damlasa

damlasa
@damlasaa
Kendimizi evrenin en önde gelen yaratıkları sayarak, bu yüce yaratığın başına gelen her acının büyük bir suç olması gerektiğine ahmakça inandık...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Herhangi yönde zorlanan çocuk, bunu nefretle karşılar. Genellikle olduğu gi­bi, nefretini açığa vuramazsa bu nefret içe döner, bilinç altına gömülür. Bunun bütün hayat boyunca sürecek çeşitli olumsuz etkileri vardır. Nefret duyulan bir şey olarak babanın yerini Devlet, Din örgütü, ya da bir yabancı ulus alabilir. Buna göre kişi bir anarşist, bir Tanrısız ya da savaşçı olmaya itelenir. Baskı yapanlara duyulan nefret, gelecek kuşaklara aynı şekilde baskı yapma isteğine götü­rebilir. Ya da, iyi toplumsal ve kişisel ilişkileri olanaksız kılan genel bir huysuzluk olabilir. Bir gün okulda küçük bir çocuğa kötü davranan büyükçe bir çocuk gördüm. Yaptığının doğru olmadığını hatırlattım ; o şöyle cevap verdi: “Büyükler beni dövüyor, ben de küçükleri; ben haklıyım.” Bu sözlerle o, insanlık tarihinin özünü anlattı.
Sayfa 22 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe