İşte sana acayip şeylerden biri daha. Düşmanları sultana güç yetiremeyince karısını ele geçirip paymal etmesin diye koymuşlar bu kuralı. Meğer Emir Timur, Yıldırım Sultan'ın hanımını soyundurup zafer şöleninde zorla sakilik ettirmiş, elinden içki içmişmiş. O gün bu gündür, sultanlar bir Türk kızıyla evlenmezmiş.
İsmail denen Rafizi köpeği bilmez midir ki Türk kadınının namusu devletin namusuna denktir.Hangi zalimliktir ki bir Türk kızını düşman elinde koyarak hamiyyetimizi zedeler. Dedemiz bayezit Han'ın başına gelenlerden ibret alınmaz mıdır? Hanedanımız sırf bu yüzden Türk kızıyla evlenmeyi töreden çıkarmış iken bu soysuz namert nasıl böylesi bir kadını savaş meydanında bırakıp kaçar?
Okurken çok etkilenmiştim, bazı sahneler hala gözümün önünde. Kurguyu beğendim, yeri geldi üzüldüm, yeri geldi merakla bekledim. Hayatta her seçimin bir neticesi olduğu gibi, bu neticelerin büyüklüğünü ve özelliğini tahmin ederek yola çıkamıyoruz. There Raquin, acının, pişmanlığın, sessizlik ve içgüdülerin zararlarını ustaca işlemiş bir roman.
Oldukça akıcı, Türkiye'de bazı sosyal problemlere ve bürokrasinin ne kadar keyfi kullanılabileceğine örnek teşkil eden biyografi türünde yazılmış bir kitap. Özellikle dil ve anlatım biçimini çok beğendim.