Gözlerimin baktığı yerde değil, gözlerimin daldığı yerde benimle berabersin...
Orası, zamanın ve mekânın hükmünün ulaşamadığı, yalnızlığın sessizliğinde saklanan bir dünyadır.
Her an, seni arayan bakışlarım boşlukta dolaşır; her sessizlik, senin adını fısıldar gibi çınlar kulaklarımda.
Varlığın, fiziksel bir yakınlıkla değil, ruhumun derinliklerinde, düşüncelerimin ve hayallerimin gölgelerinde belirir.
Bazen orada huzur bulurum, ama çoğu zaman, bu dalıp gitmeler, bir özlemin ve ulaşılmazlığın acı yankısı olarak döner bana.
Her daldığım an, seni orada görmek isterim; ama bazen gördüğüm yalnızca senin yokluğunun gölgesidir.
Ve böylece, gözlerimin dalışı bir teselli değil, bir çaresizlik, bir yitikliğin hatırlatıcısı olur;
Çünkü seni yakınlaştıracak hiçbir eller, hiçbir kelime yoktur; yalnızca ruhumda bıraktığın izlerin ağır sessizliği vardır.
Belki de gerçek, gözlerimizin görmediği ama kalbinin her köşesinde var olan bir sırdır;
Sen, oradasın ama bir o kadar uzak, bir o kadar dokunulamaz…
Ve ben, her dalışımda seni ruhumda bulur, kendim olurum, gözlerimle ulaşamadığım, ruhumla hissedebildiğim bir aşk..
___ /Güven Taşdemir