Adı Gibi Muhteşem Bir Kitap
10/10
·376 syf.··
2026 3. kitabı
Kitabın dimağımda bıraktığı tadı tek kelimeyle enfes olarak adlandırabilirim. Mağlubiyete, geçmişini ve hayatını geride bırakmak zorunda olmaya, sürgüne, yeni bir hayat kurup buna tutunmaya çalışmaya, geride kalanlara, alçak bir darbe yönetimine, bir ülkenin ve insanlarının acımasızca ezilişine, zaruriyetten oluşan ve tutkudan uzak bir birlikteliğin hayatın akışında demlenerek nasıl dingin bir aşka dönüştüğüne, sırt sırta vererek zorlukların göğüslendiğine, kayba ve hayatın son düzlüğüne dair duygu dolu muhteşem bir kitap. Çok etkilendim ve sıradan insanların gözünden ve duygularından tarihi olayların akışını okumayı seven kişilere tavsiye ediyorum.
Denizin Uzun TaçyaprağıIsabel Allende · Can Yayınları · 2022233 okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2026 386. kitabı
Feminist yazar Neval El Seddavi, Mısır'da idam cezasına çarptırılan Firdevs adındaki bir fahişenin hayatından esinlenerek bu eseri kaleme almıştır. Sayfa sayısı az olmasına rağmen kapitalist düzene, erkek egemen topluma, gericiliğe, hayatın sert yüzüne yönelik yaptığı eleştirilerle çok dolu bir kitap. Firdevs amcasından sevgilisine, patronundan arkadaşına, hayatına giren tüm erkeklerden darbe yemiş, sonunda hayattan ümidini kesmiş, affedilme ihtimali olmasına rağmen sistemin ve erkeklerin önünde diz çökmemek için ölüme hiç korkmadan yürür bir hale gelmiştir. Beni derinden etkileyen bu eseri şiddetle tavsiye ediyorum.
İnceleme
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
ELFHAME DÜNYASI
Puan vermedi·412 syf.··
2026 74. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 16:03
şu peri masallarını falan . hani o kanatlı, arkasından simler saçarak dolaşan tatlış periler var ya? işte Holly Black o perileri almış ve içlerine tam birer canavar yerleştirmiş. Elfhame dediğimiz yer, tamamen kibir, acımasızlık ve güç savaşı üzerine kurulu. buradaki periler (Hava Halkı), insanları o kadar aşağılık görüyor ki, sırf eğlenmek için zihinlerini bulandırıp ölene kadar dans ettirebiliyorlar. yalan söyleyememe meselesi: bu varlıkların biyolojik olarak yalan söyleme yetenekleri yok. bak burası çok önemli. insan ilk duyduğunda "ne güzel, herkes dürüst" diyor. adamlar yalan söylemeden seni öyle bir manipüle ediyor, kelimeleri öyle bir evirip çeviriyor kii, günün sonunda kendi rızanla uçurumdan atlamış buluyorsun kendini. tam bir psikolojik savaş yöntemi. Jude’un neden bir tehlike olduğu: işte Jude tam bu noktada devreye giriyor. Jude bir insan. yani perilerin gözünde zayıf, ezik, kırılgan ve ölümlü bir çöp. ama Jude’un onlarda olmayan bir gücü var: yalan söyleyebilmek. periler dünyasında bu o kadar büyük ve öngörülemez bir hile ki, Jude bu yeteneği sayesinde o koskoca saray entrikalarının arasında hayatta kalıyor,herkesi parmağında oynatıyor. OLAY ÖRGÜSÜ 1. Zalim Prens : ezilen kızın intikamı her şey Jude henüz çok küçükken başlıyor. öz annesiyle babası, gözlerinin önünde acımasızca katlediliyor. katil kim ? annesinin eski peri eşi olan general Madoc. Madoc nefret edilecek bir adam ama garip bir şekilde Jude ve ikiz kardeşi Taryn’i alıp Elfhame’e getiriyor, onlara kendi soyadını veriyor ve bir peri gibi büyüteceğine söz veriyor. saray okuluna başladıklarında Jude için cehennem hayatı başlıyor. kralın en küçük, en şımarık, sürekli sarhoş gezen oğlu Prens Cardan ve arkadaş grubu Jude’a kafayı takıyor. kızı nehre atmaya çalışıyorlar, zehirli peri meyveleri yedirip
İnceleme
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,333 okunma
Dilbilimsel Yanılgılar ve Tarihsel Çarpıtmalar
3/10
·152 syf.·
2026 16. kitabı
İsabelle Klock Fontanille’nin kaleme aldığı Hititler ilk bakışta Anadolu’nun kadim halkına dair kapsamlı bir giriş kitabı izlenimi verse de detaylı bir okuma sonucunda ciddi metodolojik zafiyetler ve bilimsel önyargılar barındırdığı görülmektedir. Eser arkeolojik buluntular ve çivi yazılı metinler üzerinden Hitit dünyasına dair genel bir çerçeve sunma iddiasında olsa da bu sunum sırasında yapılan dilbilimsel yanlışlandırmalar ve kültürel aidiyet konusundaki yanlı yönlendirmeler eserin güvenilirliğine ciddi bir darbe vurmaktadır. Fontanille’in çalışması birincil kaynaklara dayalı özgün araştırmalardan ziyade mevcut literatürün yüzeysel bir derlemesi niteliğindedir. Yazarın Hititlerin siyasi tarihi, dini pratikleri ve toplumsal yapısı hakkında sunduğu bilgiler daha önceki kazı raporları ve genel tarih kitaplarında sıklıkla rastlanan standart anlatılardan öteye geçmemektedir. Ancak asıl problem yazarın bu sıradan bilgileri aktarırken kendi yorumlarını "kesin bilimsel gerçek"miş gibi sunması ve özellikle etnik-dilsel sınıflandırmalarda taraflı bir tutum sergilemesidir. Eserin en dikkat çeken ve ilmi açıdan en sakıncalı hatası Hitit İmparatorluğu’nun önemli bir unsuru olan Hurrileri Hint-Avrupa dil ailesine mensup göstermesidir. Bu yaklaşım gerek filoloji gerekse tarih disiplinlerinde kabul gören temel gerçeklerle çelişmektedir. Hurriler ve dilleri Hurrice günümüzdeki sınıflandırmalara göre Ural-Altay dil ailesi içinde değerlendirilmektedir. Yazarın bu temel sınıflandırmayı göz ardı etmesi veya bile bile farklı bir aidiyet atfetmesi çalışmanın tarafsızlık iddiasını zedelemektedir. Bu keyfi yaklaşımın en bariz örneği Ural-Altay dillerindeki "Tanrı" kavramının kökenine dair yapılan yanlış aktarımdır. Hitit çivi yazılı metinlerinde geçen ve tanrısal varlıkları ifade eden
Tarih-Araştırma
HititlerIsabelle Klock-Fontanille · Dost Kitabevi Yayınları · 200511 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:46
Ben mi doğru bir vakitte okumadım,kitap mı edebilikten uzaktı. Kesik kesik duygusuz bir anlatımı vardı. Ki ben yazarın diğer kitaplarını çok severek okumuştum. Selim ve Leyla’nın darbe sonrası yaşadıkları süreç anlatılıyor kitapta. Ama sanki bir gazete yazısı gibi. Atlaya atlaya gidiyor konu zaman kavramı konusunda ne ne kadar sürdü anlayamadım ben. Okunur elbette ama beklentisiz.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,3bin okunma
8/10
·216 syf.·
Beğendi
·
2026 15. kitabı
MİHRAP SİNEM SAL Sinem Sal SAYFA SAYISI: 216 1989 yılında İstanbul’da doğan yazarın Mihrap adlı romanı üçüncü kitabıdır. Bundan önce yayınlanmış birçok şiir ve öykü kitabı bulunmaktadır. 12 Eylül döneminde yaşayan on yaşındaki küçük bir kızın yasını anlatan romanda, Bizim Zamanımız'da yer alan Mihrap karakterinin çocukluğuna tanık oluyorsunuz. Bu kitabında da Bizim Zamanımız'daki kadar olmasa da yüzümüzü güldüren diyaloglara da yer verilmiştir. Fakat bu romanı daha hüzünlü bulduğumu söylemeliyim. Belki de babasını kaybetmiş ve geri dönmesini bekleyen küçük kız Mihrap’ın hikayesi içe dokunduğu için çok keyif aldığımı söyleyemeyeceğim. Küçük bir mahalle de yaşananlar ve arkadaşlık ilişkilerine yer verilen romanda toplumsal olaylara ve özellikle darbe dönemine ilişkin çok iyi noktalara değinilmiştir. Bu kitabı hüzünlü olduğu için daha az sevmiş olsam da mutlaka okuyun derim. Sinem Sal bence komediyi hüzünle birleştiren genç yazarların başında yer alıyor. Darbe döneminde daha dünyaya gelmemiş bir yazar olarak o dönemi bu kadar iyi anlatabilmesi de çok dikkat çekiyor. Dili çok güçlü su gibi akıyor. Okurken keyif alacağınız hiç sıkılmayacağınız bir anlatıma sahip olan yazardan daha çok okumak gerektiğini düşünüyorum. Bence daha sık yazmalı ve daha çok kitleye ulaşmalı. Okuyun ve okutun derim. Alıntılar Acımı anlatacak kadar şarkı, teşekkür edecek kadar İngilizce biliyorum ama acımı geçirecek kadar şarkı, derdimi anlatacak kadar Türkçe bilmiyorum. (Sf:82) İçimdeki şeyin adı umutsa, umut hiç de umutlu bir şey değil (Sf:195)
MihrapSinem Sal · Karakarga Yayınevi · 2024692 okunma