmüş. Kitap daha ilk sayfalarıyla benim ilgimi çekti.Cümleleri bu kadar akıp giden,yormayan az yazar vardır herhalde.Öyle sanıyorum ki o da yazarken kendini çok sıkmıyor.Cümlelerim güzel olsun diye ıkınmıyor.Alıyor eline kalemi gerisi kendiliğinden geliyor.Kalemle mi yazıyor tabi orasını bilemiyorum,belki de daktilo falan kullanıyordur.Öyleyse bile klavye de akıp gidiyor belliki.Ama çeviriyi çok başarılı bulamadım,özellikle sonlara doğru diyaloglar belirsiz şeylerden bahsetmeye başladı.Bunun çeviriden kaynaklandığını düşünüyorum.Kitabın yine sonlarına doğru typolar arttı, iletişim gibi bir yayınevinden daha dikkatli olmasını beklerdim. Gelelim kitabın konusuna. Başkarakter Ethan Allen Hawley vaktiyle hali vakti yerinde olan bir aileden gelmektedir.Ailesi New Baytown kasabasının önemli eşraflarındanmış yani.Sonra değişen dünyaya ayak uyduramayan Hawleyler bir çöküş yaşıyor.Tabi ketenpereye de gelmiş olabilirler, bilemiyorum yani,okuyun karar verin.İşte Ethan Allen Hawley eskinin zengini yeninin az bir şey düşkünü olarak bir dükkanda tezgahtarlık yapmaktadır.Eşi ve çocukları bu duruma biraz içerlemektedirler.Ne zaman zengin olacaksın diye bu garibanı sıkıştırıp duruyorlar.Neymiş herkes helal veya haram demeden bir şekilde zengin oluyormuş da Ethan niye olamıyormuş. Bakalım Ethan bu baskılara rağmen ahlaklı kalmaya devam edebilecek mi? Zengin olmak için her şeyi yapmak mübah mı? Para gelsin de nereden ve nasıl gelirse gelsin mi? Ethan ahlaklı bir adam mı yoksa dürüstlük onun asıl sahtekarlığı mı? İnsanı uzun uzun düşündüren etkileyici bir kitaptı.Okumanizi kesinlikle tavsiye ederim.
Kaygılarımızın KışıJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20251,312 okunma
Reklam
Reklam