Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yapmayı bilenler yapıyor, yapmayı bilmeyenler öğretiyorlar, öğretmeyi bilmeyenler öğretmenlere öğretiyorlar ve öğretmenlere öğretmeyi bilmeyenler politika yapıyor.
Fenomenolojiyle uğraşmak isteyen biri, onun ikili bir sorgulamayla özetlendiğini bilmelidir: İnsan bilincinin doğası nedir? Dünya hakkında ne biliyoruz?
Felsefe, saf tinin ahlâksızlığı içinde yan gelip yatmaktan başka bir şeye izin vermez.
Yetişkinlik kimliğini sürekli yeniden oluşturmak gerekir; insana umutsuzluk veren ve aynanın karşısına geçip inanmak zorunda kaldığı yalanlar anlatan, gayet kırılgan, bu eğri büğrü ve geçici toparlanmayı sürekli yeniden yaşamak gerekir.
Gerçek bir kötü: İçinde iyi olan ne varsa inkâr etmiş ve yaşarken cesede dönmüş biri.
Muharebelerin yararsızlığını hissettiğimiz o "henüz değil"in ertelenmiş boşluğu...
Bu günlerde sanata umutsuzca ihtiyacınız var. Tinsel yanılsamanızla bağ kurmayı coşkuyla arzuluyorsunuz, bu dünyadan şiirin ve yüceliğin bütünüyle bertaraf edilmemesi için bir şeylerin sizi biyolojik yazgılardan kurtarmasını tutkuyla diliyorsunuz.
Uzaktan kumanda: Laik tesbih
Uygarlık, şiddet hakimiyetidir, primatın saldırganlığı üzerinde bir türlü tamamlanmamış bir zaferdir. Çünkü bizler primattık, primat kaldık.
Satrançta yenmek için öldürmek gerek. Go'da, yaşamak için inşa etmek gerek...
Hayvanız biz, hayvan kalacağız.
Her günü, sanki yarın tekrar doğmak zorundaymış gibi yaşıyoruz.
Yoksullara, yoksul diye ve hayatın adaletsizlikleri nedeniyle asla ruh yüceliği kredisi vermedim. Yoksulların nefret ettikleri bir şey varsa, diğer yoksullardır.
Bütün mutlu aileler birbirine benzer. Her mutlu aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.
Kapı, içinde bulunduğu odaya, bir kopuş gibi, mekânın birliğini kıran taşralı bir parazit katar.
Wabi: Silik bir güzellik
Ricordare: Hatırlamak, insanın bir şeye kalbini yeniden açması. İtalyanlar bu fiili Latince konuşan eski Latinlerden çaldı ve kamuflaj olsun diye biraz değiştirdi. Latinler henüz "recordari" sözcüğünü kullanıyorlardı, içinde yer alan "cor" hecesi, kalp anlamına geliyor. Çünkü eski Latinler, hatıraların kalbimizde yaşadığını düşünüyorlardı.
Havai: Uçarı ve hoppa kişilere denir. Havai fişekle bir bağlantısı olabilir. Çünkü zamanında Doğu Almanya'da Hoppa adında bir havai fişek markası varmış. Bu arada Almanya eskiden ikiye ayrılıyordu., BAtıda muz vardı, Doğu'da muz yoktu. Ne yazık ki Doğu Almanya meyve sıkıntısı yüzünden kapandı. Sonra nasıl olduysa oldu, muzun aslında herkese yettiği anlaşıldı, o günden beri de tüm Almanya muz cumhuriyeti.