Babaannem
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Herkese Merhabalar benim sevgili dostlarım. O kadar güzel ve özel bir eser okudum ki Bu eseri sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Aslında okurken gözlerim dolmadı değil hani. Anneanne ve babaanne benim için çok eksik bir kavram çünkü hayatım boyunca torun olmadım. Anneannemin ömrü yetmedi babaannem iste sevmedi. Torun olmanın ne demek olduğunu bilemeden yaşadım. Annem kızdığında saklanacak bir babaanne arkası olmadığını bilmek çok zordu. Fakat burada babaanne masalları ile tanıştım. Keşke benim babaannem olsaydın. Öyle içten istedim ki bunu. Torun olmanın sevgisini ne demek olduğunu hissettirdin bana. Kısacası yüreğime dokunan bir eser ile geldim. Maraş'ta doğan bir Cemre babaannenin hikayesi bu. Hem de 1930'lu yıllara dayanıyor. Yörükselim mahallesi'nden İstanbul'a uzanan bir hayat yolculuğu. Talihsizlik hayat yaşanmışlıklar ve yeri geldiğinde de sahipsizlik. En güzeli başını yastığında dinlenilen o hikayeler. Ve ardından da dalıp bambaşka dünyaya gitmeler. Cemre babaanne daha kundakta bebekken annesini kaybeder. Sahipsizlik oradan ona bir kere gol atmıştır. Aslında iki kere gol atmıştır çünkü babası da piyasada yoktur. Hayırsız gudubet adamın tekidir. Tarlayı tapanı satıp İstanbul'da pavyonlarda yiyen tiplerden. Cemre ortada mı kaldı? Tabii ki de hayır. Gönlü güzel yüreği güzel teyzesi sahip çıktı ve Kendi çocuklarından ayırt etmeden. Ya sonra? Cemre babaanne büyüdü ve serpildi. Eh birde delikanlı Bektaş 'a kaydı gönlü. Kavuştular ve evlendiler. Ali'ydi onu hayatta tutan. Ömür böyle sürer giderken, rahmetli babamdan da dinlediğim bir 60 darbesiyle karşı karşıya kaldılar. Onları İstanbul yolları karşıladı. Ali'den olan bir torunu vardı adı Nazlı. Cemre babaannenin oğlu da bu hayattan geçince, aynı evde üç kadın kalı verdiler. Cemre babaanne, gelini ve torunu.
Hayat
BabaannemMurat Durmaz · Lebis Kitap · 202420 okunma
Toplumun Bitmeyen Sütçüleri ve Dedikoducuları
7/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
Yorumlarda da sıkça geçtiği üzere çok ödül almış bir roman “Sütçü”. Roman, 1970’ler Kuzey İrlanda’sında geçiyor. Araştırma yaptığımda “Troubles” ismiyle anılan dönemde yaşanan politik gerilim kitabın omurgasını oluşturuyor. Politik anlaşmazlığın toplumda yarattığı ikili güç halinin nasıl bir baskı yarattığını, bunun bireyleri en ufak davranışına kadar kontrol eder hale getirdiğini okuyoruz. Ana karakterimiz de bugünkü bakış açımızla normal karşıladığınız davranışlarla kitabın geçtiği dönemde sınırı aşmışlardan olarak görülüyor. Kitabın diğer ana konusu da bu toplumsal baskı oluşturuyor. Özetle kitabın ana konularının siyasi iklim ve toplum baskısı olduğunu söyleyebiliriz. Kitabın geçtiği Kuzey İrlanda ile İrlanda ve Büyük Britanya arasındaki ilişkileri Türkiye-Kürdistan ilişkileri, PKK terör örgütü vs. Benzettim. Her ne kadar yorumlarda bu benzetme hiç geçmemişse farklı dil, farklı din, bayrak, sınır vb. değinilen noktalar beni bu düşünceye getirdi diye düşünüyorum. Bireylerin bu ikili güç tarafları arasında nasıl ezildiğini ve yitip gittiğini okuyoruz. Böyle bir toplumda bugünkü bakış açımızla baktığımız küçük, olağan bir davranışla o gün kendinizi sınırı aşmışların arasında bulabiliyorsunuz. Bazı yorumlarda Türkiye’nin 80’lerine de benzetildiğini gördüm. Bu da darbe sonrası Devletin nasıl baskıcı olduğu gerçeği ile örtüşüyor. İsim verilmemesi okumayı zorlaştıran bir deneyim olsa da bunun nedenlerinin benzer toplumlarda benzer tarafların çok olması ve yazarın bu hikayeyi farklı toplumların içinde geçiyormuş gibi bir okuma deneyimi yaratmak istemesi olduğunu düşünüyorum. Keza kitapta ülke isimlerinin de çok fazla bahsedilmemiş olmasını da yazarın bu atmosferi kurma isteğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Ülkeler yerine genellikle yolun diğer tarafı, sınırın öte
Roman
SütçüAnna Burns · İthaki Yayınları · 2020523 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aşkın şiire açılan denizi
Puan vermedi·592 syf.··
2023 5. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2023 08:12
Adını gerçek anlamda taşıdığını düşündüğüm bir deniz mutlaka okuyun. Ümit yaşar oğuzcan kalemi çok güçlü bir şair Boşuna değil Her dakika seni hatırlayışım Boşuna değil her akşam İçime bir garipliğin çökmesi Bu şehrin bütün sokaklarında Yana yıkıla seni aramam boşuna değil Boşuna değil pazarları sevmeyişim Durup durup içimin kararması Gözlerimin dolması apansız Boşuna değil İnan boşuna değil sevdiğim Bu dalıp dalıp gitmeler Bu dayanılmaz özlem Bu sevda boşuna değil Kolu kanadı kırık bir serçeyim Senden uzakta Suyu kesilmiş bir çeşmeyim Bir gece lambasıyım kırılmış, sönük Biliyorum Her şey seninle güzel Her şey seninle büyük İnan sevdiğim inan Yıllardır aradığımsın Ömür boyu beklediğimsin Ben bir martıyım yalnız, küçük Sen dalga dalga denizimsin Koşmak sana doğru
Ümit Yaşar Oğuzcan
Şiir Denizi 2Ümit Yaşar Oğuzcan · Everest Yayınları · 20221,919 okunma
O seni aşağıla dığını zannederken sen ona b.K de :)
Puan vermedi·192 syf.··
2023 12. kitabı
Herkes okumasın bu kitabı şaka şaka elbette okusun ama o zaman herkes sktr edecekse kime böyle dalıp gitmeler nerede sararacak o yemyeşil çimenler o halde sktrrrrrr edin yada durun kırmızı ışıkta hareketi bekleyen yayalar olmaya devam edin
Düşünce
Cevap : S*ktir EtJohn C. Parkin · Arunas Yayıncılık · 2015159 okunma
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2022 46. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2022 10:54
Okudum ve bitirdim. Benim de yoğun olduğum bir döneme gelen bir kitap oldu(uzman öğretmenlik sınavının gölgesinde kaldı.)Bir yanda okunacak yığınla dosya varken kitapta neler oluyor diye merak edip kitaba yönelen ben Adnan beyden okuduğum ikinci kitap idi. Dili çok akıcı ve sade;otobiyografik bir kitap. Adnan Binyazar'a 2005 Orhan Kemal Roman Armağanı'nı ve 2011 Ebubekir Hazım Tepeyran Ödülünü kazandıran bu kitap aşkı, katıksız sevgiyi,tutkuyu ve bunların sonunda gelen acımasız ölümün soğukluğunu ve yalnızlığını anlatıyor. Adnan bey çocukluk yıllarından başlayıp öğretmen okuluna atanmasını ve hayatının anlamı ve ışığı olacak Filiz ile tanışmasını ve an an nasıl mutlu hayatları olduklarını o kadar güzel betimlemeler ile anlatıyor ki ;bir bayan olarak Filiz'i kıskandım. Adnan beye hayran kaldım, takdir ettim. Adnan bey duygularını o kadar iyi aktarmış ki Berlin'de hastane odasında çaresiz kaldığında dur geldim sana destek olacağım diyesiniz geliyor.Uçup oraya ben geldim yalnız değilsin... Arka kapak yazısı ile sonlandırıyorum: Sevgi,kökeninden dal vermişti. Kendimi ne denli denetlesem,ders sırasında gözlerim gidip onun yüzünü buluyordu. Kendime geldiğimde suçüstü yakalanmış gibi irkiliyordum.Kadın duygu bekçisidir, saniyelik dalıp gitmeler kız öğrencilerin gözünden kaçmıyor, onlarca göz ,ikimizin arasında mekik dokuyordu. İlginç bir sözü aktarırken şiir dizelerinin etkisiyle çoşkudan yüreğim havalanırken gözlerimin bütün ışığı ona akıyordu. Herkese sevgiler iyi okumalar dilerim. #mineilebirlikteokuyoruz Kasım ayı kitabı 23 Kasım da toplantıyı dört gözle bekliyorum.
Ölümün Gölgesi YokAdnan Binyazar · Can Yayınları · 2020248 okunma
Kitapla ilgili spoiler içerir!
Puan vermedi·172 syf.··
2022 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2022 00:11
Selamünaleyküm dostlar; Kitaba başlarken gerçekten büyük bir mide bulantısıyla devam edeceğimi düşündüm. Çünkü gerçekten mide bulandırıcı suçlar vardı kitapta ; mesela adam öldürmeye, ağıza alamayacağım yine tarzda suçlar, yaşlıları dövmeler, kitaba düşman olmalar sebepsizce insanların evine dalıp dövüp evlerindeki her şeyi çalıp gitmeler bunlar çok korkunç ve mide bulantısı yapacak türdendir ki benim de midem çok bulandı ve zihnen yoruldum ilk bölüm için. Kitap dört ana karakterle başlıyor. Bu dört kişi bir çete. Alex bu çetenin yönlendiricisi diyebiliriz. Toplumda ne yazık ki kimse güvende değil bırakın dışarıda güvende olmayı evde bile güvende değiller. Gençler yaşlılara kadınlara onlardan daha güçsüz olan genç erkeklere ne yazık ki işkenceler yapıyorlar ve bunu durdurabilecek herhangi bir mekanizma yok. Çok rahatlıkla yapıyorlar Bu da adaletin sağlanamamasından ve suçların suçluların takip edilememesinden kaynaklanıyor. Bir toplum eğitilemediğinde veya asla olmadığında neler olduğunu Bu kitapta çok net görebiliyorsunuz. Aslında kitapla ilgili yazılabilecek çok daha farklı şeyler var ama bunları kelimeleri nasıl dökeceğimi açıkçası bilemiyorum. Kitabın 1. bölümü dediğim gibi suçlarla, yapılan kötülüklerle işte bunların karşılık bulmamasıyla geçiyor çünkü Alex ve çetesi yüzlerine maske geçirerek bunları yapıyorlar ve yakalanmıyorlar. Bir süre sonra çete kendi içine de çatırdamaya başlıyor ve Alex onların yönlendirilmesi lideri olduğu için onlara verdiği direktifler ve emirlerden dolayı rahatsız olmaya başlıyorlar ve onu ortak işledikleri bir suçun ortasında bırakıp kaçıyorlar ve Alex hapse giriyor. Olay bundan sonra başlıyor çünkü Alex klasik koşullanma dediğimiz yöntem ile kötülük yaptığında hemen vücudunda, beyninde acılar sızlamalar hissediyor ve bu kötülüğü
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma