Ahh Julia ah böyle sonmu olur yaa... Aynısını Bridgerton'larda Frencesca'dada yaptın. Bir o kitapta birde bu kitapta çocukları oldumu olduysa cinsiyeti ne oldu diye çıldırmalık etmiş Julia okurları...
Onun dışında kitap güzeldi. Sarah'ı, Daniel'in kitabında hiç sevmemiştim ama burda sevdim ve Hugh'ın dediği gibide çok dramatik bir karakter Sarah.
Spoiler
At arabasından düşüp ayağını burktuğunda Sarah, günlerce süreceğini tahmin etmemiştim ama yazarın bu kısmı yazması güzel olmuş "insanın başına gelmedikçe anlamaz" derler ya bu sayede Sarah, Hugh'la tam bir empati kurdu. Hatta onun için tam olarak uygun bir eş oldu, Hugh acısını paylaşmak istemese de Hugh'ın acısını hemen hissedip yaralarını sarmak istemesi, Hugh'ın acılarını mizah altında alaya alıp görmek istemezlikten gelmek istemesine rağmen hayır bunu yapma kendine diyip feryat etmesi güzeldi.
Hugh'ın Sarah'a karşı ilgisini hissetmeye başlayınca düello gecesinden sonra neleri kaybettiğini daha iyi anlaması ve bu kaybettikleri için hissettiği acıyı okurken bende onunla aynı anda hissettim. Bana geçti duygular.
Düello gecesinden sonra Hugh sadece herkesin hayatını değil, en çokta kendi hayatını mahvetmişti. Ama Hugh'ın bu kadar kötü olduğunu kimse fark etmedi. Sarah dışında. Oda ayağını burkmasa o kadar empati kurup onu anlamayabilirdi.
Sarah'yı istemeye başladığından itibaren en çok istediği şey dans etmek olmuştu Hugh'ın. Sarah'nın Bridgerton'la ettiği dansı görüp içi gitmiş Sarah'nın o kadar güzel dans edişine büyülenmişti ki, kendisininde Düellodan önce dans etmeyi ne kadar sevdiğini hatırlaması üzerine inşallah dans ederler dedim ettiler. Mutluyum :)
Sarah belkide İris'in dediği gibi bencildi, kabul ettik diyelim. Ama hadi ama dostum kim hayatında azda olsa bencil değildir ki herkesin bi kaçamağı vardır. Bi