Kopuzun sesi verilen kararin heyecanina eslik ediyordu adeta. Gökyeleli'nin dilinden dökülen sözler bir damga gibi asirlar sonrasinda iz birakacakti: Bir olacak, bir olacak; Oguz - Kipçak bir olacak. Günes'in dogdugu yere degin, Cihan hep Türk'ün olacak.
New York'taki Metropolitan Müzesi'nin küçük İndus koleksiyonuna yaptığım ziyareti yazdıktan on yıl sonra, sergilenen bir dizi yeni obje ve kaldırılan diğer objelerle karşılaştım (ilk ziyarete bakınız). Ne yazık ki, sergideki daha büyük sorun çözülmemişti. Belucistan'ın Quetta bölgesinden daha fazla Mehrgarh tipi figürin ve (Metropolitan Müzesi'nin başlığında yanlışlıkla öküz olarak adlandırılan) tek boynuzlu atları tasvir eden iki mühür vardı. Bu sefer objeleri daha iyi bir netlik sağlamak için siyah bir arka plan üzerinde göstermeyi tercih ettim ve daha iyi iPhone lensi, özellikle Uttar Pradesh'ten olası bir geç İndus objesi olan İki Brahman Boğasına Binen Kadın'ın daha yakın çekimlerini yapmama olanak sağladı. Dünyanın en büyük ve en çok ziyaret edilen müzelerinden biri olan Metropolitan Müzesi'nin (Met), çok sayıda başka antik İndus eserine sahip olduğu göz önüne alındığında, en azından bir gün antik İndus ve ilgili eser koleksiyonlarına tam bir vitrin ayırmaları ve medeniyet ile Belucistan'daki öncülleri ve Uttar Pradesh'teki sonraki gelişmeleri hakkında uygun bir bağlamsal açıklama sunmaları umulmaktadır. New York ve New Jersey bölgesindeki büyük Güney Asya nüfusu muhtemelen bundan memnun olacaktır, aynı şekilde bu antik medeniyet hakkındaki bilgisi en iyi ihtimalle yetersiz ve insan medeniyetine katkısıyla orantısız olan geniş halk da. Hem antik Mısır hem de antik Mezopotamya, Met'te çok sayıda galeride (tüm odalarda) temsil edilmektedir ve bağışlar ve koleksiyonlar açısından bu bolluğun iyi nedenleri vardır; İndus medeniyetine adanmış bir galeride tek bir kalıcı vitrin, büyük bir dengesizliği düzeltmek için makul bir adım olacaktır. - Omar Khan, Haziran 2026 Aşağıda, Met'in kataloğundan alınan açıklamalarla birlikte, yorumlayıcı etiketlerinden verilen
Reklam
DEHÂ NEREDE ARANMALIDIR?
Bilim, sanat, edebiyat insanlarının(tarihe damga vuranlar) hepsi de psikolojik ya da fizyolojik hastalıklardan muzdarip. Bkz. Van Gogh, Einstein, Hawking, Cemil Meriç, John Nash, Dostoyevski vs. vs... Deli diye yaftaladığımız, dertli diye haykırdığımız, hasta diye dem vurduğumuz; karanlığın güneşidir. [ALİ MEKKE ÇAYLI] Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlı olur. Ve olur ki sevip arzu ettiğiniz bir şey, sizin için şerli olur. Allah bilir; siz bilmezsiniz. [Bakara 2/216 — Kur'ân-ı Azîmüşşan]
Felsefe
MEMLÜK DEVLETİ (1250-1517)
Türk-İslam tarihinin en güçlü devletlerinden biri olan Memlükler, Moğolları Ayn Calut'ta durdurarak İslam dünyasının kaderini değiştirmiş, Haçlıları Ortadoğu'dan tamamen temizleyerek tarihe damga vurmuştur. Kıpçak Türkleri başta olmak üzere çeşitli Türk topluluklarından yetişen Memlükler, yalnızca askeri başarılarıyla değil; mimari eserleri, ilim merkezleri ve halifeliğin koruyuculuğunu üstlenmeleriyle de dikkat çekmiştir. 1517 yılında Osmanlı Devleti tarafından ortadan kaldırılan Memlükler, geride Türk ve İslam tarihinin en önemli miraslarından birini bırakmıştır. 📜 Tarihten bir devlet, medeniyetten bir miras...🇹🇷
Modern Türkiye'nin Yüz Düşünürü (5. Cilt)
Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet dönemine geçiş sürecinde aydınlar, tarihin kırılma noktalarında önemli roller üstlendiler. Osmanlı’da aydınlar genellikle devletin hizmetinde olan, eğitimli ve entelektüel bireylerdi. Ancak 19. yüzyılın ikinci yarısında aydınlar arasında Batı etkisi ve milliyetçilik akımlarının güçlenmesiyle birlikte, toplumsal değişim ve modernleşme talepleri artmaya başladı. İmparatorluğun çöküş döneminde aydınlar, modernleşme ve reform ihtiyacı konusunda fikir birliği sağlamaya çalışırken, bazıları da Batı’ya özenerek Osmanlı toplumunu eleştirdiler ve değişim çağrısında bulundular. Bazı aydınlar ise yenileşmeyi savunurken Batı medeniyetine karşı Osmanlı’nın savunduğu büyük medeniyetin değerlerine bağlı kalarak değişim ve yenileşmenin gerçekleşmesini savunmuşlardır. Bu süreç, aydınların toplumun sosyal ve siyasi yapısını yeniden şekillendirme çabalarını da beraberinde getirdi. Cumhuriyet döneminde ise aydınlar modern Türkiye’nin kurulmasında önemli rol oynadılar. Cumhuriyetin temel değerleri başta olmak üzere çağdaşlık, eğitim ve bilim gibi ilkelerin yayılmasında aydınların etkisi büyük oldu. Aydınlar, toplumun eğitim seviyesini yükseltmek, bilimsel ve teknolojik ilerlemeyi desteklemek ve demokratik değerleri yaymak konusunda önemli gayretler sarf ettiler. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde aydınlar, toplumun değişim ve dönüşümünde önemli aktörler olarak karşımıza çıkmaktadır. İdealleri ve fikirleriyle topluma yön veren aydınlar, Türkiye’nin sosyal, kültürel ve siyasi gelişiminde belirleyici bir rol oynamışlardır. Cumhuriyetin 100. yılına özel olarak, Türk düşünce tarihine damga vuran 100 önemli düşünür üzerine eser ortaya koymak, bu isimlere bir vefa göstergesidir. Bu düşünürler, fikirleri ve katkılarıyla Türkiye’nin siyasal, sosyal,
1000Kitap
Aşk'ın gümrük işlemlerini yaptım Kendimden sınır dışı ettim Damga vergisine gerek yok Bu ihracatı kayda geçmesin kimse Çünkü bu bir hayali ihracattı ... -Hüsnü Bala (İ.K.R.S'dan alıntı)
Reklam
Reklam