Sadece kendimi düşünmüştüm bunca yıl. Hiçbir zaman değişmeye çalışmamıştım. Ailemin beni istedikleri yerde görme arzularını küçümsemiş, onların gerçekte neler hayal ettiklerini önemsememiştim. Tek bir çabam olmamıştı, beynimdeki sesleri susturmaya yönelik. Tek bir çabam yoktu, normal bir insan olmak uğruna harcadığım. Bütün idealleri aşağılamam, bütün başarıları utanç verici rekabetlerin sonucu olarak görmem, sadece ve sadece sonsuz tembelliğimden ve bencilliğimden kaynaklanıyordu.
Kayra, bir gün bana “Mutsuzluğuna hiçbir çare aramıyorsun” demişti. “Ve en büyük acının kendininkinin olduğunu düşünüyorsun. Dünyadan haberi olmayan bütün geri zekalılar gibi. Ölmesine çeyrek kalmış, herkesi yaşadığına pişman etmeye çalışan, sağlıklı oldukları için suçluluk duymalarını isteyen hastalıklı, yaşlı bir kadın gibisin.”